Türkçe Yayın
Published in

Türkçe Yayın

Getir vs. Bim: Bir Online Teslimat Savaşı (Imdb 8,5)

BİM istediği herhangi bir ürünü, ekstra bir yatırım yapmadan ertesi gün 81 ilde bulunan 7.790 mağazasında satabilecek bir güce sahip. Peki bu perakende devi vahşi depolarını kullanarak online teslimata açılırsa Getir’in sonunu getirir mi?

Salgın birçok sektörün gelişmesine darbe vurmakla kalmayıp darma durman etti. Bunun yanı sıra bazı sektörlere büyük bir büyüme katsayısı sağladı. Bu büyümenin temelindeki e-ticaret ve online teslimat hizmetleri şu an altın çağını yaşıyor.

Beni asıl heyecanlandıran konu ise A101, BİM ve Getir. Kendi çıkarımlarımdan oluşan bu analizleri başta girişimciler olmak üzere birçok arkadaşıma defalarca anlattım. A101'in online teslimata başlamasıyla fikirlerimi kaleme almaya ve sizlerle paylaşmaya karar verdim.

A101 ve BİM

A101 ve BİM’in kısa vade planlarının arasında kesinlikle online teslimat pazarına girme niyetlerinin olduğunu söyleyebilirim! Ama kanıtlayalamam.. A101, 29 Nisan’da A101 KAPIDA’yı duyurmasıyla birlikte bu tezimi ciddi bir oranda kanıtladı.

Bence A101 ve BİM’in online teslimata açılma süreci salgından dolayı öne alındı. A101 KAPIDA’nın sipariş ve teslimat sürecindeki kopukluklar bunu doğrular nitelikte. Webrazzi yazarlarından Gözde’nin deneyim sürecinden bunu rahatlıkla görebiliyorum.

Gözde’nin yazısı: A101'in eve teslimat uygulaması A101 KAPIDA’yı denedik

Benim bulunduğum konumda hizmet vermediği için deneyemedim.

BİM’in iş süreçlerindeki kaliteden dolayı olacakki hala suskunluğunu koruyor. Özellikle son dönemde File Market markasıyla kalitesini Everest’e kadar çıkardı. Manav reyonunda güçlenmesi ve ürün yelpazesini genişletmesiyle beraber giderek kaliteye önem verdiklerini görüyoruz.

BİM, File Market ile Migros ve onun klasmanındaki marketlere rakip oldu. Bu rakip olma süreciyle beraber BİM, müşteri hedef kitlesini genişleterek deneyime kafa yorduklarını ve ne kadar önem verdiklerini gözler önüne sermiş oldu.

Verdikleri önemden dolayı olacakki BİM online teslimat sürecine File Market adıyla girecek (Duyum). Süreci titizlikte yürüttükleri için A101'in yaptığı gibi aceleye getirip ilk deneyimlerin olumsuz sonuçlanmasını istemiyorlar.

BİM’in File Market sürecinde standart büyüme stratejisiyle yaptıklarını düşünürsek bu çıkarımı yapmakta pek haksız sayılmam. Ayrıca agresif davranıp hata yapmaktan aşırı derecede çekindiklerini düşünüyorum.

BİM’in Kusursuz Lojistik Altyapısı ve Depoları

BİM, Türkiye’nin perakende alanında en fazla ciro yapan kendi lojistik alt yapısına sahip kusursuz bir market zinciri. Sadece Türkiye ile kalmıyor yurtdışında da bu lojistik altyapının zincirini kırmadan sürdürebiliyor.

BİM’in Türkiye’de 7.790 mağazası var. Mağazaların yanı sıra birbirinden farklı kapasiteye sahip vahşi depoları var. Bunların en meşhuru ise Sancaktepe Merkez Deposu. 81 ildeki 7.790 mağazasına istediği herhangi bir ürünü kendi lojistik alt yapısıyla dağıtabiliyor.

Fotoğraf: Hürriyet

BİM, A101 ve Migros gibi 3. parti bir lojistik firmasıyla çalışmıyor. Kendi kamyonlarıyla A noktasından B noktasına minimum maliyetle taşıma yapabiliyor. Böylelikle bütün süreci kendi içinde yöneterek riskleri ve olabilecek aksamaları ortadan kaldırarak minimuma indiriyor.

