Dalmaçyalı Hüznü

Komşumuzun “Dalmaçyalı” köpeği… Balkonda öylece dururken çekmiştim. Sonra çok beğenip uluslararası bir fotoğraf yarışmasına gönderdim ve bu yarışmada mansiyon aldı. Böyle olunca da çerçeveletip, köpeğin sahibi olan (hiç tanışmadığım) komşuma küçük bir sürpriz yapmak istedim. Araya sürekli işler, mazeretler girdi, erteledim, yapamadım. Sonrasında bir gün köpeğin sahibi olan komşumun intihar haberini aldım. Neden, nasıl hiç bilmiyorum.

Hala içimde bir sıkıntıdır zamanında vermemiş olmam. Mesleğin getirdiği bir refleks mi bilmiyorum ama “belki bir şeyleri değiştirebilirdim” düşüncesi uzun süre çok rahatsız etti beni.

Bir şeye karar verince hemen yapmak lazım. Bazen telafisi olmuyor…

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.