Başakta Karanlık Ay / 09.09.18

Bir heyecan beklediğimiz sonbahar geldi çattı!
Hasatın temsilcisi olan Başak burcunda gerçekleşecek olan bu karanlık ay 9 Eylül günü ülke saati ile 21.02'den itibaren etkisini göstermeye başlayacak.
Yakın zamanda Neptün’ün Güneş’e yaptığı karşıt açıdan dolayı pek çok konuda normalden daha fazla çıkmaza düşmüş, zihnimiz bulanmış bir halde olabiliriz. Bu karanlık ay ile birlikte şu an bulunuduğumuz noktadan ileriye doğru çizilmiş olan yolu daha net bir şekilde görmeye başlayacağız; kişisel aldatmacalar, söylenen yalanlar ve neyi ne kadar doğru bir şekilde yaptığımız konusunda kişisel bir irdeleme süreci içerisine gireceğiz gibi duruyor.
Son zamanlarda hissedilen “aynı yerde dönüp durma” hissinin yavaş yavaş bizi terk etmeye başlayacağının müjdesi ile başlayalım bu karanlık ayın bizlere getireceklerine.

Karanlık ayın enerjisel olarak bizleri nasıl etkileyeceğini biraz daha iyi anlayabilmek açısından Başak burcunun özelliklerine sevgili Barış İlhan’ın sözleriyle bir göz atalım:
Bu burcun temel konusu; kendini keşfedip, hatalarını düzelterek kusursuzlaşmaya çalışmaktır, böylece kendi yeteneklerini geliştirerek bunu etrafındakilere sunabilir. Arketipi eski resimlerde, kucağında bir çocuk oturan ve elinde bir demet buğday başağı olan bir kadın olarak resmedilmektedir, verimliliğin sembolü olduğu için her türlü hasat, üretim ve bunları üretmek için gereken çalışma bu burçla ilişkilendirilir. Resimdeki bakire, saflık, bozulmazlık (uzaklık) anlamına gelmekte, kucaktaki çocuk ise annelik potansiyelini -yani üre(r)meyi sembolize etmektedir.
Başak burcu, zihinsel değerleri için gerçekleri toplar, hazmeder ve birbiriyle ilşkilendirir. Asıl amacı sadece kendi için değil, etrafındakiler için de mükemmelliğe ulaşmaktır. Ama bu çok zor bir hedeftir, bu yolda çabalarken kişi bazen bu standartların güçlüğü karşısında tükenip, ezilebilir. Bu kendindeki hataları tespit etmekten çıkıp, kendi ile uğraşmaya, kendini suçlayıp nefret etmeye dönüştüğünde yıkıcı bir eylem halini alırbunun sonucunda ise, yükseklik kompleksi olarak kendini gösteren aşağılık kompleksi görülebilir. Bu iç sesin kuvveti kişiyi kendinden nefret etmeye götürebilir.
Tekrar eden bir döngünün içinde sıkışan bizlerin bu döngüden kurtulmak için Başak’ın mükemmelliyetçi enerjisine sarılmaması gerekiyor. Hasat için acele etmemeli. Doğada hiçbir şey aynı kalmaz, biz de öyle. Aksine dair şeylerle yüzleşsek de değişimin her zaman doğru anda hayatımızın içinde aktif olacağını hatırlamalı ve ona göre adımlar atmalı.
Değişimden bahsedildiğinde hayatımızda büyük yansımalar ararız. Değişimi büyük şeylerde aramaktan ziyade daha basit, burun ucundaki ayrıntılara bakmak daha kolay değil mi; örneğin bir saç değişimi, ev içerisindeki bir eşyanın değişimi.
Zihin-beden-ruh üçlüsü arasında bir sıfırlanma olabilir. Üçü arasında nasıl bir denge sağlanıyor? Bir gözden geçirme vakti. Düşülen en büyük hata bir bireyin spiritual gelişimi ile maddi dünyayı ayrı tutması. Oysa her iki taraftaki gelişim birbirleri ile içe içe gerçekleşir.
Sosyal düzlemde ise özellikle ilişkiler bazında içe atılan her ne varsa dışa vurmak için doğru bir zaman lakin egosal tuzaklara dikkat etmek de fayda var.
Hasat edilmesi gereken duygu ve fiziksel ihtiyaçlar neler? Bu karanlık ayın en önemli mesajı bu: Bireysel düzeyde ihtiyaçları gösden geçirmek.
Her şeyin bütünün hayrına olması niyetiyle,
Hakikat orada bir yerde.