BİM’in Online Teslimata Açılması Teknik ve Fiziki Olarak Çocuk Oyuncağı

BİM Kurumsal Kaynak Planlaması (ERP) olarak rakiplerinin kullandığı gibi SAP kullandığını düşünüyorum. SAP kullanmasa bile onun muadili veya kendi içlerinde geliştirdikleri özel bir yazılımla bütün süreçlerini yönetiyorlardır. Kullandıkları ürün/yazılım ile anında buluta çıkabilecek yetkinlikte olduklarını düşünüyorum.

Teknik olarak bakıldığında şu an depolarındaki ve mağazalarındaki bütün ürünleri bir API vasıtasıyla dışarı açmaları çocuk oyuncağı. 7.790 mağazında ne var ne yok görebiliriz. Aynı şekilde depo stoklarının kontrolü bir ekrana bakar..

Zaten bu kadar büyük bir ürün stoğunu kusursuz yönetmek her babayiğidin harcı değil. Onun için teknik tarafta iddialı olduklarına adım gibi eminim.

7.790 mağazası ve onlarla beraber bütünleşik çalışan vahşi depolarından bahsetmiştim. Online teslimata açılması için yapması gereken tek şey mağazalarıyla entegre çalışacak bir mobil uygulama ve yönetim ara birimi katmanı oluşturmak. Sonrası kendiliğinden sorunsuz bir şekilde gelecektir.

Güç = Para = BİM

BİM’i özet geçtiğime ve reklamını yaptığıma göre asıl konuma odaklanabilirim.

A101'i bu savaşta biraz konunun dışında tuttum. Son dönemde tedarikçi kaynaklı yaşadıkları lojistik sorunlarından sebep BİM’in Getir’e karşı daha iyi bir rakip olabileceğini düşünüyorum.

BİM’in ciroları A101 cirolarının çoooooook üstünde olması bu düşüncemi sağlamlaştırıyor. Ayrıca hem tecrübe hem de lovemark olarak BİM her zaman A101'in üstünde.

Boynuz kulağı henüz geçmedi!

Getir vs. BİM

Getir kesinlikle lovemark bir teknoloji şirketi. BİM ise perakende alanının büyük bir devi. Getir’in bu zamana kadarki en büyük rakibinin BİM’in olacağını düşünüyorum.

Hem dişli bir rakip hem de perakende devi..

Getir vs. Banabi süreci sadece bir fragmandı. Asıl şov BİM ile başlayacak!

Neden mi?

Çünkü BİM;

  • 81 şehire çok kısa bir sürede online teslimatı açabilecek güce sahip.
  • Depo, lojistik ve stok yönetim alanındaki mevcut düzeni ile ekstra bir yatırım yapmadan var olan sistemini online teslimata dönüştürebilecek.
  • Kendi lojistik alt yapısını kendi karşıladığı için için dilediği ürünü çok uygun fiyata depolarına çekebilecek.
  • İstediği herhangi bir ürünü çok kısa bir süre içerisinde 81 ildeki mağazalarını kullanarak dağıtabilecek. Depolarına çektiği bu ürünü ertesi gün online teslimat ile satabilecek.
  • Teknik alt yapı yatırımı yapmadan mevcut yapısına online teslimat katmanı ekleyecek. Böylelikle mevcut iş akışlarını bozmadan küçük bir geliştirme ile zamanın ötesindeki süreçlere hakim olacak.

Getir’in büyümesini engelleyen en temel sorunların başında lojistik, depo ve mağaza yatırımlarının vahşi boyutlarda olması yatıyor. Yukarıda da söylediğim gibi Getir bir teknoloji şirketi olduğu için operasyonel sorumlulukları çok fazla.

Gerçi bayi modeliyle bunu biraz daha ölçeklendiriyorlar ama yine BİM ile karşılaştırıldığında ilginç bir tabloya ortaya çıkıyor.

Çünkü Getir’in;

  • Yeni bir şehre veya konuma açılması için ciddi bir alt yapı yatırımına ihtiyacı var.
  • Teknoloji şirketi olduğu için BİM ile karşılaştırıldığında perakende tecrübesi yeterli değil.
  • BİM ile karşılaştırıldığında depo ve lojistik alt yapıları yetersiz kalıyor.

