Yeniden Doğdum!

Merhaba arkadaşlar,

Uzun zamandır parmaklarım piyanom bellediğim klavyemde şarkı çalmıyordu. Bir hayli yorgundum biraz kitap okur uyurum diye düşünürken içimdeki yazma ateşine karşı koyamadım ve kendimi burada buldum. Peki neydi beni yazmaya iten? Uykum ve kitabım bir hayli güzelken(Kitabım Bülbülü Öldürmek) Üretim! evet üretim arkadaşlar bugün uzun zamandan sonra ilk defa kendimi ülkesine karşı bir şeyler üretebilen faydalı bir birey olarak gördüm. Ne yaptım? Bir site kodladım, yaklaşık 10 saat süren çalışmanın sonunda ortaya bir ürün çıkmıştı. Beni emek verip yazmaya iten neydi? Öncelikle size bundan bahsetmek istiyorum…

Gezip görmeyi bir hayli seven biriyim, yeni yerler görüp yeni insanlar keşfetmek bu hayatta pek sevdiğim şeylerden. Üniversite birinci yılım… Yepyeni bir şehir, yepyeni insanlar, eh bu insanlar kafa yapına uyduğu zaman tadından yenmiyor haliyle. Kendim gibi yeni dünyalar keşfetmeyi seven üç arkadaşımla vakit ve para buldukça şehir şehir geziyoruz ilk yılımızdan beri. Vakit genellikle oluyor ya para? Öğrenci olunca çok fazla olmuyor tabii ki. İçimdeki yazma ateşinin yanında gezme ateşine de karşı koyamıyor ve başka şehirlere gidebilmek için alternatifler arıyordum, birçok işte çalıştım… Bir gün garson oldum bardak kırdım, bir gün palyaço olup yüz boyadım. Hostes, maskot oldum. Hayırlı Cumalar abi diyerek broşür dağıttım. Bir hafta çalışınca yeterli sermayeyi ve çantayı kapıp kendimi kalabalığın içine attım. Gözlerimi kapadım kör gibi yürüdüm çıktım sokağın ortasına bağıra bağıra şarkımı söyledim.

Ta ki…

Bir gün yazılımcı bir arkadaşım uzak bir şehirden beni görmeye geldi, yanıma gelebilmek için bir iş yaptığını tüm gece uyumadığını söyledi. Bir gece uyumamıştı… Yalnızca bir gece uyumamış zihnini ve parmaklarını kullanmıştı. Bu cümle benim kırılma noktalarımdan biri oldu. Ne demekti uyumadım iş aldım geldim? Mac açıldı… “Bir dakika lütfen yaptığım uygulamayı kontrol ediyorum.” Hahaha ağzım bir karış açık vay canına! diyerek onu izledim. Herhalde uzaylı görsem böyle heyecanlanırdım. Kıskanmadım fakat hasetlik ettim. İyi ki ettim! ne için Hasetlik? https://www.youtube.com/watch?v=lWNQ_h6cjfM O an bir yıl boyunca beden işçisi olarak çalıştığımı fark ettim. Bilişimle alakalı bir bölüm okuyordum, elbet aklımla da çalışabilirdim. İlk hedefimi belirledim, artık beden işçisi olmayacaktım!

Hedefi belirledikten sonra sıra zihni çalıştırıp birikim yapmaktaydı… Alanı seçtim hedefi koydum. Bu yaz bir web sitesi yapıp satacaktım! Hemen kendime yatırım yapmaya başladım, videolar izledim derslere katıldım. Ufak ufak alıştırmalar yaptım. 2. sınıfım bitiyordu okulumun bitmesine bir ay kalmış bir ay sonra yaşadığım şehre geri dönmüş olacaktım. Peki ya döndüğümde ne olacaktı? Elbet evde oturup zihni boşa harcayamazdım. Web tasarım ofislerine mail attım, bazı bilmediğim konuları bir ayda temel seviye tutabilirim diyerek öz geçmişime yazmış olabilirim… (Üzgünüm JavaScript) Birkaç mailleşme sonunda “Gönüllü Stajyerliğim” kabul edildi. Görüşmeye davet edildim, Balıkesir’e döndüm görüştüm ve başladım.

Üçüncü yani sizlere bu satırları yazdığım gün… İlk web sitemi yazdım, sabah işe gittim ve patronum “Bugün bir web sitesi yapacaksın Büşra” dedi oysa benim karnım açtı, patatesli poğaçamı hüplettikten sonra işe koyuldum. Akşama doğru son dokunuşları yaptım ve işte site karşımda bütünüyle duruyordu. Her bir parçasını zevkle izledim… Başarmıştım hedefimi gerçekleştirmiş bir şeyler üretip türetebilmiştim. Lütfen sevincimi ve heyecanımı mazur görün, üretim ve türetimin reklamını yapıyorum hem de bir hayli mutlu olarak!

Yazmaya başladığım an kendimi durduramaz ve böyle satırlarca yazarım, buraya kadar okumuş olup hala okumaya devam eden arkadaşlara ayrıca teşekkür ediyorum. Ben bugün bir şey ürettim! Bugün bir şey ürettim! Ürettim! Yahu ne büyük mutluluk. Lütfen bir kez olsun bu hazzın tadına varın. Bir şeyler söyleyin bir şeyler okuyun bir şeyler çizin. Tüketin fakat bilgiyi tüketin. Ne olur doymayın. Bilginin Saksağanı olduğum bu dünyada üretim ve türetim benim için bülbül gibidir.

“İstediğin kadar saksağanı vur vurabilirsen ama unutma bülbülü öldürmek günahtır” Harper Lee.

  • Sevgiyle Kalın

Sponsor | Podcast| Slack | Facebook | Twitter | Instagram | Kodcular

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.