Klasik Mantık ve Yaşam Hakkında

Varlık bir nesneler alemi, bilgi ise bu nesnelerin bilen bir özne tarafından kavranılmasına verilen isimdir.
Bilginin var olması için; bir bilen (özne) birde bilinen (nesne) olması şarttır.
İş bu; öznenin nesneye yönelmesiyle, bilgi meydana gelir.
Felsefik bir açılım ile söze başladık ve felsefe yaklaşımlarının dayandığı en temel ilke aynı zamanda düşünmenin ilkesi de olan klasik mantık ilkeleridir.
Klasik mantık ilkeleri konuya şekil bakımından yaklaşan tamamen formel ilkelerdir. Şekilsel bakımdan Cümlenin tutarlılığını ve geçerliliğini inceler, doğruluğu ile hiç ilgilenmez.
Mantık, yani logos kavramının bulucusu değilse de onu bir disiplin haline getirerek insanlığın hizmetine sunan antik yunan filozofu Aristoteles’tir

O yüzden islam düşünürleri Aristo’ya ilk öğretmen anlamından muallimi evvel demiş ve ikinci öğretmen (Müallimi Sani) olarakta bu mantık kuramını açıklayan ve sürdüren büyük islam filozofu Farabiyi anmışlardır.
Mantık ilminin gelişimine islam düşünürleri çok şey katmışlardır. Şu kadar var ki , 15. Yüzyıla kadar batıda Ali ibni Sina ve İbni Rüşd’ün şerh ve açıklamalarına müracaat etmeksizin Aristoteles’in kitaplarını anlayabilecek kimseyi bulmak mümkün değildi.
Bu güne kadar ki 2500 yıllık düşünce teorisi bu disiplinin tesiri altında kaldığını ve gelişimini sürdürdüğünü söylemek yanlış olmayacaktır.
Yukarıda belirttiğim gibi İlk olarak Aristoteles’in Organon adındaki 6 ciltlik eserinde yer vermiş olduğu bu disiplin ondan sonra gelen neredeyse bütün filozofların etkisi altında bırakmıştır.
Bu aradaki düşünürler, ya mantığı inceleme konusu yapmış, yahutta kendi teorilerini geliştirmek ve geçerlik ve tutarlılık bakımından test etmek için araç olarak kullanmışlardır. Bu yaklaşımla hareket eden düşüncelerin pek çoğunun bugünün dünyasında içerik bakımından olmasa bile; yöntem bakımından tüm teorik karşı koymalara direnerek ayakta kalmayı başardığını görüyoruz.
Gelelim mantığın içeriğine.

Mantık üç temel aksiyoma dayanır.
- Özdeşlik ( A A’dır)
- Çelişmezlik (A olmayan A değildir)
- Üçüncü halin imkansızlığı ( bir şey ya A’dır, ya A olmayandır. )
Bu ilkelerin ışığında, filozoflar ve düşünürler ;
Kavramlar’dan=> Önermeleri
Önermeler’den = > Çıkarımları
Çıkarımlar’dan = > Teorileri, geliştirmişlerdir.
Genel anlamda nedir sorusuna cevap verdikten sonra, bu bilimin pratik hayatımızda bize ne katacağı konusunda sözlerimi bir sonraki yazıma bırakarak bitiriyorum.
Umarım faydalı bir yazı olmuşur.


