Paramın Tasarrufu

Öğrenciliğin dayanılmaz hafifliğinin tam tersi bir şekilde öğrenciliğin dayanılmaz ekonomisinin beni neredeyse depresyona sürüklediğine şahit oldum. Makul harcamaların bile bir noktadan sonra ekonomik krize yol açması, her ay sonu yaşanan geçimsizlik beni yeni hamleler yapmaya itti. Aslında ilk etapta düşününce ele geçen çok az bir miktarın neresinden tasarruf edilebilir diye kafamda soru işareti oluştu ama mutlaka bir yolu olmalıydı.

Para Biriktirmek

Her ay maddi sıkıntı yaşarken birden o parayı biriktirmek tabi ki kolay olmayacaktı ama bir şekilde en azından kendime ay sonu güvence parası ayırmam gerektiğini fark ettim. Bu yüzden öğrenci kredisinden elime geçen paranın bir kısmını hemen kumbaraya attım. İhtiyaç halinde alacaktım fakat mümkün mertebede o paraya ihtiyaç duymamaya gayret ettim. Bunu başaramam sandım ama bir şekilde para biriktirmeyi öğrenmiştim ve tabii ki bunun yolu az harcamaktan geçiyordu.

Az Harcamak

Harcamaları azaltmak için ilk olarak mevcut harcamaları tespit etmek ve bir gelir — gider tablosu oluşturmak gerekiyordu çünkü insan kendi kendinin muhasebecisidir. Benim şansımdan biri ailemin yanında yaşadığım için bazı masraflardan muaf olmamdı. Bu yüzden temel harcamalarıma baktığımda telefon ve cihaz faturası, ulaşım masrafı ve kısmen yemek masrafı karşıma çıkıyordu. Temel harcamalarım haricinde de bazı harcamalar mevcuttu arkadaşlarla yapılan müsrif harcamalar, plansız yapılan alışverişler, Gratis şımarıklığı şeklinde sıralanıp gidiyordu bunlar. Bu yüzden öncelikli hedefim temel harcamalardan sonra yaptığım harcamaları azaltmak, alternatiflerini bulmak ve elimde kalan parayı da arttırmak oldu. Peki nasıl az harcıyorum?

Yakın Çevreniz Bu Tutumunuzu Bilmeli

Bazı harcamaları kısıtlama kararı aldığım için bunu tabii ki yakın çevremle de paylaştım çünkü fark ettim ki harcamalarımın çoğunu aslında tek başıma değil yakın çevremle birlikte yapıyorum. Hatta müsrif gördüğüm çoğu harcama da bu yakın çevre içerisinde gerçekleşiyor. O yüzden tam da bir şeyleri değiştirirken, değiştiğimi onlara göstermekten de kaçınmadım.

İhtiyaç Tespiti

· Para harcarken ihtiyaçlarımı tespit etmeye ve en azından bir süre ihtiyaçlarım dışında çok fazla harcama yapmamaya gayret ettim çünkü belirttiğim üzere hedefim elimde kalan parayı arttırmaktı. Bu yüzden ilk olarak dışarıdaki harcamalarımı kontrol etmeye başladım. Dışarıda neye para harcıyordum: yemek, kahve, kozmetik ve kıyafet. İlk atağım yemek konusunda gerçekleşti. Öncelikle okulda yemek yemeyi bıraktım çünkü Bilgi Üniversitesi yemek ücretleri gerçekten cep yakan durumda. Üstelik verdiğiniz paranın karşılığını alabildiğiniz yemek sayısı da çok az. Bu sebeple evden yemek götürmeye, çantamda atıştırmalık bir şeyler bulundurmaya gayret ediyorum. Üstelik bunu kısa bir süre uyguladıktan sonra tamamen alışkanlık haline geliyor aynı zamanda sağlıklı beslenmek isteyenler için de bir avantaj. Tabii ben marketten aldığım bisküviyi de çantama atıyorum o ayrı bir konu.

· Eyy Starbucks! Kahve tüketimimin de bir o kadar fazla olduğu fark etmek ise benim için acı bir gerçek oldu. Mochalar, Americanolar içerken çok keyifli olsa da haftalık aylık bir tablo içerisinde düşününce tadımı kaçırmaya yetti. Evet kahvesiz yapamayanlardanım ama en azından kahvemi evde yapabilirim diye düşündüm. Bu konudaki bir diğer şansım da Türk Kahvesi’nin benim için bir numara olması oldu. Kahvemi genellikle evde içmeye gayret ettim, evde içemediğimde ise eve dönünce içmeyi bekledim. Tabii arkadaşlarla içilen kahveden vazgeçmek mümkün değil ama zaten ortaya çıkan günlük kahve tüketiminden sonra arkadaşlarla arada tüketilen o kahvenin hiçbir zararı olmuyordu. Öyle ki en başta yakın çevreniz bu tutumu bilsin derken boşuna söylemedim, zamanla arkadaşlarınız da sizden bir şeyler görüp kendilerine uyarlıyor. Benim bir arkadaşım, okulda kahve için sözleştiğimiz zaman kahvemizi evden getiriyor.

· Aslında yine arkadaşlarla içilen kahvelerden sapmadan devam edelim. Arkadaşlarla görüşmek, buluşmak şahane bir şey olsa gerek. Ben şahsen bu buluşmaların yemekli olmamasına dikkat ediyorum. Tabii ki kimi zaman kimi yerlerde çok güzel yemekler yenilmeli ama görüşme amacımız yemek değilse ben görüşmeye tok gitmeyi tercih ediyorum. Dışarıda neyden yapıldığını bilmediğim bir şeyi yemektense keyifli bir kahve içmek beni maddi manevi daha mutlu ediyor.

