Zamana Ağıt

Ferhat Yalcın
Jun 24 · 2 min read

“Uçuruma uzun süre gözlerini dikersen o da senin içini görür.” Friedrich Nietzsche.

Zamanımız sınırlı ve sürekli azalıyor. Kendi hayatımızı, kararlarımız ve kaderimizi elimizde tuttuğumuzu söylesek bile bunun böyle olmadığını biliyoruz. İçten içe kendini tekrar eden bir süreç var. Bu sadece bireyin kendisi ile sınırlı değil, çevresi ve etrafını saran alan ile devam eden ve sonsuz bir kurgunun sonucu. Böylesine bir hayatta bireysel karar almak ve özgürlükten bahsetmek keyifli ve ilham verici bile olsa aslında biliyoruz ki hiç öyle değil.

Kendi başınıza yapabileceklerinizin, düşünebileceklerimizin limitleri belli. Ve genellikle birbirini tekrar eden ve kıramadığımız bir döngü içindeyiz. Aynı şeyleri farklı şekillerde konuşuyor ve aynı şeyleri farklı adlandırıyoruz.

“Her şey gelip geçer, o yüzden her şey gelip geçmeye layıktır!” Friedrich Nietzsche

Hepimiz zamanımızın sınırlı olduğunu bilirken ve hayatımızın sürekli olarak tükendiğini farketmeyecek ve kendi kendimizi inandıracak hikayeler anlatıyoruz. Günümüzü daha kolay yaşanabilir yapmak adına ve aslında hayatımızı anlamsızlaştıran konuları düşünerek hayatımızı geçiriyoruz.

Sosyal medya, televizyon, gündem, iş hayatı, gelecek endişeleri, bilinmeyen korkular, bugün ne yapsak telaşı, tatilde bir yere gitmeyecek miyiz soruları ile daha da çevrelenir modern hayatlarımız. Birbirini takip eden rejimler, yeni beslenme çözümleri, spor, kendini tekrar eden sorunlar, çevresel ve ailesel problemlerle giderek büyüyen bir döngü halini alsa bile aslında bir derinlik taşımaz.Bunlar nereye ilerlediği belli olan yolculuğumuzun yol arkadaşlarıdır.

Zaman herşeyin sahibidir ve her zaman öyle olacaktır. Geçen zaman değildir, başlangıcını ve sonunu bilmesek bile milyar yıllara zaman herşeye egemendir. Ve böyle olmaya devam edecektir. Yaşlananın, vakti azalanın ve sürekli kayıplar verenin zaman değil, kendimiz olduğunu anlamamız gerekiyor.

Hepimiz gerçekte ne yapmamız gerektiğini çok iyi biliyoruz; şimdiyi yaşamak. Şimdiyi yaşamanın bir çok farklı hali vardır. Güneşin yüzünüze vurması, bir kitabı doyarak okumak, rüzgarın saçlarınızı havalandırması, güzel bir yemeği kefiyle yemek… Benim için ise uyumak. Bir çocuk gibi uyumak, hayal kurmak ve rüya görmek. Evet en çok istediklerim bunlar. Zamanımız sınırlı, böyle bir dünyada hayaller ve rüyalar olmadan nasıl bir hayat beklerdi ki bizi?

“Hiçbir şey düşleriniz kadar size ait değildir.” Friedrich Nietzsche.

Teşekkürler
Ferhat Yalçın
Founder at Tomorrow

Facebook | Twitter | Instagram | Slack | Kodcular | Editör | Sponsor

Türkçe Yayın

Düşünce ve fikir hürdür. 'Türkçe Yayın' her düşünce ve fikri duyurmayı amaçlayan özgür blog platformudur.

Ferhat Yalcın

Written by

Dijital Stratejist, Danışman, Girişimcilik Uzmanı, İçerik Üreticisi, Dijital Dönüşüm Profesyoneli. ferhatyalcin@tomorrow.com.tr

Türkçe Yayın

Düşünce ve fikir hürdür. 'Türkçe Yayın' her düşünce ve fikri duyurmayı amaçlayan özgür blog platformudur.