Redesign Projelerinde Kullanıcı Deneyimini İyileştirme Süreci

Öncelikle şunu söylemeliyim, kullanacağınız metodolojiler, araçlar veyahut tekniklerin tamamı vazgeçilmez, olmazsa olmaz şeyler değildir. Sorunu doğru tespit ettikten sonra neyi nasıl kullanarak çözdüğünüzün pek bir önemi yoktur.

Sürekli olarak kullanıcı deneyimini iyileştirmeye yönelik işler üzerinde çalıştığımı söyleyemeyeceğim. Ekip olarak tek odak noktamız tasarım değil. Daha çok bir ürünün sıfırdan hayata geçiş süreçlerinde rol oynuyoruz. Ki bu da bizi daha zorlu bir challange’a sokuyor. Hiç bilmediğimiz mecralarda, hiç tanımadığımız kullanıcı profillerine tasarımlar yapmak durumunda kalabiliyoruz. Bu da bizi daha çok araştırmaya, daha çok soruşturmaya mecbur kılıyor. Yine de son zamanlarda artan tasarım geliştirme odaklı işlerimizdeki süreçlerden edindiğimiz naçizane tecrübelerimizi bu yazıda derliyor olacağım.

1- Problemin Tanımlanması

Tasarım ekibimizin iş planına bir iş girdiği andan itibaren önceliğimiz müşterinin bizden özellikle neyi beklediğini, kafasındaki sorunun ne olduğunu, sonuçta neyi hedeflediğini yüzüstü dahi olsa öğrenmeye çalışmak. Tabiki müşteri size “alın bu sorun, bu da çözüm yolu” diyerek gelmeyecektir. Zaten size sorunları tespit edin ve çözün diye para ödediğini unutmamalıyız.

Fakat şu da bir gerçek ki, ne kadar analizler yapsakta, ne kadar araştırmalar, testler yapsakta yıllarını projesine, bulunduğu pazara ve kullanıcılarına vermiş insanlardan daha hakim olamayız. Haliyle aslında burada müşteriyle içli dışlı olmamızın sebebi hem onu tasarım sürecine dahil ederek onun da iyileştirme sürecine kendi bilgi ve deneyimleriyle katkıda bulunmasını sağlamak hem de son kullanıcıdan müşteriye gelen geri dönüşleri dinleyip sorunun tanımlanmasında kolaylık sağlamak.

2- Problemle İlgili Verilerin Toplanması

Problemin tanımlanması yapıldıktan sonra sıra probleme ilişkin tüm verilerin toplanmasına gelir. Bu aşamada probleme ilişkin tüm girdiler, girdiler üzerinde yapılan işlemler, işlemlerden sonra elde edilen çıktılar belirlenir.

Bu aşamada direkt olarak son kullanıcı ile temas halinde olmalıyız. Onları izlemeli, neyi yapamadıklarını bilmeli, gerekirse bir teste tâbi tutmalıyız.

Bir marketplace projesinin ödeme süreci funnel örneği.
Aynı marketplace projesinin “kayıt ol formu” istatistikleri

Hangi aracı, hangi metadolojiyi kullandığımızın bir önemi bana kalırsa yok. Sorunu doğru tespit edebiliyorsak, gerisi teferruat. Biz kullanıcıların izlediği funnelları gözlemleyebilmek, nerelerde sorun yaşadıklarını tespit edebilmek için Hotjar’ı büyük oranda kullanıyoruz. Bazen uzaktan gözlemler dışında testlere tâbi tutmakta gerekebiliyor, bu gibi durumlarda gerek sahaya inip direkt olarak canlı testler yapıyoruz gerekse büyük oranda tester kapasitesi ile çeşitli test imkanları sunan UsabilityHub ile çalışıyoruz. UsabilityHub hakkında daha detaylı bilgiyi “Ekrem Elmas” ile yaptığımız podcastimizde bulabilirsiniz.

3- Problemin Olası Çözümlerinin Belirlenmesi

Burası bir UX tasarımcının hünerlerini sergilediği aşamadır aslında. Bu aşamada çözüm üretebilme yeteneği ve tecrübenin de desteğiyle birden fazla çözüm yolu geliştirilebilir.

4- Üretilen Çözümlerin Uyarlanması

Ürettiğimiz çözüm alternatiflerinin arasından gerektiğinde kullanıcı testlerini kullanarak en uygun olanını seçip tasarım aşamasına geçilir.

Tabiki kullanıcının yaşadığı deneyime sadece UX tasarımların değil, bir o kadar da UI tasarımlarında etkisi vardır. Bu birazcık problemin tespit edilip, çözülme sürecine kabataslak bir bakış yazısı oldu. Bunun bir benzerini de UI tasarımlar için yazacağım. Yani “UI Tasarımın Kullanıcı Deneyimine Etkisi Nedir?” temalı bir yazı olacak.

Ayrıca, yazdığım yazılarda tamamen kendi tasarım süreçlerimi nasıl yönettiğimi ve naçizane kendi tecrübelerimi ele alıyorum. Başka tasarımcıların ve başka productların tasarım süreçlerini nasıl yönettiğini ise “TalkCast Design” adlı podcast serimde sizler ile buluşturmaya çalışıyorum.

Her hafta çarşamba günü yeni bölümler ile görüşmek üzere! Esen kalın. 🤙