Kıvanç’ın hikayesi

bu bir kedili video değil, farklı bir insanlık hikayesi…

Umit Oner
Umit Oner
Jul 30, 2017 · 4 min read
Birinci Gün

Fotoğraftaki kedinin adı Kıvanç.

Bir sokak kedisi.

Kıvanç adında kedi olur mu demeyin. Başına gelenlere rağmen hala koruduğu cazibesiyle kendisine bir çok kadını aşık eden bu sarman kedinin isim babası Kıvanç Tatlıtuğ oldu!

Kıvanç’ın 4 kardeşi daha vardı. Henüz bir-iki aylıktılar. İstanbul’un beton cehenneminde bir apartmanın önünde yaşamaya uğraşıyorlardı. Fotoğrafın çekildiği gün, sevgilim O’nu bulduğunda sadece Kıvanç kalmıştı, bir bacağı kırıktı, annesi daha kötü yaralıydı, diğer kardeşleri ise ortada yoktu.

Kedilere bu zorbalığı yapan çevredeki diğer sokak hayvanları değildi. Sadece kendilerinde yaşam hakkı gören, tüm dünyayı pislikleriyle donatabileceklerini sanan, gezegen üzerindeki en sinsi, tehlikeli ve yokedici hayvanlar bunu yapmıştı: İnsanlar

Dünya üzerindeki savaşlar, vahşice öldürülen binlerce insan, kadınlara ve çocuklara yapılan iğrenç tecavüzler, kafa kesen cihatçılar, nükleer füzeleri oyuncak sanan siyasetçiler, kendi çıkarları için masumları ölüme göndermekten çekinmeyen (sözde) liderler, lağımlarını, pisliklerini doğanın böğrüne akıtmaktan utanmayan (sözde) işadamları, toprağa, suya, ormana, denize ve içinde canlı yaşayan her yere göz diken rant-yiyiciler…

Bu fotoğrafla hepsi bir anda normalleşmişti.

Bu yokedici-zorba tür, kendisinden başka canlı olmadığını sanıyor.

Kendisini doğanın büyük uyumundan azade zannediyor.

Dünya üzerinde hiçbir şey kalmasa da yaşarım diye düşünüyor.

Ormanlar cayır cayır yandığında pişkin pişkin “can kaybı yok” demeçleri veriyor mesela.

Denize varil varil petrol sızdığında para ödeyerek düzeltmeye çalışıyor.

Enerji üreteceğim diye, soluyabildiğimiz tek kaynağı üreten yeşil örtüyü yok etmeyi normal sayıyor.

Betonun üzerinde yaşayıp, betonun içinde yemek yiyip, beton odalarda çiftleşip, betona sıçan bu tür, doğal yaşam alanını da beton zannediyor.

Kıvanç’ın hikayesi bu distopik arka planı güçlendirerek başlamıştı

İkinci Gün

Bizler evcil hayvanı olan insanlar değiliz. Hayvanlara tek düşkünlüğümüz, sevgilimin sokak hayvanlarına bıraktığı su ve yemekten ibaretti. Bu nedenle Kıvanç’ın çaresizliğiyle karşılaştığımızda ne yapacağımızı şaşırdık.

Ve işte o an itibariyle, bizim de dahil olduğumuz insan türünden neden umudu kesmememiz gerektiğini anladık.

Hiç tanımadığımız insanlar Kıvanç ve annesini sahiplendi. Kısıtlı imkanlarına rağmen hayvanlara bakım yapan bir merkezi öğrenmemizi sağladılar. Kimisi yem, kimisi ilaç getirdi, bazıları araçlarıyla destek oldu. Sokak hayvanları için kendi olanaklarını seferber etmiş gönüllülerle tanışmış olduk.

Sevgilim, her gün işten döndüğünde, O’nu bir kutuyla kucaklayıp yapılması gereken iğne için bakım merkezine götürdü.

Üçüncü Gün

Annesini bakım merkezi tedavi için alıkoyunca, Kıvanç sokakta yalnız kaldı. Beslenmekten bihaberdi, zaten mahallede yiyecek bulabileceği pek bir yer de yoktu. Pislemek için tek seçeneği, apartman önündeki süs bitkilerinin toprağıydı.

Sağa sola attığımız çöplerle insanlığımızın imzasını atan bizlere inat, tutan tek ön bacağıyla pislediği yeri toprakla örtme çabası görülmeye değerdi.

O’na güvenli bir yuva bulmamız lazımdı, bulduk da. Yine bir gönüllü, bahçesinde böyle sakatlanan çaresiz sokak hayvanları için bir yer yapmıştı. Oraya almayı kabul etti.