Getir’in ulaşmak istediği konum tam olarak BİM’in şu anki mevcut konumu. BİM kesinlikle Getir için çok çetin bir ceviz.

BİM’in müşteri kitlesi ile Getir’in müşteri kitlesinin tamamen birbirine zıt olduğu biliyorum. BİM’de bunun farkında olduğu için 2015 yılında File Market adında yeni bir market zinciri geliştirmeye başladı. BİM’in online teslimata File Market ile girmesi bu noktada çok mantıklı ve yerinde bir karar olacaktır.

Çünkü ürün gamları BİM’den farklı olacağı için Getir ile eşit koşullarda güreşebilecek.

BİM’in ürün gamının istenilen etkiyi veremediği senaryoya baktığımızda;

7.790 mağazası olan bir market zinciri istediği herhangi bir ürünü deposuna çekip satamaz mı?

Ürün gamından hızlı bir pivot yapamaz mı?

Bal gibi yapacağı gibi BİM’e ürün vermeyecek fabrika ve distribütör tanımıyorum. Siz tanıyor musunuz?

Perakendeci esprisi: Palet değil, tır dorsesi.

Konuyu toparlamak gerekirse BİM çok az bir yatırımla Getir’in ileride ulaşmak istediği konuma kısa bir sürede sahip olabilecek (Zaten şu an itibariyle bile BİM, Getir’in ulaşmak istediği lojistik ve depo tecrübesine sahip).

İstenilen herhangi bir ürünü deposuna çekip Türkiye’nin 81 ilinde satabilecek. Bu göründüğü gibi kolay bir iş değil! PTT hariç kargo şirketlerinin bile gitmediği onlarca ilçe ve mahalle var.

2020'ye hoş geldiniz. Simülasyon yükleniyor..

Getir’in Tecrübesi

Getir’in sahip olduğu bir online teslimat bilgi birikimi var. Pazarı oluşturan ve dünyaya hızlı teslimat kavramını kazandıran bir girişimden söz ediyoruz. Bu kesinlikle yadsınamaz bir gerçek.

Yiğidi öldür, hakkını yeme.

Getir’in dijital varlığı çok güçlü olmakla birlikte marka değeri yüksek bir şirket. Nazım Salur’un samimiyeti Getir’in bütün iletişim sürecine yansıdığını düşünüyorum. Twitter’da çok samimi ve sempatik bir iletişim sürdürüyor.

Hatta salgın sürecinde Nazım Salur’un Twitter kullanımı birçok müşterinin kalbini fethetti (Lovermark 101). Kitleleri nasıl yöneteceğini ve kullanacağını çok iyi biliyor. Silikon Vadisi’ndeki yöneticilerde görmeye alışkın olduğumuz bir iletişim çalışması yürütüyor.

Bu konuda BİM’den çok ileride… Hatta online teslimat tecrübesinde BİM’in ulaşmak istediği konumda diyebilirim (Bilgi birikimi olarak).

Getir çalışanlarına not: Sitenize ciddi bir el atmanızı tavsiye ediyorum. Özellikle basın bölümüne. Basın bölümünüz neden yok? Sitenizin biraz yavan kaldığını gördüm. Vektörel logonuzu ve kullanım örneklerinizi bulamadım.

Hayat dediğimiz olgunun aslında ne kadar ilginç olduğuna burada bir kez daha şahit oluyoruz. Her iki tarafta da birbirlerinin sahip olduğu eksiklikler mevcut.

Bazen BİM + Getir’in olduğu bir senaryo düşündüğümde muhakeme yeteneğimi kaybediyorum.. Bu birleşme CERN’deki bilim insanları bile kıskandıracak cinsten olurdu.

Tabi BİM’in bu süreci kendi lehine döndürmesi bir transfere bakar..

Money Talks!

BİM, bu süreçte hızlanmak için Getir’in tepe oyuncularını kendi kadrosuna dahil ederse büyük bir ivme ile oyunun seyrini değiştirebilir. Etmiyorsa kesin bir sorun var demektir..

