Heveslerim ve Dengesizliğim Üzerine

“Daha çok yazı yazsan bloguna da okusak.” şeklinde bir mesaj beni bu panele getirdi gecenin köründe. Bakalım neler dökülecek!

Bu yazı ilk olarak kişisel blogumda yayımlandı;
https://pinquitte.com/heveslerim-ve-dengesizligim-uzerine.html

Beynim bir süredir durmuyor. Birkaç yıl öncenin depresyonu, şimdi acısını çıkartıyor resmen. 2016’nın sonlarında, anksiyete ile karışık depresyonla yüzleşip “Hiçbir şey yapmak istemiyorum! Ben böyle bir insan değildim!” diye ağlamaktan gözleri kuruyan ve bir gram motivasyon satın alabilmek için her şeyini feda edebilecek olan Aycan; “Yapmak istediğim o kadar çok şey var ki; düşünmekten, üretmekten dinlenemiyorum!” şeklinde hisseden Aycan’a dönüştü.

Sen git o kadar uzun süre Twitter’dan, Instagram’dan uzak kal, sonra bi’ anda sosyal kelebeğe dönüş. Bana ne oldu anlamadım. Bu yazıda böyle kendi kendime konuşacağım sanırım.

En son, şu yapmak istediklerime bir düzen getireyim diye kendime planner hazırlamaya karar vermiştim. Sonra paylaştığım hikayelerden gören birkaç kişi almak isteyince satışını yapmaya karar verdim. Sonra birkaç kişi “gelecek ay da yapacak mısın?” diye sorunca NEDEN OLMASIN? diye atladım. Bunun gelecek ve gelecek ayları var! Bitmesi gereken bir okulla birlikte, birkaç freelance iş… Aynı zamanda her gün çizim yapmak, Goodreads‘teki yıllık kitap okuma hedefime ulaşmak ve asla “1 kitap geridesin” yazısı görmemek. İzlenecek filmler. KAÇIRILAN BELGESELLER!

Instagram’da biraz daha aktif olasım var. Mesela “bunu kendi stilinde çiz” (#drawthisinyourstyle) veya “eski bi’ çizimini tekrar çiz” (#drawthisagain) challenge’larına mı katılsam. ÇOK EĞLENCELİ GÖRÜNÜYOOOR!

“Şöyle bir app olsaydı nasıl olurdu ya? Aaa benzeri de yokmuş. (Olsaydı da “daha iyisini yapmak lazım” derdim.) Bunu tasarlayıp prototipini hazırlayayım.”

Blog yazmıyorum ya. Her hafta iki yazı. Harika olacak!

Hollanda vlogunu ne zaman düzenlesem ya? YouTube’a biraz daha ağırlık vermek istiyorum.

Şubat tatilinde portfolyomu bitirmem lazım! Hem tasarla, hem kodla. Daha bir sürü case-study hazırlanacak. Çok iş var çok.

Etsy’de çizim mi satsam ya? Sticker, pin, rozet, art print… Bİ’ TON ŞEY YAPARIM.

…ve daha yazmayı unuttuğum bi’ ton şey!

Bir süre sonra;

Ne zaman Aycan, ne zaman? Ne zaman dinleneceksin?
— iç ses

Keşke diğer insanlara hayır diyebilmeyi öğrendiğim gibi kendime de diyebilsem. O zaman Steve’den geliyor.

Yaptığımız şeyler kadar yapmadıklarımızla da gurur duyuyorum. İnovasyon binlerce şeye hayır demektir.
— Steve Jobs

Ben her şeye yetişmeye çalıştığımdan, tam gurur duyacakken yorgunluktan uyuyakalıyorum!

Her şeye rağmen, şu motivasyonlu halimi öyle özlemişim ki… Durmak istemiyorum. Durmadıkça yoruluyorum. Yoruldukça daha çok koşturuyorum. Problemin ne olduğunu aslında biliyorum. Dengede hissetmiyorum. Ya hiçbir şey yapmıyorum, ya çok fazla şeyi aynı anda yapıyorum. Multitasking kraliçesi olmuşum haberim yok.

Benim ciddi bir plan ve programa ihtiyacım olduğunu fark ettim. Terzinin kendi söküğüne “amaan sonra dikerim” diyip asla dikmediği gibi, ben de planner hazırlayan düzensiz bir insanım galiba… İşte bunlar hep heves.

Bu dengesizlik ve düzensizliğimi yıllardır çözmeye çalışırken, olmayan bir problemle mi boğuşuyorum yoksa sadece fazla mı düşünüyorum bilmiyorum. Sanatçı mıyım yoksa ben? Disiplin falan… olmuyor mu bana? Böyle diyip kolaya mı kaçsam. Vincent de bira ve ekmekle besleniyormuş zaten. Düzen bizde ne arar? Anca üretelim işte. Bu mu yani? En azından o bir şeye odaklanmış, her gün oturup çiziyormuş. Ben bir orası bir burası. Şöyle bir tweet atmıştım geçen sene, hala aynıyım…

Altes Öznur Doğan’ın yazdığı şu tweet zinciri aklımda geldi. Belki bunu deneyebilirim. Denemediğim şey de kalmadı ya. Bana denenmiş ve onaylanmış bir çözüm lazım. Birilerinin tecrübesinden yararlanmak şu an tam aradığım şey. Oralarda bunları okuyan, yazdıklarımın aynısını hissetmiş ve problemi çözmüş olan birileri varsa, lütfen yorum bölümüne uğramayı unutmayın.

Zamanı nasıl satın alabilirim? Letgo’da birileri zaman satsa keşke.

Kendi plannerım gün gün yapılacakları düzenlemeye yetse de benim problemim günlük rutin, iş ve güç dışında backlog dediğim “HAYDİ KENDİNE İŞ ÇIKAR” mekanizmasında. Çünkü bu çıkardığım işler bir anda beliriyor ve ne planner ne bir şey. Kimse dur diyemiyor.

Bak saat 03:20 olmuş, ben neler yazıyorum. Artık uyuma, yarın düzgün bir saatte uyanma ve şu backlog dediğim çöplüğe bir çöpçü tayin etme zamanı.

Bu yazının “Çözdüm!” başlıklı bir devamı olacak. Belki yarın, belki yarından da yakın. Belki de, öhm, on yıl sonra. Ama olacak. Hissediyorum.

Belki de ben buyum, problem olmadığı için çözüm bulamıyorum.

Sona ulaştın! 🎉 Buraya kadar okuduysan ve tabii ki sevdiysen, yazıyı paylaşırsan veya yorum bırakırsan çok mutlu olurum.

Sosyal medyada ben;

Instagram / Medium / YouTube / Twitter / Dribbble / Behance

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere!

Kapak Fotoğrafı: Kafam gibi bir oda. Keşke benim olsa. 
Kaynak: http://www.mildredslane.com/introduction-2/

Facebook | Twitter | Instagram | Slack | Kodcular | Editör | Sponsor