Yeni Bir Adım

Başlangıçları hepimiz severiz. Yeni bir işe yeni bir diyete yeni bir güne. Karar mekanizmamızın kendinden emin olduğu anlarda, heyecanlı bir nefes alıp yapmak istediğimiz eylemin içerisine balıklama dalıyoruz. Çoğu zaman sonunu düşünmediğimiz bu eylem, daha filizlenmeden çöp oluyor. Peki niyetlendiğimiz bu yeni adımların daha bir tanesini bile atmamışken neden tam tersi yöne doğru adım atıyoruz? Çabuk sonuç alma isteğimiz bize bu adımları attıran faktörlerden birimi acaba! Bir çok insan bu yeni adımlarının kararını yoğun bir günün ardından, kafasını koyduğu yumuşak yastığının üzerinde veriyor. Vazgeçmek genetik bir lanet mi? Bu soruyu çokça düşünüyorum ancak yeni bir adım atmayı başarmış insanlara sorulan sorularda, bu adımı atarken ki azimleri ve istekleri vazgeçen insanlardan daha fazla olduğu görülüyor. “Hayal etmek başarmanın yarısıdır.” Sözü sıkça aklıma gelmekte fakat bizde eksik olan nedir peki. Biz hayal edemiyor muyuz veya yeteri kadar isteyemiyor muyuz?

Meşhur Pazartesi günü başlayacağımız o spor veya çok istediğiniz yeni e-ticaret girişiminiz bir şekilde toz oluyor. Hayalinizde dallanıp budaklanan bu adımlar bir türlü gerçek hayatımızda ilerlemiyor. Kendimize olan inancımızı zedelediğimiz bu durum aslında gerçekleşmesi umudu olan bir çok adımında önüne geçmekte. Ayağımızın altında sanki çiviler varmışcasına yürüyemediğimiz bu hayalimizi nasıl gerçeğe dönüştürebiliriz peki? Vazgeçmek kelimesini lugatımızdan kaldırmanın bir çok yolu olduğuna inanıyorum.
Hepimiz aşırı çalışıyoruz en azından çoğunluğumuz. Bu yüzden radikal kararlar almadan önce ufak hedefler ile ilerleyin. Örnek verecek olursak. Youtuber olmadan önce kendi çevrenizdeki insanların sizi izleyip izlemediğini test ederek daha büyük kitlelere ulaşmak için cesaret kazanmış olursunuz. Spor salonuna yazılmak yerine ufak bir spor uygulaması indirerek boş vakitlerinizde evde spor yapmaya başlayın.Böylelikle hem zamandan hemde eğer ki toplum içerisinde vücudunuzu göstermekten çekingenlik duyuyorsanız bunu bir nebze aşmış olacaksınız. Daha sonra alışkanlık kazandığınız taktirde bir spor salonuna gitme ihtiyacı normal olarak doğacaktır.

Kaygılanmak çoğu kez yapmış olduğumuz bir şey. Yeni bir şeye adım atmadan önce sabahı bekleyin. Bir çok insan gece uyurken ertesi gün için yaptığı planı,sabah uyandığında sanki böyle bir durumdan haberi yokmuş ve umursamazmış gibi davranıyor. Bazıları yeni tanıştığı bir insan ile buluşmaktan bile vazgeçiyor. Kendimizce yarattığımız konforlu evrenimizden çıkıp bazen acı çekmemiz ve ufakta olsa rahatsızlık hissetmeliyiz.İnsanın olgunlaşma ve karar mekanizmasının gelişmesini engelleyen bu konfor düşkünlüğü bizim prangalarımız haline gelmekte.
Bir kaç tavsiye o zaman…
Yapılması mümkün olan ve kısa vadeli hedefler ile kendinizi ödüllendirin.
Tasarladığınız hayalinizi benzer işi yapan veya sektörde bulunan tecrübeli insanlara danışın.
Çok heyecanlandınız yatağınızdan kalkın ve hemen bilgisayarınız açarak araştırma yapın. Bu sizin daha çabuk tatmin olmanızı ve uykunuza geri dönmenizi sağlayacaktır.
Not alın. Sizi yatakta döndüren bu hayalinizin her detayını not alın. Böylelikle sabah uyandığınızda kritik şeyleri unutmamış olursunuz.
Kendinize bir motivasyon edinin,ilerlemek daha kolay olacaktır.