Hızlanmak için transferler şart..

Kapitalizm’e hoş geldiniz!

Konumlandırma

Online teslimat girişimlerin en temel problemi ölçekleme süreci. Bu problemi çözmek için vahşi bir yatırıma ihtiyaçları var. Getir ve diğer online teslimat uygulamalarının büyümesinin önündeki en temel engel yatırım maliyetlerinin saçma bir boyutta olması.

Para bina eğrisine dayalı bir büyüme stratejileri var..

Uzun soluklu düşünüldüğünde online teslimat uygulamalarının ayakta kalabileceklerine pek inanmıyorum. Sermayesi sağlam olan ve vahşi miktarda yatırım alanlar ayakta kalacak. Özellikle Getir’in yemek siparişine girmesi gibi YemekSepeti’nin online teslimat işine girmesini çok saçma buluyorum.

Herkesin yüzmeyi bildiği gölde yüzmesinin uzun vadede daha karlı ve sürdürebilir olacağına inanıyorum. Şu an online teslimat pazarı tam anlamıyla yeni oluşmaya başlamışken bunca kavga neden?

Neden by Mr. Anderson neden?

Girişimlerin daha leb demeden Çorum Merkez’e gitmeye çalışmaları çok saçma ve çocukça.

Getir hızlı teslimatta çok iyi. Konumlandırmasının her zaman bu noktada olacağını düşünüyorum. Ama asıl pazar market alışverişinde.

BİM bu süreçte market alışverişini dijitalleştirmek isteyecek. Getir’in vad ettiği gibi 10 dakikalık bir teslimata oynamayacak. Asıl pazar yıllık 240 Milyar TL’lik büyüyen market alışverişi pazarında!

BİM büyüyen bu pazarı kendince şekillendirmek isteyecek. Aynı şekilde mevcut pastasının boyutunu arttırmaya çalışacak.

Kazma ve Kürek Satanlar Her Zaman Kazanacak

Bu tür savaşların / rekabetlerin her zaman dolaylı yoldan bir kazananı daha vardır.

Özellikle bu girişimler etliye sütlüye karışmadan rekabetsiz bir alanda kendilerine pazar açar.

Tabii ki girişimlerin bağlı bulunduğu alandaki kazma ve kürek satıcılarından bahsediyorum…

Online teslimat hizmetlerinin kazananı her zaman Deliveri ve onun türevleri olacak.

Kısaca Deliveri; En ucuz ve hızlı ürünü online teslimat uygulamalarında bulan girişim.

Çay Kahve İnsan — Deliveri Röportajı

Hangi konumda hangi ürünün arandığından, hangi saatlerde arandığına kadar veriye sahip bir girişim düşünün. Buna yakın bir zamandan beri Deliveri demeye başladık.

Deliveri elindeki veriyi çok kolay bir şekilde paraya dönüştürebilecek teknik altyapıya ve imkana sahip. Böyle giderse online teslimatın *kasası olacak.

*Kumarhane kasa ilişkisi. Kazanan her zaman kasa olur.

Gelecekte karşılaşacağımız olası bir senaryo ile yazımı sonlandırmak istiyorum.

BİM’in indirime gittiğini öğrenen Getir, Deliveri API üzerinden indirim yapılan bütün ürünlere çok kısa bir süre içerisinde ulaştı. Ürün başına 28 kuruş indirim yaparak piyasanın en ucuz ve en hızlı ürünlerini satmaya başladı.

Bu indirimin günlük maliyeti 2 Milyon TL!

Kapak Görseli: freepik.com/dgim-studio

--

--

Kelimelerin gücüne inanan “Türkçe Yayın” içerik üreticiliğini desteklemek amacıyla yazarlara ve okuyuculara gönüllü destek sunan, kolaylaştırıcı bir yayındır.

Get the Medium app

A button that says 'Download on the App Store', and if clicked it will lead you to the iOS App store
A button that says 'Get it on, Google Play', and if clicked it will lead you to the Google Play store
Tarık Çayır

YouTube İçerik Yapımcısı ve İçerik Üreticisi @caykahveinsan , @caykahvestudyo YouTube Stüdyosu’nun Kurucusu