Homeoffice Dosyası 13: Bir Yaz Klasiği: Tatilsiz Bir Homeofficer

Yeni bir tabir buldum kendime galiba “Homeofficer” :) uyduruk oldu kabul ediyorum. Ama anlaşılıyor bence? Sahi, sen bu yaz ne yapıyorsun?

Önceki ilgili makalem: Homeoffice Dosyası 12: Çantanda neler var?

Bazen çalışmak işkenceye dönebiliyor. Üstelik yaz tatili planlayamadan, şehirden kaçamadan, sıcak hava dalgasıyla savaşarak, işlerini ardı ardına yapman gerekiyorsa. Bu gibi durumlarda öncelikle sosyal medyadan uzaklaştırıyorum kendimi. Çünkü bir çok arkadaşım, bitmek bilmeyen sonsuz tatillerinde her gün yaklaşık 5er 10ar sahil, tatil fotoğrafları atarlarken, benim evimin bilgisayarından bunları izlemem, kendimi sinirlendirmek dışında bir işe yaramadığını fark ettim.

Boşalmış olan İstanbul’un tadını da çıkar(a)mıyorum. Çünkü asosyalim :) ama bu asosyallik de bir yana, dışarısı çok sıcak. Boş İstanbul daha da sıcak sanırım?

tabii böyle oturmuyorum, maksat bu yazın “ayak fotosunu” çalışan biri olarak çekmekti :D

Bu yazı yerine; sana İstanbul’da yazın dışarıda yapılacak şeyler listesi sayabilirdim ama tütsümü yakıp, kahvemi alıp, vantilatörümü açıp, işimi yaparken bir yandan serinlemeye çalışmak dışında yaptığım bir şey yok. Ayrıca eminim bu “İstanbul’da yapılacaklar-gidilecekler listesi” ile defalarca karşılaşmışsındır.

Bu yazının konusu, hep yaptığım; halinden memnun olmak ile ilgili. Aslında daha çok “Çalışırken başka neler yapabiliriz” ile ilgili :)

Yaz beldelerini gezmiyor olmam bedenimi tatile çıkaramayacağım, ruhumu dinlendiremeyeceğim anlamına gelmiyor. Çift olarak ikimizin de ayrı homeoffice projelerimizin olmasının dezavantajı burada yatıyor işte. Birimizin yoğun dönemi değilse, diğerimizin en yoğun dönemi oluyor. Evren bizi dengeliyor. Ama tatilimizden de uzak tutuyor.

Hayatının öyle bir dönemindeysen eğer, gelen projelere “durun ben tatil yapacağım” diyebiliyorsan ne mutlu sana. Ama biz o dönemde değiliz, sanırım evliliğimizden beri sadece 1–2 kez o döneme girebildik :) olsun, çalışmak güzel şey. Bunu hepimiz biliyoruz. Üstelik sevdiğimiz işi yapıyoruz! Dur dur, ben gene bir liste yapayım sana.

Peki ne yapıyorum, İstanbul’dan hatta evden çıkmadan çalışırken; ruhumu sakinleştirmek için?

Kahve!

Ay şaşırmadın herhalde? Çeşitli kahve denemeleri, kahveden buz küpleri yapmak gibi klişeler. Mikserde espresso ve süte bol miktarda buz çekip latte yapma denemeleri vs.

Bu sıcakta, dışarı çıkmaya niyetliysem de yeni kafe denemelerini de buraya eklemek istedim :)

Müzik

Spotify gerçekten hayat kurtarıyor. Hayatımın her döneminde olan müziğe ulaşmamı kolaylaştırıyor. Çeşitli gruplar, çeşitli denemeler, yeni keşifler.

Yemek

Temiz yemek konusunda bu yaz (2018) özellikle bir ilerleme kaydettiğimi düşünüyorum. “amaan yapmaya üşendim hadi dışardan en zararlı şeyi ısmarlayalım” krizlerine sokmadım hiç kendimi. Hatta daha yeni (ağustos sonu) acemi bir insta sayfası bile oluşturdum bu yemek konusunda yaptıklarımı paylaşmak için.

1 değil, çeşitli ve çok projeler

Biraz kendimi projelere boğmuş olabilirim. Bilgisayarda yapabileceğim tüm projeleri aynı anda yaparken bir de tv başında dinlenme anlarında elime gitarımı almaya başladım. Kaç senedir dokunmadığım gitarı yeniden öğrenme hevesim ve heyecanımı görmeniz lazım. Çocuk gibi :)

Bu üstteki projelere sosyal medya desteği

Bir tanesi var ki (Gogoyk) sosyal medyasına çok ağırlık veriyorum. Onun araştırması ve istatistiklerini takip etmek de oldukça motive edici oluyor.

