Nereye Gidiyor Tüm Bu Çöpler

Charles Bukowski, bir şiir çevirisi

Faik İzan
Mar 13, 2018 · 3 min read

Günlük hayatın sönüklüğünden yakınırız hep, yapacak bir şey olmamasından. Haklıyızdır da kendimizce çoğu zaman. Hep aynı simalar, aynı sokaklar, aynı sokak kedileri… Günlük rutine ufak dokunuşlar yapan çöp kamyonları bile eskisi kadar sık geçmiyor artık — çöp kutuları yerin altına alınmış.

Charles Bukowski 16 Ağustos 1920'de, Almanya’da doğar. Üç yaşına geldiğinde, ailesi Almanya’daki ekonomik ve politik sıkıntılardan ötürü Amerika’ya göç eder. “Özgürlükler” ülkesine giderken “öteki” olma yükünü de götürür peşi sıra istemeden ve her ağzını açıp konuşmaya başladığında Alman aksanı ispiyonlar onu. Hal böyle olunca da yabancılığını gizlemesi pekte mümkün olmaz.

Bu garip Alman aksanı yüzünden arkadaşları onu “Alman” diye çağırır. Belki de bir yabancı olmasının getireceği travmalardan ilki budur hayatında. Hikayenin sonrası ise bilindik; Bukowski büyüyecek, hayatın dar boğazlarından geçecek ve bir şair olacaktır.

Büyük şairlerin şiirlerini nasıl yazdığına dair bir sürü şehir efsanesi dolanır etrafta. Söylendiğine göre İngiliz şair Lord Byron “She Walks in Beauty”sini katıldığı bir baloda gördüğü kuzeninin eşi Anne Beatrix Wilmot’ın güzelliğinden etkilenip bir gecede yazmıştır.

Bir diğer efsane, Fransız şair François Villon’un “Le Testament”i ile ilgilidir. Villon bıçaklı bir kavgaya karışır, sonrasında kavga ettiği kişi kan kaybından ölür. Ardından Villion sürgün edilir ve bu süre zarfında en meşhur eseri “Le Testament”i yazar.

Mesele mitler oldu mu Bob Dylan’a değinmeden olmaz. Hikayeye göre Dylan, 60'lara damgasını vuran ve yurttaş hakları hareketinin marşı haline gelen “The Times They Are a-Changin’” adlı şarkısını sadece on dakikada yazmıştır. Gerçi bu tam olarak “şehrin” uydurduğu bir efsane değildir zira Dylan bunu bir röportaj sırasında kendisi ifade eder — Dylan’ın hayali ve yanıltıcı cevapları meşhurdur.

Bu hikayeler doğru mu yanlış mı bilinmez fakat bu mistikliğin şiire bir cazibe kattığı aşikar. Bir süre sonra bu şiirlerin gerçekte nasıl ortaya çıktığı, hangi şartlar altında şekillendirildiği, biz okuyucuların onlarla ilgili uydurduğu fantezilerin gerisinde kalır. Çünkü işin aslı kesin olarak bilinmediğinde, söylenti hakikatten daha gerçektir.

Fakat yalnızca hayalciler bilirler ki bu efsaneler bizzat onların zihinlerinin ürünüdür. Ve şiirden yükselen yaratıcılığa karşı kendi yaratıcılıklarıyla cevap vermenin, sanat eseri ile eşsiz bir armoni yakalamış olmanın tatminini yaşamış olurlar. Şiirin yazıldığı o ana gidip zamanı durdurmak, şairi izlemek, her hareketinden bir anlam çıkarmak…

Bukowski, günlerden bir gün, yakıcı California güneşinin altında oturmaktadır. Kızgın bir baba gibi tepesinde durup ensesini yakan öğlen güneşi değildir onu asıl bunaltan, hayatının rutinliği ve sıkıcılığıdır. Duvarlar aynı, asfaltı bir hamur gibi yoğurarak geçip giden arabalar aynı, aşağı yukarı kayan durak reklamlarındaki robotik gülümseme aynı. Bukowski düşünür,

En azından başka bir reklam afişi gerseler şu iki rulonun arasına olmaz mı?

Her obje ve her saniye robotiktir o an. Teneke posta kutuları, ağzı açık çöp bidonları, rögar kapakları, kaldırımlar… Yaşama dair herhangi bir iz, bir ses yoktur. İç karartıcı, biraz da ürkütücüdür durum. Neyse ki hava açıktır; mavi ve parlak. Bir kamyon kükreyerek yaklaşır sokağın başından…

Çöpçüler

işte o adamlar
geliyorlar
gri kamyon
radyo çalıyor

aceleleri var

epey heyecan verici:
gömlek sıyrılır
sarkan göbekler

çöp bidonlarını boşaltır
kaldıraçtan öteye iterler
sonra öğütür kamyon
gürültüyle yükselerek

bu işe girebilmek için
form doldurdular
ev geçindiriyorlar
eski model araba sürüyorlar

cumartesi geceleri kafa çekiyorlar

Şimdiyse Los Angeles güneşinde
çöp bidonlarıyla oradan oraya

tüm bu çöp gider bir yere

ve adamlar bağırır birbirlerine

sonra hepsi kamyona atlar
sürerler batıya, denize doğru

hiç biri bilmez ama
yaşarım ben de

KRAL BERTARAF LTD. — Charles Bukowski, (the trash men) 1963. Çeviri: Faik İzan


Türkçe Yayın

Düşünce ve fikir hürdür. 'Türkçe Yayın' her düşünce ve fikri duyurmayı amaçlayan özgür blog platformudur.

Faik İzan

Written by

Deneme, inceleme, öykü ve tüm bunların bir karışımı: www.faikizan.com • İstanbul

Türkçe Yayın

Düşünce ve fikir hürdür. 'Türkçe Yayın' her düşünce ve fikri duyurmayı amaçlayan özgür blog platformudur.

Welcome to a place where words matter. On Medium, smart voices and original ideas take center stage - with no ads in sight. Watch
Follow all the topics you care about, and we’ll deliver the best stories for you to your homepage and inbox. Explore
Get unlimited access to the best stories on Medium — and support writers while you’re at it. Just $5/month. Upgrade