Ve Kıvanç’ın yeni bir hayata yolculuğu, bir elin parmağı kadar insanın muhteşem gayretiyle, başlamış oldu.

Beşinci Gün

O gün bu gün Kıvanç’a en iyi şekilde bakılıyor. Veteriner tarafından bir çok tedaviden geçirildi. Kafasına darbe yemişti (muhtemelen tekmelenmişti), bu nedenle sağır kalmıştı ve miyavlayamıyordu. 4 patisi de incinmişti. Yetersiz beslenmeden dolayı yaşına göre gelişmemişti. Neyse ki hızla iyileşmekte. Bir kaç gün içinde kendisini toparlayıp normal kediler gibi zıplayıp oynamaya başlayabildi.

O’na ve diğerlerine zulmedenler, kedilerin pireli olduklarını bahane ediyorlardı. Halbuki, Kıvanç hiç ilaçlanmadığı halde pire taşımadığı anlaşıldı.

Kıvanç, bir sokak kedisi olarak düşünebilen hayvanlara göre daha temiz ve masumdu. Sevgi arsızıydı. Tırmalamayı bile bilmiyordu. İhtiyaçlarını yumuşak hareketlerle belli ediyor, uyumak için ten sıcaklığı arıyordu. Pisleyeceği yeri özenle seçiyor, etrafı asla rahatsız etmiyordu. Çaresiz görüntüsü altında bizlere ders üstüne ders veriyordu.

Sevgi ve iyilik bulaşıcıdır derler. Ben, bu hikaye sayesinde çok büyük bir iyiliğin bir yerlerde saklı olduğuna dair umudu da keşfettim. Kendi türümün türlü çirkinliklerini örtebilecek bireylerin gücünü hissettim. Birlikte hareket edildiğinde iyiliğin sadece bulaşmadığını, aynı zamanda çoğaldığını anladım.

Biz insanlar, bize dayatılan kötülük hikayelerine öylesine kapılmışız, ayrımcılık-ötekileştirme-düşmanlık- bencillik sarmalına öylesine dalmışız ki, bugüne kadar dünya üzerinde nasıl hayatta kalabildiğimizi unutmuşuz.

Aç kalan çocukları, dayak yiyen kadınları, zulme uğrayan masumları ancak “biz” olursak kurtarmamız mümkün. İnsanoğlu olarak her türlü savaşın ve kötülüğün potansiyelini taşıdığımız kadar, iyiliğin gücünü de taşımaktayız.

Bizi insan yapan sıcak bir tokalaşmadaki işbirliği, ışıltılı gözlerdeki güven, başımızı koyduğumuz omuz, ve doğanın sesini dinleyerek birlikte kurduğumuz hayallerdi.

Aksi halde türümüzün kökünü çoktan kurutmuş olurduk.

Bugün, benim doğum günüm.

Kıvanç sayesinde içimizde saklı iyilik ve sevgi gücünü keşfettim.

Ve farklı bir insanlık hikayesine, yeniden inandım.

(Sevgilime gelince, Kıvanç’tan önce hayvanlara pek de ilgisi yokken, şimdi bakıma muhtaç yeni kediler buldu. Gönüllü insanlarla dostluklar kurdu. Sabah akşam onlarla sadece yemeğini değil, sevgisini de paylaşıyor.)

Ve Mutlu Son

Ümit ÖNER’in insanlık gündemi hakkındaki yazılarına Medium sayfasından ulaşabilir, paylaşımlarını İnsanlık Gündemi yayınından veya Twitter ve Linkedinde takip edebilirsiniz.

Daha Fazlası İçin İnsanlık Gündemi Yayınını Takip Edebilirsiniz

İlginizi Çekebilir

Türkçe Yayın

Düşünce ve fikir hürdür. 'Türkçe Yayın' her düşünce ve fikri duyurmayı amaçlayan özgür blog platformudur.

Umit Oner

Written by

Umit Oner

Serbest Düşünce Üreticisi # İnsanlığın Ortak Hikayelerini Anlatıyorum # @umt_oner

Türkçe Yayın

Düşünce ve fikir hürdür. 'Türkçe Yayın' her düşünce ve fikri duyurmayı amaçlayan özgür blog platformudur.

Welcome to a place where words matter. On Medium, smart voices and original ideas take center stage - with no ads in sight. Watch
Follow all the topics you care about, and we’ll deliver the best stories for you to your homepage and inbox. Explore
Get unlimited access to the best stories on Medium — and support writers while you’re at it. Just $5/month. Upgrade