Dekorasyon araştırmaları, listeleri

Evet, güzel olan bir eve düşkünüm, sadece tüm günümü değil, ömrümü burada geçirdiğimi düşünürsek, evim de gözüme hitab etmeli. İlk zamanlar alışamamış olduğum ev sahibinden kalan koyu renk duvar kağıtlarımı bile sevmeye başladım. Oturduğumuz ve 8 yılımızın üstünde geçtiği Ikea tv koltuğunun artık bize aslında zarar verdiğini fark ettiğimizde (boyun ve sırt tutuklukları) yeni koltuk arayışına girdik. Onun araştırması vs derken, planlama ve araştırmalar ve tabii ki listeler bana hep iyi geliyor :)

Çeşitli sabah ritüeli denemeleri

Ritüellerin öneminden bahsetmiştim daha önce. Şimdi sana yeni ritüelimi anlatmak istiyorum.

Sabah 6'da kalkıyoruz. 7'ye kadar haberdi, tvydi, oyundu uyanmaya çalışıyoruz. Sonra 7–8 arası 1 saatliğine yoga yapıyoruz. 8'de Can kahvaltımızı hazırlarken ben günün öğünlerini pişiriyorum. Tv başına geçmeden kahvaltımızı ediyoruz, günlük haberler vs konuştuktan sona o sırada hazır olan kahvemizi de alıp çalışma masamıza geçiyoruz. Bu arada tütsü o günün sıcaklığına göre yakılıp — yakılmayabiliyor.

Bu yeni ritüel sayesinde, güne ve çift olarak bize daha çok vakit kalıyor. Tüm gün birbirimizi kahve almaya giderken veya yemek yerken aklımızda işle ilgili bir sürü düşünceyle görünce pek sohbet edemediğimiz doğrudur :) Ayrıca sabah 9'dan itibaren çalan telefonlar, gelen istekler, oluşan değişiklikler ile günümüze erkenden başlamanın ve telefonu açarken zaten saatlerdir uyanık olmanın getirdiği dinçlikle cevap verip zinde bir şekilde gelişen soru ve sorunları rahatça çözebiliyoruz.

Yeni hobiler

Daha doğrusu eski hobiyi canlandırmalar diyelim; Gitar diyeceğim gene çünkü :) hayır hala cızırdamadan doğru düzgün bir akor basamıyor ve bir şarkıyı hem söyleyip hem çalamıyorum ama olsun, egzersizi bile çok eğlenceli geliyor.

Bülbül gibi şakımak

Günün bazı saatleri özellikle bazı parçalara, Can ile birlikte eşlik ettiğimiz doğrudur. Kim dinler bizi o sırada veya kim ne düşünür demeden, içimizi boşaltırcasına. Ekranlarımızın arkasından, aynı şarkıya eşlik etmek de gayet eğlenceli oluyor :) Bir de ben sürekli şarkılara bir şekilde eşlik ederim. Sanırım Can bu yüzden kulaklık takıyor çalışırken hep? Bunu bir sorayım kendisine :D

Hayır!

“Şimdi denize girmek vardı” demiyoruz.

“Keşke tatilde olsaydık” demiyoruz.

“Niye tatile gidemedik” diye kendimizi yemiyoruz.

Evimizdeyiz, sağlıklıyız, çalışıyoruz, para kazanıyoruz, tatile bu yaz gidememiş olabiliriz ama sakin kalıp kendimize işkence yapmamak bizim elimizde. Ayrıca seneye nerede tatil yapacağını planlamak sakinleştirebilir seni biraz :D Gerçekleştirir veya gerçekleştiremeyiz bu zamanın göstereceği bir şey. Ama “çeşitli nedenler yüzünden yapamayacağımız” bir şey için kendimizi yemek belkide yapabileceğimiz EN KÖTÜ ŞEY olur. Üstelik çalışmamız ve bizden haber bekleyen projelerimiz varsa.

Organizasyon

Çeşitli etkinliklerin yaklaştığı eylül ayına organizasyonlar planlamak. Benim en sevdiğim şey olan yılbaşı partisini organize etmek, planlamak, neler yapılabilir düşünceleri, tabii ki listeleri beni en motive eden şey sanırım :)

İşle veya hobinle ilgili sosyal medya

Dribbble olur, Linkedin olur, Behance olur, Medium olur, Deviant olur…

Oyun maratonları

Tek başıma, Can ile veya arkadaşlarımızla playstation maratonları yapmak oldukça eğlenceli bir aktivite oluyor :)

Tamam hadi biraz çıkalım dışarı artık

Yani aile buluşması olur, sadece alışveriş için dışarı çıkmak olur, bir etkinliğe katılmak için çıkmak olur. Herhalde ev hapsinde değiliz :) sen (ve iş yoğunluğun) dışında kimse seni evde tutmuyor. Al bilgisayarını çık dışarı :D

Online eğitimler

Merak ettiğin bir konuda, zaten bildiğin bir konuyu tazelemek için, yeni bir yetenek edinmek için. Bir sürü online kurs var onlara katılmak seni ileri taşımak dışında başka bir şey yapmayacaktır :) tabii sanırım İngilizcen olursa daha iyi olur bu eğitimlerde. Hatta neden İngilizce dil eğitimi almayasın? Bir lisan bir insan :)

Makaleler

Farkettin mi bilmiyorum, geçen yazlarda pek ortalıkta yoktum, bu yaz daha da keşfettim burayı sanırım. Tutamıyorum da kendimi :) Çok etkileşime geçmiyoruz birbirimizle, ama yine de seviyorum burayı.

