Spinoza’nın Tanrısı

Efe Salihoğlu
Jul 11 · 6 min read
Baruch (Bendictus) Spinoza (1632–1677)

Mercek Yontan Filozof

Baruch Spinoza, 1632 yılında Hollanda’nın Amsterdam şehrinde Yahudi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiş, fakat bir zaman sonra (1656) görüşlerinden dolayı Yahudilikten aforoz edilmiştir. Spinoza da bunun bir sonucu olarak İbranice olan Baruch isminin Latincedeki karşılığı olan Benedictus’u kullanmaya başlamıştır. Onun aforoz edilmesine sebep olan temel görüşü semavî dinlerin aksine Tanrı’nın cennete, farklı bir alemde vesaire olduğunu değil onun bizzat dünyada yer aldığını düşünmesidir. Spinoza için Tanrı doğadır, doğa da Tanrı’dır. Spinoza’nın tanrı inancı bir nevî panteizmdir.

Baruch Spinoza (1632–1677)

Aforoz edilmesinin ardından Spinoza, kendini son derece onurlu ve münzevî bir hayat sürmeye adadı. Bunun ilk göstergelerinden birisi 1673 yılında Heidelberg Üniversitesi’nin profesörlük teklifini geri çevirmesi ve kendi deyimiyle ‘’kendince bir tefekküre dayalı felsefe’’ yapmak amacıyla yalnız kalmayı tercih etmiştir. Spinoza; ev satın almaktan ziyade pansiyonlarda kalmış, o günün gözde ve yeni bir mesleği olan mercek yontma, parlatma işine girerek yaşamını idâme ettirmiştir. Teleskop, mikroskop gibi aletlerin mercekleriyle uğraşmak ve bu yolla para kazanmak onun bağımsız kalmasına ve münzevî bir hayat yaşamasına olanak sağlamıştır. Fakat kuvvetli bir görüşe göre bu mesleğin icrasından kaynaklanan cam tozunun ciğerlerine fazlasıyla zarar vermesi sonucunda 45 yaşında bir akciğer hastalığından ötürü (bazı kaynaklar verem olarak belirtilir) yaşamını kaybetmiştir. En önemli eseri olarak kabul edilen Ethica da 1677 yılında ölümünden sonra yayınlanmıştır.

Spinoza’nın kendi ilkelerini esas alan, tavizsiz ve onurlu addedilebilecek olan bu yaşam anlayışı birçok övgüye mazhar olmuştur. Yakın tarihin ünlü filozof ve matematikçilerinden biri olan Bertrand Russell büyük eseri Batı Felsefesi Tarihi’nin Spinoza başlıklı bölümünde onun için ‘’büyük filozofların en soylusu ve en müşfiki’’ ifadesini kullanmıştır (s.141). Descartes ve Leibniz ile birlikte üç büyük akılcıdan biri olan Spinoza ölümünün ardından birçok filozof, düşünür ve bilim adamını önemli ölçüde etkilemiştir. Goethe, Schopenhauer, Hegel, Nietzsche, Russell, Einstein, George Eliot bunların başında gelen isimlerdir.

-Baruch Spinoza

Spinoza’nın temel eseri Ethica (1677). Kitapta yalnızca etik değil, felsefenin hemen her alanıyla ilgili hususlar yer alır.
Spinoza’nın temel eseri Ethica (1677). Kitapta yalnızca etik değil, felsefenin hemen her alanıyla ilgili hususlar yer alır.
Spinoza’nın temel eseri Ethica’nın 1895 yılına ait bir baskısı (Geometri düzeni ile yazılan eser 1677 yılında filozofun ölümünün ardından yayınlanmıştır. Eserde yalnızca etik değil, felsefenin hemen her alanıyla ilgili hususlar yer almaktadır).

Spinoza’nın Tanrısı

Az evvelki pasajda da belirttiğimiz üzere Spinoza’nın dinî görüşü ve tanrı telakkisi geleneğin tamam dışında olmakla beraber oldukça da radikaldir. Spinoza’nın tanrısı bir yaratıcı olmamakla beraber insanî vasıflara da hâiz değildir. O; insanlara acıma, merhamet, sevgi gibi duygular beslemez. Spinoza’ya göre bu durum semavî dinlerin içine düştüğü en büyük yanlışlardan biridir ve tam olarak bir antropomorfizm örneğidir. Spinoza’ya göre var olan bütün gerçeklikler determinstik bir yasaya bağlıydı ve her şey apaçık öncüllerden hareketle tümdengelim yoluyla açıklanabilirdi. Ona göre özgür irade, tesadüf gibi kavramların var olan bu sistemde herhangi bir yeri yoktur. Çevremizde meydana gelen her olay, var olmuş ve olacak her hareket Tanrı’nın anlaşılması olanaksız olan doğasının bir yansımasıdır.Ona göre tanrı kavramı bu dünyadan ayrı bir varlık olarak düşünülemezdi, bu düşünceyi mantığa ve matematiğe ihanet olarak görmekteydi. Dolayısıyla ona göre tanrı var olan her şeyle birlikte vardır; o, her şeyle eş değerdir. Doğaya karşı gelinmez, o değişmez ve sabit bir düzeni korur; her şey bütünün bir parçasıdır.