· Bir diğer atılımı ise Gratis çılgınlığında gerçekleştirmem gerekiyordu. Kozmetiği, makyajı sevenler için bu gerçekten bir ihtiyaç haline dönüşebiliyor ama ben eminim ki çoğumuz ihtiyacımızdan çok daha fazlasına sahibiz. Benim şu an neye ihtiyacım var diye bir düşünün aslında hepsinin elinizde mevcut olduğunu göreceksiniz. Bir şeylerin alternatifleri kozmetikte tabii ki hoşumuza gidebiliyor ama bu bence ihtiyaç değil. Bir de kozmetik — bakım ürünleri konusunda en önemlisi bitmeden almamak. Hali hazırda pek çok rujunuz ve farklı renkleri mevcutken bir yenisini almamak gerek en azından ben kendime bu kuralı koydum.

· Kıyafet konusuna gelecek olursak ben bu kararı vermeden önce de az kıyafeti olan bir insandım. Hala daha öyleyim ama şu an farklı olan şu ki az kıyafetimin olması benim için artık bir problem değil. Sürekli aynı şeyleri dönüp dolaşıp giymek kötü bir şey değil ve olmamalı da. Bir kıyafet eskimediyse, yırtılmadıysa ve yıpranmadıysa bence atılmamalı. Sürekli yeni bir şeyler alıp giymek zorunda değiliz, zorunda hissedenler kime karşı zorunda onu da bilmiyorum ama en azından kıyafet konusunu bir şekilde kafamda artık çözmüş bulunuyorum. Fırsatım olduğunda ve almak beni zorlamayacağı zaman yeni bir şeyler almayı ben de seviyorum ama bunu hiçbir zaman ihtiyaç haline getirmiyorum.

· Aklıma gelen harcamalarım dışında aslında yapacağım tüm harcamalarda aynı anlayış geçerli benim için. Alacağım şey benim için ihtiyaç mı bu harcamayı yapmak zorunda mıyım? Bunlara rağmen bir şeyi almak istiyorsam gerçekten mutlu olacak mıyım bu beni neden mutlu edecek onu sorguluyorum. Bir şeye para harcıyorsam neden harcadığımı bilmem gerekiyor çünkü aslında her şeyden çok ihtiyacımız olan şey mutluluk. Tabii bu yüzden mutlu olmak için bütün bu kuralları yıkmıyorum ama benim mantık çerçevemi yenmeyi başaran bir şey beni gerçekten mutlu edecekse onu alıyorum. Kendime bazı kurallar koydum şanslıyım ki çoğunlukla kurallarıma uyabilen bir insanım çünkü bu kurallara uyum sağlamam zor olsaydı zihnimde beni bir şeylere zorlayan bana katı kurallar koyan bir mekanizma olacaktı. Sadece bu konuda değil kendinizle ilgili yapacağınız birçok değişiklikte en önemli şeyden birisi kendinizle anlaşabiliyor olmanız bana göre.

Ek İş — Ek Kazanç

Bence tasarrufun en önemli, en etkili yollarından biri de ek iş yapmaktan geçiyor. Ek işten kastım illa gidip bir cafede part-time olarak çalışmak anlamına gelmiyor çünkü ben ek iş fırsatlarını öğrenci olarak deneyimliyorum ve maalesef ki her öğrencinin programı bu tarz işlere fırsat vermiyor. Ayrıca ek işten beklediğimiz ek kazancı da oldukça minimum seviyede tutmak hem ekonomik hem de psikolojik olarak daha fazla tatmin olmayı sağlıyor. Ben öncelikle evden yapılabilecek ek işleri araştırdım. Benim yaptıklarım arasında evden makale yazmak ve anket doldurmak var. Bunları yapabilmek için internette pek çok platform mevcut ufak bir inceleme sonucunda herkes kendine uygun pek çok kanal bulabilir. Hedefiniz minimum olduğu zaman bu kanallar size uygun bir ek gelir sağlıyor zaten.

Bir diğer farklı yöntem olarak da senelerin önlenemez trendi; network marketing, pek çok sektörde pek çok farklı şekilde yer alıyor. Artık çoğu insan sırf kendi alışverişini bile uygun fiyatla yapabilmek için tercih ettiği sektörde bir üyelik oluşturuyor. Bunun yanı sıra çevrenizde hala bu tarz alışverişi çekici bulan insanlar olabilir en azından benim öyleydi ve çevremin rağbet edeceğini düşündüğüm bir markanın ağına katıldım. Tabii burada tercih ettiğiniz marka, kar oranları ve prim seviyeleri de önem taşıyor. Bunu da bazı araştırmalarla belirleyip kendinize uygun olanı seçebilirsiniz.

Tasarrufun Azı Çoğu Olmaz

Sonuç olarak ben kendimce bazı taktikler geliştirerek bir şekilde kendi tasarruf sistemimi oluşturdum. Sonuca baktığımda bir şeyleri yapabildiğimi gördüm ve bu oldukça keyif verici bir deneyim haline geldi benim için. Tasarrufun azı çoğu yok benim için, kendime böyle bir sınır koysaydım yapacağım tek şey kendimi mutsuz etmek olurdu. Tabii benim bu oluşturduğum kurallar bazı insanlara ilk etapta bile çok ters gelebilir, mutsuz olmalarına yol açabilir. Ben de ilk etapta güle oynaya uymamıştım kendi kurallarıma ama kendime yeni bir şeyler öğretmek benim için oldukça zevkli bir deneyim.

En aktif Türkçe Yayına bekleriz | Podcast| Facebook | Twitter | Slack

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.