Girdaba Ortak Olma, Rüzgara Eşlik Et

-Bir kişisel farkındalık deneyimi-

photo via pixabay

Bir çoğumuzun hayatında “Nasılsın?” sorusuna yanıt olarak, içten bir “iyi değilim” cevabını verebildiğimiz veyahut bu soruyu yönelttiğimizde aynı içtenlikle cevap alacağımızı bildiğimiz yol arkadaşlarımız, dostlarımız vardır. Bu dostların, yoldaşların -nasıl nitelendirmek istersek- zaman zaman derdini dert edinmek, üzüntüsüne teselli ve gözyaşına çare olmak aradaki ilişkiyi besler ve kuvvetlendirir. Kendi içinde yaşadığı fırtınalar olsa da insan; gerçekten ruhsal olarak yakın hissettiği birine ufacık bir nefes olduğunda tatmin ve mutlu olabilen bir canlı. Zira insanoğlunda varolan “işe yarama/faydalı olma iç güdüsü”, insanın ömrüyle doğru orantılı şekilde varlığını sürdürüyor.

İlişkinizi karşılıklı beslediğiniz ve sizin için özel olan bu insanları ve spesifik bazı olayları (ölüm vb. travmatik olaylar) bir kenara koyarsak; bazı grup insanlar vardır ki, sizi kendi karanlık girdaplarına ortak ederek, yardım etmenizi güçleştirdikleri gibi malesef sizleri, sizin yardıma ihtiyaç duyacağınız bir noktaya dahi taşıyabilirler. Bu insanlar günlük akışta en ufak stres anını (telefonun düşmesi, işlerin yetişmemesi, günlük bir yoğunluk) kocaman bir kaosa çevirebilir ve zaman zaman siz de bu kaos geriliminden nasibinizi almak durumunda kalabilirsiniz. Ayrıca bu insanlar bilerek veya bilmeyerek, kendi dünyalarının ufak problemlerine, çevresindeki herkesi dahil etmek istercesine yakınarak girdablarının merkezi gücüne güç katmaktan da geri kalmayacaklardır.


“Acı çeken birisi için, gözlerini kendi acısından başka bir yere çevirebilmek, baş döndürücü bir mutluluktur.”
Friedrich Nietzsche

İnsanların bazıları bilmeyerek dönemsel, bazıları ise karakter yapısı gereği bilerek ve isteyerek sizin tüm söylemlerinize, belki de önemli tecrübelerinize rağmen, kendi girdabında sürüklenmeyi tercih ederek, mutsuz ve kapalı bir hayatın içinde boğuşurlar. Bu durumda siz söz konusu kişiyi o girdabın içerisinden çekip çıkarmaya çalışırken, kendinizi tam ortasında savrulurken bulabilirsiniz.

Buraya kadar anlattıklarım içerisinde ben, yaklaşık olarak bir sene önce bilmeyerekte olsa girdabında boğuşan ve belki de boğan gruptaydım. Etrafımdaki söylemlerin beni avutmaya hiçbir faydası olmadığı gibi, kendi içimde verdiğim savaş ve yakınmalarım var olan durumu daha da kötü hale getiriyordu. Girdabın dışındaki, makul ve kendi problemlerine samimiyeti doğrultusunda belli bir takım insanları ortak eden (gerçekten anlayış gösterebilecek) gruba tam olarak geçebildim diyemesem de, artık bir önceki gruba ait olmadığımı rahatlıkla söyleyebilirim. Bunun tespiti için tabiki bilimsel bir teknik kullanmadım. İçgüdüsel olarak çevremde hala var olan bu gibi insanları fark ederek ince bir rahatsızlık duymam, o gruba veda ettiğimi bana gösterdi. Bu kişisel farkındalık çabasını vermemde ise; kimi söylemler, uzaklaşmalar, yalnızlaşmalar, profesyonel iş hayatı ve en önemlisi olgun bir yetişkinin çocukluktan ayrıştığı noktanın tam da burası olduğunu fark etmem etkili oldu.

photo via pixabay

Ve kendime şunları söyledim;

  • Hayatın içinde senin sorumluluklarının getirdiği stres girdabına etrafındaki herkes dahil olmak, daha ötesi katlanmak zorunda değil. Sen de değilsin!
  • Depresif olan bir durumdan seni çekip çıkarmaya çalışan insanlara karşı kayıtsız kaldığın her an yalnızlaşmana vitamin olmaktan öteye geçmiyorsa, “değer” verdiğin insanlara kulak ver!
  • İnsanları değiştirmeye çalışma, işe yaramadığı noktada tecrübe ederek öğrenmesine ve kendi farkındalıklarını, kendilerinin keşfetmesine izin ver!
  • Ve son olarak sana hiçbir faydası olmayan, kendi dünyasının merkezinden başka bir yere kıpırdamayan, her olguyu kişisel algılayan insanların girdaplarına ortak olma!

Dostluklarıyla sizi saran, en stresli anlarında dahi incitmemeyi ilke edinebilmiş ve en önemlisi bu kocaman evrende kendisinin ve problemlerinin büyüklüğünü -hiç olmazsa- tahmin edebilen sevdiklerinizin rüzgarlarına; bir temmuz akşamı denizden gelen yosun kokulu rüzgarlara eşlik edermiş gibi eşlik edebilmeniz dileğiyle…

Sevgiyle..

Show your support

Clapping shows how much you appreciated Aybüke’s story.