Spinoza’nın tanrı anlayışının temel ilkesi gayrîşahsiliktir, onun tanrısı insanî niteliklerden tamamıyla yoksundur; kimseyi cezalandırmaz ve kimseye karşı sempati beslemez. Onun anlayışına göre ‘’Tanrı’yı seven kişi, karşılık olarak Tanrı’nın da onu sevmesi için çabalayamaz.’’dır.

Spinoza’nın Determinzmi:

Yalnızca cahiller geleceği değiştirebileceğini düşünür, olacak olan olur ve gelecek, geçmiş kadar değiştirilemez ölçüde sabittir. Bu yüzden korku ve umut lanetlenir, her ikisi de geleceği belirsiz görmeye dayanır ve dolayısıyla bilgelik eksikliğinden kaynaklanır (Russell, B., Batı Felsefesi Tarihi 3, s.149).

Spinoza’nın ünlü eseri Ethica’nın ilk bölümü de onun tanrı anlayışıyla ilgilidir. Var olan her şey, bir nedenden dolayı var olmalıdır der ve her şeyin birbirine bir sebep-sonuç ilişkisiyle bağlı olduğunu iddia eder. Fakat bu durumun böyle olabilmesi için de Spinoza’nın bir ‘’ilk neden’’e ihtiyacı vardır. O da bunun farkındadır ve bu durumun açıklaması da kitabında önemli bir yer işgal eder. Bu zincirin başında öyle bir kavram yer almalıdır ki öncesiz ve sonrasız olmalı, var olmak için kendinden başka hiçbir sebebe muhtaç olmamalı ve kendi özünün gereği olmalıdır. İşte Spinoza’nın tanrısı tam olarak böyle bir varlıktır. Her şeyin ilk nedenidir, her şeyin özü ve her şeyin altındaki saf varlık yani tözdür. Bu töz, doğası gereği sonsuz ve mükemmeldir.

Mutlak olarak sonsuz bir varlığa, yani sonsuz sıfatları olup başsız ve sonsuz (ezelî) özü bu sonsuz sıfatlarında her biriyle ifade edilmiş olan cevhere Tanrı diyorum (Spinoza, B. Ethica, Tanım VI, s.32).

Bu tanımlamalardan hareketle bakıldığında Spinoza’nın tanrısı semavî dinlerin tanrısıyla uyumlu olarak gözükse de analitik bir incelemeyle aslında hiç de öyle olmadığı görülmektedir. Bunlardan en basiti semavî dinlerin yaratıcı anlayışındaki Tanrı, bazı insanlarla özel iletişime geçmekte, kendisine dua edenlerin duasını kabul etmekte ve onlardan ayrı bir varlık olarak sonsuz mevcudiyetini devam ettirmektedir. Fakat Spinoza’nın tanrı anlayışında böyle bir durum söz konusu değildir. Var olmuş ve olacak her şey Tanrı’nın bir tezahürüdür ve Tanrı onlardan ayrı bir varlık olarak düşünülemez. İnsanlarla iletişime geçemez, onların dualarına cevap vermez ve belli mantıksal ilkelerle düzenlenmiş olan ilkelerin dışına çıkılamaz.

Spinoza’nın tanrı anlayışına katılıp katılmamak tamamen kişisel bir tutumdur. Kendisi her ne kadar mantıksal argümanlarla ve geometrik düzenle görüşlerini sunmaya çalışsa da elbette ki öznel bir ifadeden öteye gidememiştir. Fakat o, gerek etik anlayışıyla gerek siyaset anlayışıyla münhasıran hayatı yaşama şekliyle örnek teşkil eden radikal ve samimi bir filozof olarak tarihteki yerini pek muhkem bir şekilde edinmiştir. Locke’tan evvel ifade özgürlüğünü savunan ilk büyük filozoftur. Herkesin istediği gibi düşünebileceğini ve düşündüğünü söyleyebileceğini belirtmiştir. İnsanlar arasındakiş barışı bozanların da bu özgürlüğe ket vurmaya çalışanlar olduğunu belirtmiştir.

