Sosyal Medya Manifestosunun Yazılma Zamanı Gelmedi Mi?
Internet dünyasının en beklenmedik keşiflerinden birisi şüphesiz sosyal medya idi. Sosyal medya tahmin edilemeyecek kadar çok sevildi ve popüler oldu. Bu popülerliği algoritmalar ve pazarlama faaliyetleri takip edince, insanların tutum ve davranışlarını değiştirecek ve insanları dijital tüketiciye çevirebilecek kadar güçlendi sosyal medya. En önemlisi aslında beklenmeyen bir şeye dönüştü; sosyal medya ile sürekli ve gerçek zamanlı yaşam. Bunun sonucunda toplumsal bir değişim sürecinden geçiliyor ve büyük bir sosyal paradigma değişimi yaşanıyor.

Bu değişimin en azından bir manifestoya ihtiyacı olduğunu düşünüyoruz. Teknoloji hızla ilerlerken insanlık teknolojinin peşinden koşuyor ve sosyal medya konusunda olduğu gibi çoğu zaman hazırlıksız yakalanıyor. Toplumun değişime uyum sağlaması için değişimin kabullenilmesi ile başlanmalıdır.
Insanlık yeni bir eşikte; artık birbirleri ile daha az konuşulan ama dijital ortamlarda ve sosyal medya platformlarında daha fazla vakit geçirdikleri bir hayat sürdürülüyor. Özellikle Twitter’da ve Facebook gruplarında insanların çok daha aktif olduğu zamanlara tanıklık ediliyor. Bu değişim sadece şehirleşme veya dijital hayatın sonucu değil, ülke olarak tam olarak anlaşılamayan sosyal medya deneyini sorgusuz sualsiz kabul etmenin sonucu.
Artık içinde bulunulan çağın olguları farklı vardı. Önce şirketler iletişimlerini dijitalleştirdiler, ardından aileler, şimdi ise küçük yerler ve beldelerden büyük şehirlere kadar bütün iletişim dijitale kaydı. Bu çağın gereksinimi karşıladığı, iletişimi hızlandırdığı ve sürekli kıldığı için kıymetli bir gelişme. Fakat sosyal medya ile farklı bir sanallaşmış toplum ortaya çıktı. Sosyal medya ile birlikte yeni çağın bayramlaşma yerleri, toplanma noktaları ve arenaları kuruldu. Insanların birbirleriyle özeli günleri kutladığı, gerektiğinde mücadele ettiği, tartıştığı ve haklı çıkmaya çalıştığı yeni nesil bir dünya inşa edildi.
Dijitalleşme modern çağın gerçekliği ve bu gerçeklik herkes tarafından destekleniyor. Sorunu oluşturan dijitalleşme değil, sorun teknolojinin insan tarafından doğru zamanda yakalanamaması ve yakalandığında da aşırı benimsenmesi veya benimsenmemesinden kaynaklanıyor. Drone veya sesli asistanlar gibi teknolojileri insanlık deneyimlemeden uzak dururken, sosyal medya çok ama çok sevildi. Sosyal medyanın başarısının sırlarından birisi ise yalın bir dünya vaat ediyor olması;az okuma,bol görsel ve kolay vakit geçirme. İstenen kişi eklenebilir, silinebilir, istenen sözler istenilen kişiye söylenebilir.. Az sorumluluk ve algoritmalar sayesinde kendi gibi düşünen insanlarla iletişime geçebilme basitliği eklenince benimsenmesi daha da kolaylaşıyor.
Neden konular Facebook grupları gibi üzerinden konuşuluyor doğru bir soru değil aslında, doğru soru neden insanlar artık yüz yüze iletişim kuramıyor olmalı. Burada gözlemlenen sosyal medyanın çok daha kolay ulaşılabilir ve tam zamanlı olması denilebilir ama tam olarak cevap yerine oturmuyor. Biraz daha fazlası var.
Sosyal medya üzerinde yazı yazmak ve tartışmaya katılmak oldukça kolay. Birisini kırmak veya üzmek kavramı olmadan istenilen söylenebilir. Yüz yüze iletişim ise farklıdır; dinlemek gerekir, insanın kendisini ifade edecek cesareti olmalıdır, en önemlisi karşılıklı iletişimde nezaket vardır. Bunların hiçbirisine sosyal medya platformlarında ihtiyaç yoktur.
Artık insanların tartışmalarının ve kavgalarının döndüğü ve insanların birbirine karşı daha umarsızlaştığı acımasız yerlerden birisine dönüşmeye başladı sosyal medya. Insanların bu değişimlerinin sebeplerinden birisi de şüphesiz sosyal medyadır.
Bu yüzden iletişime her zamankinden daha çok ihtiyaç vardır. Nezaket ve anlayış ise en yüksek değerler olmaya devam ediyorlar. Eski günler tekrar geri gelmeyecek ama geleceği bugünden farklı yapmak toplumların elinde. Bu yüzden sosyal medya kullanımının bilinçlendirilemesi ve sorumluluk sahibi bir şekilde sosyal medya kullanımının teşvik edilmesi gerekiyor.
Çözüme katkı sağlamak için önerimiz sosyal medya için bilinçlenme sağlamak amacıyla ortak bir sosyal medya manifestosu yayınlanması. Yaş sınırlaması olmadan herkesi kapsayacak bir sosyal medya manifestosu toplumsal kurallar zinciri içinde kendine yer bulmalı ve toplumun her kesimine hitap edecek şekilde genişletilmelidir. Bu yeni çağı yakalamak için yapılmalıdır. Toplumsal değişim paradigmasının henüz bilinmeyen bir noktası daha var; sosyal medya çağında doğan çocuklar. Onların sosyal medya ile beraber büyürken nasıl bir gelişim ve değişim kazandığı henüz analiz edilemedi. Yakın zamanda buna tanık olmaya başlayacağız. Internet çağında doğan nesil henüz yeni yeni anlaşılmaya başlanırken yeni bir paradigma ile daha karşı karşıyayız. Bu değişime ayak uydurmak ve normalleştirmek için herkese görev düşmektedir.
Teşekkürler
Tomorrow.
Facebook | Twitter | Instagram | Slack | Kodcular | Editör | Sponsor


