Gelmesini Beklemeden Fikre Gitmek

Veya ilham üzerine

Faik İzan
May 26, 2018 · 4 min read

“Benim meyve sıkacağım limon sıkmak için değil; muhabbet başlatmak içindir.” — Philippe Starck

Şimdi, havanın bulutlu olduğu bir günde aralıklarla çakan şimşekleri düşünün. Öylesine hızlı görünüp kayboluyorlar ki eğer çaktıkları sırada doğru noktaya bakmıyorsanız onları görmeniz mümkün değil. Eğer çakan şimşeği görmek istiyorsanız yapmanız gerekeni yapmalı yani pencereden dışarı bakmalısınız.

Olayların geri kalanı ise şansınıza bağlı olarak gelişecektir çünkü pencereden dışarı baktığınızda dahi çakan bir şimşek görmeniz garanti değildir (hava kapalı olsa bile o sırada şimşek çakmayabilir veya baktığınız noktadan farklı bir yerde çakabilir). Fakat yine de bir şimşek görme ihtimaliniz o sırada hiç dışarı bakmayan birine göre çok daha fazladır (bkz. bilet almayana piyango çıkmaz).

İşte iyi fikirler de kapalı havada çakan şimşeklere benziyor biraz. Onlar kapalı havada değil fakat o fikri edinmek için didinen kişinin zihninde bir şimşek gibi anlık olarak belirip kayboluyorlar. Bu mucizevi belirip kaybolma anında kişinin üzerine düşense ona bahşedilen bu fikri hiç vakit kaybetmeden bir yere not etmek ve bir çiftçi gibi onun üzerinde çalışarak onu olgunlaştırmak olmalıdır.

“İlham, amatörler içindir. Biz profesyoneller, işin başına geçer ve çalışmaya koyuluruz.” — Chuck Close

Buraya kadar her şey güzel. Ama kişi pencereden dışarı baktığında bile bakılacak doğru noktanın neresi olduğunu tahmin edebilir mi? İnsan bir sonraki şimşeğin nereye çakacağını önceden bilebilir mi? Sanırım bilemez. İşte bu yüzden gözlerini dört açmalı ve bitip tükenmeyen bir sabırla ufku gözlemelidir.

Bu noktada çalışmak fiili bu sözü geçen sabırla ufku gözleme işlemini karşılıyor olsa gerek. Sabah erkenden uyanıp hava kararana dek gözleri kırpmadan ufku gözlemek. Bu gözleme işlemini pasif bir eylem olarak hayal etmeyin, aksine bunu fazlasıyla aktif bir eylem olarak düşünün. Görüş alanı kapandığı anda pes etmeyip bakış açısını değiştirmek; başka bir pencereden bakmak, bazen daha iyi görebilmek için evden dışarı çıkmak veya çatıya tırmanmak…

Dolayısıyla iyi fikirlere talip olan insan, algılarını sürekli açık tutmalı, fikrin tam olarak nereden geleceğini kestiremese de inatla ufku gözlemeli. Fikre ihtiyaç duyduğu alanı durmaksızın didiklemeli, okumalı, izlemeli, gezmeli ve dinlemeli… Fikrin gelmesinin muhtemel olduğu her ovayı çitle çevirmeli, ekip biçmeli yani durmadan çalışmalıdır.

Kişi tüm bunları yaptığında iyi bir fikir elde etmek için üzerine düşeni yapmış olur. Yine de çalışıp üzerine düşeni yapmak bile iyi bir fikrin gelmesinin garantisi değildir çoğu zaman. Yıllarca çabalayıp sanatlarında yerinde sayan, yaratıcı olamamaktan yakınan insanların kendilerine serzenişlerini duyarız sık sık. İşin büyülü tarafı da bu olmalı.

“Eğer iyi şarkıların nereden geldiğini bilseydim oraya daha sık giderdim.” — Leonard Cohen

Kanadalı şarkıcı, söz yazarı ve şair Leonard Cohen’in bu sözlerini dikkatli okumak gerek. Her ne kadar bu kelimeler iyi şarkıların ona geldiğini ima etse de bu geliş onun pasif bekleyişinden kaynaklanan bir geliş olarak anlaşılmamalı. Çünkü kendisi durmadan yazmaya odaklanmış, yazmış, söylemiş, hayatı tüm yanlarıyla tecrübe etmeye çalışmıştır. Bu odaklanmasının (fikri arzuladığı ovayı çitle çevirip içeride kalan alanı didiklemek) sonucunda iyi şarkılar ona gelmiştir veya o, en başından odak noktasını belirleyip sabırla çalışarak iyi şarkılara, belki de farkında olmadan, kendi ayaklarıyla gitmiştir.

Yeni bir sandalye tasarım fikri için odanın köşesindeki sallanan sandalyeye kurulup beklemek, farklı bir narenciye sıkacağı tasarlamak için durmadan limonata içmek, yaşamak için asıl hayatın başlamasını beklemek gibi, ilhamı da pasif bir şekilde beklemek kişinin kendisini aldatmasından başka bir şey değildir. Elbette sallanan sandalyede sallanırken veya limonata içerken de kişinin aklına parlak bir fikir gelebilir ancak bu fikrin asıl kaynağı kişinin tüm zihin kapasitesini daha önceden o fikrin olduğu alana kilitlemesinde aramak sanırım daha gerçekçi olacaktır.


Bu yazıyı alkışlayarak daha fazla kişiye ulaşmasını sağlayabilirsin.

Podcast| Youtube | Slack | Facebook | Twitter | Instagram | Kodcular

Türkçe Yayın

Düşünce ve fikir hürdür. 'Türkçe Yayın' her düşünce ve fikri duyurmayı amaçlayan özgür blog platformudur.

Faik İzan

Written by

Deneme, inceleme, öykü ve tüm bunların bir karışımı: www.faikizan.com • İstanbul

Türkçe Yayın

Düşünce ve fikir hürdür. 'Türkçe Yayın' her düşünce ve fikri duyurmayı amaçlayan özgür blog platformudur.

Welcome to a place where words matter. On Medium, smart voices and original ideas take center stage - with no ads in sight. Watch
Follow all the topics you care about, and we’ll deliver the best stories for you to your homepage and inbox. Explore
Get unlimited access to the best stories on Medium — and support writers while you’re at it. Just $5/month. Upgrade