Her şeyin sevgiyle aşılabileceğini söylemiş; karşılıklı nefretin yeni bir nefrete gebe olduğunu, nefretin ancak sevgi ile yok edilebileceğini belirtmiştir. Gerçekten de hayatını buna göre yaşamış, herkesi dinlemiş ve bütün fikirlere saygı göstermiştir. Dolayısıyla kimi felsefe tarihçileri onu ‘’Müşfik Spinoza’’ olarak da tanılmlamıştır. Bizce de Spinoza, felsefe tarihindeki yerini korkusuz, samimi, insancıl, dürüst ve parlak bir zekâ olarak edinmiştir.

Sorgulamanın, akletmenin ve hürriyetin zevkine doyasıya vardığınız bir hayat dileğiyle; saygı, hoşgörü ve bilgi ile kalınız.

Bu yazıyı yazmadan evvel geçmişte yaptığım okumalar ve yararlandığım kaynaklar:

  • Law, S.(2018). Büyük Filozoflar. İstanbul: İnkılâp Kitabevi.
  • Russell, B. (2016). Batı Felsefesi Tarihi 3. Cilt. İstanbul: ALFA.
  • Spinoza, B. (2004) Etika. İstanbul: ALFA.
  • Spinoza, B. (2008) Teolojik-Politik İnceleme. İstanbul: Dost Kitabevi.
  • Spinoza, B. (2008) Tanrıbilimsel Politik İnceleme. İstanbul: Biblos.
  • Spinoza, B. (2019) Aklın Islahı Üzerine Bir İnceleme. İstanbul: Dost Kitabevi.
  • Vorlander, K. (2008). Felsefe Tarihi. İstanbul: İz Yayıncılık.
  • Warburton, N. (2015). Felsefenin Kısa Tarihi. İstanbul: ALFA.
  • Warburton, N. (2015). Felsefeye Giriş. İstanbul: ALFA.

Diğer Yazılarım İçin:

  • ‘’Bir Başka Filozof: Arthur Schopenhauer’’ isimli yazıma buradan ulaşabilirsiniz.
  • ‘’Friedrich Nietzsche: Tanrı’nın Ölümü ve Üst-İnsan (Übermencsh) Felsefesi’’ isimli yazıma buradan ulaşabilirsiniz.
  • ‘’Diyojen’in hocası Antisthenes ve Kinik Okulu’’ hakkındaki kısa yazıma buradan ulaşabilirsiniz.
  • ‘’Sadeliğin, Yalnızlığın Kutsallığı: Diyojen’’ isimli yazıma buradan ulaşabilirsiniz.
  • ‘’‘İdea’lleri Olan Büyük Filozof: Platon’’ isimli yazıma buradan ulaşabilirsiniz.
  • ‘’Eudaimonia: Aristoteles’e Göre Kişisel Mutluluk’’ isimli yazıma buradan ulaşabilirsiniz.
  • ‘’Bir Vâzife Olarak Ahlâk: Immanuel Kant’’ isimli yazıma buradan ulaşabilirsiniz.
  • ‘’Münzevînin Sığınağı: Yalnızlık’’ isimli yazıma buradan ulaşabilirsiniz.
  • ‘’Mutluluk, ‘Benimdir’ Diyenlerindir! — Stoacılık’’ isimli yazıma buradan ulaşabilirsiniz.
  • ‘’Bir Kişilik Ödünlemesi: Irkçılık’’ isimli yazıma buradan ulaşabilirsiniz.
  • ‘’Felsefeye Giriş Yapmak İsteyenlere Naçizane Bir Rehber, Kitap Önerileri’’ isimli yazıma buradan ulaşabilirsiniz.
  • ‘’Jean-Jacques Rousseau: Meczupluk ve Dâhilik Arasında Bir Yaşam — 1'’ isimli yazıma buradan ulaşabilirsiniz.
  • ’Felsefe Ahmaklık Mıdır?’’ isimli yazıma buradan ulaşabilirsiniz.
  • ‘’Aydınlanma Hakkında Bir Deneme: Kant’ın Işığında’’ isimli yazıma buradan ulaşabilirsiniz.

Türkçe Yayın

Düşünce ve fikir hürdür. 'Türkçe Yayın' her düşünce ve fikri duyurmayı amaçlayan özgür blog platformudur.

Efe Salihoğlu

Written by

Felsefesever; bilgiyi yalnızca bilmekten ötürü seven Türkçe işçisi.

Türkçe Yayın

Düşünce ve fikir hürdür. 'Türkçe Yayın' her düşünce ve fikri duyurmayı amaçlayan özgür blog platformudur.

Welcome to a place where words matter. On Medium, smart voices and original ideas take center stage - with no ads in sight. Watch
Follow all the topics you care about, and we’ll deliver the best stories for you to your homepage and inbox. Explore
Get unlimited access to the best stories on Medium — and support writers while you’re at it. Just $5/month. Upgrade