El işi

Teknolojik bir parça yapmak bile bir el işi. Örgü tığ da ayrı konu tabi :) ama ben teknolojiklere daha meraklıyım şuan. Örgü-tığ geçen kış yapmayı sevdiğim bir şeydi. Bu kış ne gösterir bilmiyorum, günler kısalıyor ama benim projelerim hala dağ kadar :)

Bilimum gereksizlerden arınma

Evin hiç dokunmadığın bir yeri var mı? Bu yaz orayı toparlamak için bir fırsat olabilir. Bu bizim ev için pek geçerli değil, her yerine özenle dokunmayı severim evin. Ama ola ki, dokunmadığın bir dolap vardır, depo yaptığın bir yer vardır falan. Temizle. Arınırsın :)

Sosyal medya detoksu

Liste dışında da yazdım ama listeye yine de eklemek istedim. Kendi kişisel sosyal medyandan uzak dur. Çünkü evet, herkes tatilde ve bunu gözüne gözüne sokuyorlar :) ne gerek var sinir olmaya. Bakmayıver. Bir şey kaçırmazsın.

Kitaplar!

Oku, yaz, paylaş… daha çok oku. Varsa ilhamın bol bol yaz!

Toplantılar

Dışarı çıkmak dışında bir madde olması gerektiğini düşündüm son dakikada. İş için sosyal çevreni geliştirmen lazım. Bunun için çeşitli toplantıları takip etmende fayda var. Ücretsiz olanlar da var, ücretliler de var :) aradan seç. Tabii kendine kartvizit yapmış olduğunu varsayıyorum önceki yazılarda dediğim gibi :)

Elimden geldiğince, bitmekte olan bu yaz mevsiminde, tatile gitmemiş olman konusunu kendine dert edinmeni engellemek istedim. Hala dert ediyorsan belki de ne yapıp edip yakınlarda bir yere gitmelisin. Klişe bir laf edeceğim “ağaç değilsin, memnun değilsen yerinden, hareket et” :) ama yerinden de memnun olmak için bir şeyler yapabilirsin demek istedim.

Varsa eklemek istediğin veya aynı fikirde olmadığın bir yer; lütfen belirtmekten çekinme :)

Giriş: 15 yıllık deneyimle, araştırma ve gözlemlerle birleşmiş bir Homeoffice yazı serisi

2. Oluşum: Homeoffice kurmak için ne gerekir?

3. Ev düzeni sana mı bakıyor? : Düzen ipuçları,

4. Çalışma temposunda dikkat edilecekler

5. Rutinlerin önemi: Potansiyeli yüksek rutin listesi

6. Kahve molası: Cafe’de çalışmak istiyorsan nelere dikkat etmelisin?

7. Mobilya seçiminin önemi

8. Homeoffice laneti: yaklaştığını anladığın anda kaç!

9. Asosyallik: (dikkat)

10. Açık ofisler: dikkat edilmesi gerekenler

11. Homeoffice Soru Bankası; karar vermeden önce cevaplanması gerekenler

12. Çantanda neler var?

13. Bir yaz klasiği: Tatilsiz bir Homeofficer

14. Kendi çalışmanı sabote etmek

15: Kendini Güncel Tut!

Sevgiler

Facebook | Twitter | Instagram | Slack | Kodcular | Editör | Sponsor

Türkçe Yayın

Düşünce ve fikir hürdür. 'Türkçe Yayın' her düşünce ve fikri duyurmayı amaçlayan özgür blog platformudur.

Pirden Gursoy Aydın

Written by

married 💑, novel & blog, medium writer 📝, 3d artist 💣, animal lover 🐱🐶🐴, ms warior 🌻✌ owner of Gogoyk : Coffee Addicted Desgin Team ☕ 3d@gogoyk.com

Türkçe Yayın

Düşünce ve fikir hürdür. 'Türkçe Yayın' her düşünce ve fikri duyurmayı amaçlayan özgür blog platformudur.

Welcome to a place where words matter. On Medium, smart voices and original ideas take center stage - with no ads in sight. Watch
Follow all the topics you care about, and we’ll deliver the best stories for you to your homepage and inbox. Explore
Get unlimited access to the best stories on Medium — and support writers while you’re at it. Just $5/month. Upgrade