Tekamül

Sanki herkes hayallerine kavuşuyor da sen hep yerinde sayıyorsun değil mi?

Bak bu da daha önceki yazımda bahsettiğim o kötü niyetli cümlelere dahil mesela. “Çok şanssızım.”, “Herkes hayallerine kavuşuyor, ben yerimde sayıyorum.”

2016 Eylülden beri benim için en zor ayları geçiriyorum. Yerinde saymak istemeyen ben, aylardır ultra durağan bir hayat yaşıyor. Evet iş arıyorum, evet aşk da arıyorum ne var yani? Bazen kızıyorum kendime “Her şeye aynı anda sahip olamazsın!” diye. Evet hep noktalı bitmiyor bu kötü niyetli cümleler, bazen ünlemli oluyor, ve kendimi daha da dipte görmemi istiyor. Bu cümleden sonra da “Evet ya kendim için olmasını istedim bir şey seçmeliyim önce. Bir şey. İki değil.”. Aslında bu da temelde kendimize verdiğimiz değeri gösteriyor. O ya da bu her şeye aynı anda sahip olabilir çünkü o şanslı, ben değil.

Böyle inanıyorsan yani tek bir şey seçmeliyim önce diyorsan ve benim gibi kararsız biriysen işimiz gerçekten çok zor. Geçen gece uykularım kaçınca fark ettim bunu. Bir kaç şeyi aynı anda istiyordum çünkü aslında hepsi aynı hayallere çıkıyordu aşağı yukarı. Ve ben benim olmayan her iş ya da aşk için kendimi suçluyordum seçemediğim için. Neden bilmiyorum hep seçmem gerektiğini düşündüm. Hep. Küçükken dua ederken bile, mesela Allah’ım sen şunu şunu koru hep benimle olsunlar derken bile en çok korunmasını istediklerimden en az istediklerime sıraladım. Sanki sıra şaşarsa istediğim olmazmış gibi gelirdi.

Bilinçaltımız çok garip bir yer ve ulaşmanın pek mümkün olmadığı bir yer. Fakat kendine söylediğin kötü niyetli cümleleri fark ettiğin an aslında hayatın boyunca neyi neden kendine çektiğini görebilirsin. Bu bağlantıyı yapınca da aslında ister istemez demek ki o hayatıma çektiğim ve beni hep aynı şekilde üzen insanlar bana bir şey anlatmaya çalışıyormuş diyorsun. Evren bana mesaj veriyor deriz ya bazen, öyle işte.

Tekamül. Bu da kendime söylediklerimi düşünürken aklıma düşen kelime. Sözlük anlamı olgunlaşma, gelişme. Bu da yargılamadan oluyor. Başkalarından önce kendini yargılamadan. Halbuki öyle çok alışmışızdır ki önce kendimizi yargılayıp kendimizi iğnelemeye içten içe. Fark etmeyiz bile. Bir çok insan en çok başkasını yargılıyor görünür fakat bu da aslında içten içe hiç fark etmeden kendini daha çok yargılamasındandır. Hadi kabul et kendini böyle. Kötü cümlelerinle beraber. Sonra onları birer birer fark et. Sevgiyle iyileştir kendini.

“O şanslı, ben değilim” yerine “Ben şanslıyım, doğru zamanda doğru karşılaşmalar yaşıyorum.” de.

“Her şeye aynı anda sahip olamam.” yerine “Ben şanslıyım, istediğim her şey bana geliyor.” de. Şu an elinde olmaması sana gelmediği anlamına gelmiyor çünkü. Bugün kaybettiğin bir aşk, aslında senin hep beklediğine yönlendiriyor. Bugün sahip olamadığın iş, belki de sana harika fırsatlar çıkartacak işe yönlendiriyor.

Sürekli kendimize yaşattığımız döngüyü kırmanın tek yolu bu. Şimdiye kadar her şeyi denedin belki ya da kendine böyle davrandığını ilk kez bu yazıyla fark ettin. Şimdiye kadar denemediğin bir şey dene o zaman. Kötü niyetli cümleleri yok etmek kolay değil, sinsi cümleler onlar çünkü. Ama dene.

Hep beraber deneyelim. Var mısın?