Aynı Yöne Bakmaktan Boynunuz Ağrımadı Mı?

Çağrı ÇİMENCİ
Sep 9, 2018 · 2 min read

Türkiye’nin en büyük sorunlarından biri bu. Belki de en büyüğü; hep aynı yere bakma, hayran olunandan başkasını görememe. Ben bunu klişe cümlelerle anlatmayacağım. Kalıplaşmış cümlelerin arkasına saklanmayacağım. Artık bunun kimseye bir yararı yok.

Bunun adı kendinden başkasına tahammül edememe. Bu toplumsal bir tahammülsüzlük. Otobüste, yürürken , okulda , yemek yerken. Her an içimizde bulunduğumuz bir durum bu. Edebiyatta bile karşımıza çıkıyor. Kendinden olmayan birini okumama, anlamama. Elbette herkesi okuyacağız diye bir şey yok. Ama sadece bizden farklı düşünüyor diye onları ayrıştırmak, asıl olarak kime ceza? Komünist diye Nazım okumamak? İslamcı diye Necip Fazıl? Üstelik okumadığı halde onlar hakkında konuşmak?

Bir Avusturyalı için “Mozart nasıl biri” sorusu ne anlam taşır? Onun kimliği mi önemli yoksa sanatı mı? Bir Avusturyalı ile konuştuğunuzda bunu anlarsınız. Ya da Çekler için Kafka nasıl biridir? Bir Yahudi mi? Yoksa modern zamanların en büyük yazarı mı? Bir Çek’e sorarsanız anlarsınız.

Bizim için aynı mı peki? Aynı kişilere farklı yazarları sorsanız ne cevap alırsınız? Hiç denediniz mi? İdeolojik yaklaşımlarımız bile bunu görmemizi engelliyor. Cemil Meriç’in dediği gibi “İzm’ler toplumlara giydirilmiş deli gömlekleridir” Hareket etmemizi ve düşünmemizi engelliyor. Oysa yağmur yağdığında;

“Bu yağmur kanımı boğan bir iplik

Tenimde acısız yatan bir bıçak

Bu yağmur yerde taş ve bende kemik

Dayandıkça çisil çisil yağacak”1

diye okusak sizce de güzel olmaz mı? Ya da farklı düşünen birine tahammülsüz olana şöyle desek;

“O, yalnız ağaran tanyerini görüyor

ben, geceyi de

Sen, yalnız geceyi görüyorsun,

ben ağaran tanyerinide.”2

Toprağımızda ki her değer önemlidir bizim için. Bize ve insanlığımıza katkıda bulunan herkes. Farklılıklar bizi ayakta tutan tek dayanağımız. Tek harcımız. Herkesin aynı olduğu yerde konuşmanın düşünmenin, hikaye yazmanın, şiir yazmanın, aşık olmanın hatta yaşamanın ne manası olabilir ki?

Şimdi sen öyle düşünmüyorsun diye, yazılan onca şiir onca hikaye çöpe mi gidecek? Sen görmek istemiyorsun diye güneş parlamayacak mı? Kalıplarımızı kırmamız gerek, parçalamalıyız onları. Farkların farkında olmalıyız. Sahi sizin de “Aynı Yöne Bakmaktan Boynunuz Ağrımadı Mı?”

1 Necip Fazıl Kısakürek “Bu Yağmur”

2 Nazım Hikmet Ran “ Ben Sen O”

Facebook | Twitter | Instagram | Slack | Kodcular | Editör | Sponsor

Türkçe Yayın

Düşünce ve fikir hürdür. 'Türkçe Yayın' her düşünce ve fikri duyurmayı amaçlayan özgür blog platformudur.

Çağrı ÇİMENCİ

Written by

Project Manager

Türkçe Yayın

Düşünce ve fikir hürdür. 'Türkçe Yayın' her düşünce ve fikri duyurmayı amaçlayan özgür blog platformudur.

Welcome to a place where words matter. On Medium, smart voices and original ideas take center stage - with no ads in sight. Watch
Follow all the topics you care about, and we’ll deliver the best stories for you to your homepage and inbox. Explore
Get unlimited access to the best stories on Medium — and support writers while you’re at it. Just $5/month. Upgrade