Nereye Yetişiyorsun!

Zeynep Bozkurt
Jun 24 · 3 min read

Eğer büyük bir şehir de yaşıyorsanız, gideceğiniz yere yetişmek için erkenden yola koyulmanız lazım. Hele bir de işiniz sabahın erken saatlerinde ise o zaman biraz daha aceleci olabilirsiniz.

Bende kursuma yetişmek için sabah erkenden hazırlanmaya başlıyorum. Ala acele hazırlandıktan sonra otobüsüme yetişmek için koşuyorum. Bir de baktım otobüs tıka basa dolu. Binip binmeme arasında kararsız kalırken kendimi biranda otobüsün ön camına yapışık bir halde otobüs de buldum. Evet, eğer binmezsem kursuma yetişemezdim. Etrafım insanlarla çevrili bırakın kımıldamayı, nefes alsam dengem bozulacak gibiydi. Sabah sabah mis gibi kokularımızı koklaya koklaya, birbirimizin şikayetlerini dinleye dinleye hemen hemen yarım saat süren yapışık cam kenarı yolculuğumu tamamlamış bulunmaktayım. İnince yeri öpmek, gökyüzüne sarılmak istedim.

Herkes koşa koşa bir yerlere yetişmeye çalışıyor. Sanki farkında olmadan bir yarış içindeyiz. Herkesin alnında telaşın terleri… Kimisinin yüzü korkak, kimisi endişeli,kimisi daha kahvaltı yapmamış. Ama herkesin ortak bir derdi var bir yere yetişmek…

Kırmızı ışıkta arabaların durmasını bekledim. Arabalar durdu sıra bizde koskoca caddeyi karşıdan karşıya geçmemiz için bize verilen süre 25 saniye… 25 saniyede karşıdan karşıya geçmemiz bekleniyor.Tıpkı hayat gibi bize verilen bir saniye var… Birbirimize çarpa çarpa, yine hızlı hızlı karşı taraftaki insanlarla yolumuzu değiştirdik. Varılacak yerimize bir adım daha yaklaşmış olduk.

İlerde işe başladığımda hergün böyle işe gidip gelsem naparım dedim. Belki onlarda bir zamanlar benim gibi hayalleri ve umutları için çabalamaya çalışıyorlardı. Sonra kendilerine dayatılan bu düzeni kabul edip bir yere yetişmek için, boncuk boncuk ter döken kervandamı buldular. Kendilerinden bir haber… Yalnız kaldıkları tek an yorgunluktan ayakları şişmiş bir halde kafalarını dayadıkları cam kenarında bir koltukta otururken miydi?

Korktum, sabah sabah. Yaa şuan ne kadar bu düzene uymamak için direnip,kendim adına birşeyler yapmaya çalışsam da, yaa bende birgün kendimi o kervanda bulursam. Mutsuz ve asabi… Buzdolabının üstüne halı yıkama ve kebapçı magnetlerine yapıştırdığım faturalarımı ödemek için ay başını sabırsızlıkla bekleyen biri olursam…

Küçümsediğimden ya da gördüğüm kişiler kesin mutsuz ve asabi dediğimden değil. Eminim ki işini ve hayatını seven insanlarla da dolu bu dünya. Ama istemsizce bu halinin onu ne kadar yıprattığını farkedememiş kişiler dahi var aramızda. Evet,hepimiz bu şartlar altında çalışabilir, okuyabilir. Ama bizi sürükleyen bu nehirde boşu boşuna kulaç atıp kendimizi yormak yerine, nehirle aksak yavaş yavaş…? O zaman gideceğimiz yere yorulmadan daha çabuk gidebiliriz belkide ne dersiniz?

Zaten epey yorucu olan bu hayatı birbirimize dahada zorlaştırmasak ve herkes elini taşın altına koysa bence yetişilecek yer, ayağımızın dibine gelir. Biz önce kendimize sonra, kendimiz dışındaki bütün evrene ve canlılara saygı göstersek, bütün yükü omuzlarımızda hissetmez, hep beraber paylaşırız. Çok zor gibi durmuyor aslında demi. Sadece saygı… İlkokul öğretmenimden hayat adına çok güzel öğütler öğrendim. Bize hep ”Birini sevmek zorunda değilsiniz, ama saygı duymak zorundasınız” derdi. A, B, C yi nasıl öğrendiğimi hatırlamıyorum ama öğretmenimin bu sözü dediği ilk gün gibi kulaklarımda çınlıyor. O zaman bana nasıl anlamlı geliyorsa, halende öyle anlamlı. Küçüklükten bu yana saygıya hep önem vermeye çalıştım.Saygıyla çevremle anlaşmaya çalıştım. Bir kusurum var ise affola tabiki…

Bunlar benim nacizane düşüncelerim… Kişiden kişiye dünyanın daha da yaşanılır bir yer olması için ilk sıraya koyduğu değerleri farklıdır. İlk sırada ne olursa olsun, tek gayemiz bir kervana kapılıp her bir yerlere yetişmek için koşup duran kişiler olmak olmasın. Gayemiz biraz daha yavaşlayıp etrafımızı farketmek olsun. Ancak etrafımızı farkedersek onunla bir bütün olup nehirde akabiliriz…

Hepimiz için dua edeceğim “bu dünyaya geliş sebebimizi unutmadan, bu yolculuğu tamamlayabilmemiz için… ”

Facebook | Twitter | Instagram | Slack | Kodcular | Editör | Sponsor

Türkçe Yayın

Düşünce ve fikir hürdür. 'Türkçe Yayın' her düşünce ve fikri duyurmayı amaçlayan özgür blog platformudur.

Zeynep Bozkurt

Written by

Sahiden "Yazar"

Türkçe Yayın

Düşünce ve fikir hürdür. 'Türkçe Yayın' her düşünce ve fikri duyurmayı amaçlayan özgür blog platformudur.