Not Tutma Disiplini ve Evernote

Mehmet Ortaç
Jun 23 · 4 min read

Not tutma disiplini çok önemli bir disiplin. Açıkça itiraf etmem gerekir ki ben bu disiplini çok geç edinenlerdenim.

adeta bir doktor yazısı gibidir. Kendi yazdıklarımı kendim okuyamadığım zamanlar olur. Kendi el yazım ile adres yazdığım zarflar zaman zaman yerine ulaşmaz. Postacılar adres bilgisini okuyamaz.

İlkokul yıllarımda yazı yazma konusunda oldukça zayıftım. Aslında okuma ve yazmayı öğrenmiştim. Ancak bir türlü doğru düzgün bir defter tutamıyordum. Bunu fark eden ilkokul öğretmenim (mekanı cennet olsun) ve ailem konunun üzerine eğildiler.

Net olarak hatırlamasam da el kaslarımın kontrolü için doktora bile götürdüler. El kaslarımın güçlenmesi için avcumun içerisinde sıkıp bıraktığım toplardan kullandım. Buna rağmen yazı yazma konusunda oldukça tembel bir çocuktum. Yazdığım zaman da doğru düzgün bir yazı ortaya çıkmıyordu.

Hayatın cilvesine bakın ki bugün en büyük yeteneklerimden bir tanesi yazı yazmak. göreceğiniz üzere bol bol içerik üretiyorum. Kişisel içeriklerin yanı sıra işim ile ilgili de sık sık yazı yazıyor ya da yazı inceliyorum.

Sanırım insan çocukluğunda neyin eksikliği yaşıyor ve o konuda üzüntü duyuyorsa ilerleyen yaşlarda en büyük yeteneği o oluyor.

Not Tutma Disiplini Kültürümüzde Zayıf

yaşamım boyunca not tutmayı bir türlü sevemedim. Bu yüzden defterlerim hep çok zayıf oldu. Sınavlara çalışırken çok zorlandım. Disiplinli bir öğrenci olamadım. Üniversite yıllarım da böyle geçti. Başkalarından aldığım notların fotokopileri ile lisans eğitimimi tamamladım.

Ancak çevreme baktığım zaman özellikle öğrencilik yıllarında not tutma kültürümüzün çok zayıf olduğunu gördüm. Yazı ile aramız çok iyi değil. Bunu itiraf etmemiz gerekli.

Böyle olmasının nedeni yine eğitimi sistemimiz. Ben ortaokul ve lise yıllarımda deftere yazı yazmaktan bezdim. Dersin başından sonuna kadar sadece yazı yazdıran öğretmenlerimiz oldu. Kendi öğrencilik yıllarında hazırladığı defterinden sadece bize satır satır yazdırarak bir dönemi tamamlayan tarih öğretmenim var mesela.

Adeta birer kâtip gibi bütün bir dönem boyunca yazı yazdık. Tarih konusunda ne bir heyecan ne bir düşünme… Sadece ve sadece katiplik yaptık. Hal böyle olunca yazı yazmaktan nefret eder hale geliyoruz.

Not Tutma Disiplini İş Hayatında Önemli

Tabi okul sıraları geride kaldıktan sonra not tutma kültürü büyük bir önem kazanıyor. O güne kadar not almaya alışmamış, hatta nefret etmiş bireyler olarak kendi kariyerimizin sağlığı için not tutma sorumluluğu hissediyoruz.

Ben ilk iş yerlerimde sadece toplantılarda not tutmamam ve mevcut işlerimi yazılı olarak takip etmemem nedeniyle çok hata yaptım. İş yaşamımda aldığım en büyük derslerin başında not tutma disiplini geliyor.

“Söz uçar yazı kalır.” sözü vardır. Hiç ihmal edilmemesi gereken bir sözdür. Beyniniz bu kadar çok bilgiyi saklama kapasitesine sahip elbette. Ancak bu bilgiyi gerektiği zaman ön plana getirme kapasitesi tartışılır.

Ayrıca beynimizi bu kadar çok bilgi ile doldurmamız doğru mudur karar veremedim. Sonuçta onun da bir yorulma limiti var. O limitleri fazla zorlamak bizim fiziksel sağlığımızı da olumsuz yönde etkileyecektir.

Not Tutma Eğitimi

Bu işin bir eğitimi yok. Aslında okul yıllarında verilmesi gereken bir eğitim olmalı. Öğrenciler okuma ve yazmayı öğrendikten sonra not tutma disiplini konusunda bilinçlendirilmeli. Ayrıca not alma teknikleri detaylı olarak anlatılmalı.

Aslında bu erken yaşlarda yapılırsa öğrencilerin okul performanslarını bir nebze olsun artırabiliriz. Bu da eğitim kalitemizi bir miktar yukarıya çekecektir. İş hayatına atıldıktan sonra not alma kültürü konusunda kişisel tecrübeleri dinleyerek ya da Udemy gibi platformlarda varsa not alma eğitimlerini izleyerek öğrenebiliriz.

Ben not tutma teknikleri konusunda birkaç yıldır internet üzerinde derinlemesine araştırmalar yapıyorum. Bu araştırmalar ışığında edindiğim bilgiler ile birlikte kendi not tutma oluşturdum. Şu anda ciddi anlamda faydasını da görüyorum.

Cornell Metodu ya da Cornell Not Tutma Tekniği

Benim kullandığım metot Cornell Metodu ya da diğer söylemiyle Cornell Not Alma Tekniği. Aslında benim gibi çok fazla el yazısı kullanmayı sevmeyenler için bire bir metotların başında geliyor.

Tekniğe göre görselde göreceğiniz gibi A4 kağıdını 3 bölüme ayırıyoruz. Sağ tarafta kalan büyük bölüm toplantı sırasında alacağımız notları yazacağımız bölüm. Burada kısa kısa, sadece hatırlatıcı olabilecek notlar alabiliriz. Konunun detaylarını buradaki maddelerden takip edeceğiz.

Sağ tarafta kalan ince sütuna ise anahtar kelimeler yazıyoruz. Aslında konumuzun kelime kelime özeti diyebiliriz. Ayrıca konu ile ilgili soruları da buraya not alıyoruz.

Özet bölümü ise not alacağımız etkinlik bittikten sonra yazacağımız bölüm. Özet notlar ve anahtar kelimelerden hareketle etkinliğin kısa bir özetini çıkartıyoruz. Bu özeti alt alana yazmamız aslında bize notlar üzerinden bir kere daha geçme fırsatı sağlıyor.

Bu teknik aldığımız notların aklımızda daha kalıcı olması açısından faydalı. Özellikle anahtar kelimeleri çıkardığımız için bunlar bizi iyi birer hatırlatıcı oluyorlar. Ben genel olarak anahtar kelimeler ile düşünmeyi seviyorum. Bilgileri unutmamak için verimli bulduğum tekniklerden bir tanesi.

Teknik hakkında daha detaylı bir tarif isterseniz izlemenizi öneririm;

| | | | | |

Türkçe Yayın

Düşünce ve fikir hürdür. 'Türkçe Yayın' her düşünce ve fikri duyurmayı amaçlayan özgür blog platformudur.

Mehmet Ortaç

Written by

Dijital Pazarlama Uzmanı | Gayrimenkul Pazarlama | İçerik Pazarlaması | Blogger |İletişim Fakültesi ve MBA mezunu | İzmirli | Göztepeli | mehmetortac.com

Türkçe Yayın

Düşünce ve fikir hürdür. 'Türkçe Yayın' her düşünce ve fikri duyurmayı amaçlayan özgür blog platformudur.