Cuma trafiği ve helikopter

Bekir Arslan
Feb 25, 2017 · 2 min read

İşten dönerken Marmaray’ın Ayrılık Çeşmesi durağında iniyorum. Ümraniye taraflarına gitmek için buraya geliyorum çünkü Üsküdar merkezin kendine has trafiği var. Tabi bu kendine has trafik akşam saatleri için çile anlamına geliyor. Kullandığım güzergah nispeten daha az yoğun oluyor. Ama belli günlerde bu yol da yoğun trafikten nasibini alıyor. Hele de Cuma günleri. Tesadüfe bakın ki dün de Cumaydı.

Otobüse bindim. Bindiğimde olağandışı bir kalabalık vardı. Anlam veremeden iki durak sonra otobüs gitmemeye başladı. Gitmeyi geçtim yaklaşık 10 dakika olduğu yerde durdu. Ben de inip yürümeye başladım. Eve çok uzaktım. Herhalde yukarıda biter bu trafik ben de oradan binerim diye düşündüm. Ama yürüdükçe gördüm ki ara yollardakiler dahil neredeyse tüm arabalar duruyordu. Duraklar da bir o kadar insan doluydu. Altunizade’ye geldiğimde Kısıklı’nın kapalı olduğunu gördüm. Trafiğin sebebi anlaşılmaya başlıyordu. Polise sordum, ya dedim neden bu trafik. Baktı, alaycı bir gülümseme eşliğinde, “yoo her zamanki trafik, görmüyor musun her yerde çalışma var” demez mi. Nasıl her zamanki ya, her gün otobüse binen benim, otobüse mi biniyorsunuz ki dedim. Belediyenin çalışma yapıyorum diye yol daraltmaları (referandum da yaklaştığı için belediyeler çalışmaya başladı zaten) ayrı da Cumhurbaşkanı mı burada diye sordum. Dudağını bükerek bilmiyorum anlamında başını salladı. Ha dedim tamam trafiğin sebebi belli oldu. O sırada havadaki helikopterin alçalmaya başladığını gördüm. O geliyor, ben ise Kısıklı yokuşunu tırmanmaya devam ediyordum. Helikopterin piste indiğini gördüm. Polis durdurdu, nereye gidiyorsun diye sordu. Nereye gideceğim evime gidiyorum dedim. O sırada konvoy yanımdan geçti, yaklaşık 300 metre -hesaplamadım ama göz kararı o kadar- ötedeki konutuna gitti. Bu geçiş en fazla bir dakika sürmüştür çünkü bütün yollar kapanmıştı. Bir dakikalık geçiş için ben bir saatten fazladır yürüyordum. Soğuğa rağmen terlemiş, sırtım ve kafamdaki bere sırılsıklam olmuştu. Eve vardığımda ayak damarlarım çekiliyordu. Kaç kilometre yürüdüğümü bilmiyorum ama çoktu.

Sonra kendi kendime dedim. Ya sayın Cumhurbaşkanım, sayın reis, güvenlik önlemini filan anlarım, amenna, kapansın yollar, olmasın demiyorum. Ama neden Cuma akşamı ve neden iş çıkış saatlerinde? Üstelik her Cuma o bölgenin kronik bir trafiği varken. Binlerce insan evine gitmeye çalışırken. Neden geceye doğru gelmediniz? Neden iki saat beklemediniz de trafik rahatlasın? Metro da bir türlü açılmadı zaten. Neden?

Türkçe Yayın

Düşünce ve fikir hürdür. 'Türkçe Yayın' her düşünce ve fikri duyurmayı amaçlayan özgür blog platformudur.

Bekir Arslan

Written by

Veri (analitiği, hikayeciliği, görselleştirme) geliştiricisi, editör ve içerik yazarıyım. Okumayı, dağları ve yolu seviyorum.

Türkçe Yayın

Düşünce ve fikir hürdür. 'Türkçe Yayın' her düşünce ve fikri duyurmayı amaçlayan özgür blog platformudur.

Welcome to a place where words matter. On Medium, smart voices and original ideas take center stage - with no ads in sight. Watch
Follow all the topics you care about, and we’ll deliver the best stories for you to your homepage and inbox. Explore
Get unlimited access to the best stories on Medium — and support writers while you’re at it. Just $5/month. Upgrade