Kapak Görseli: Vigg

Sözlük: Yanlış bilginin en yaygın 7 türü

Mehmet Atakan Foça
Mar 1 · 14 min read

2016’da ABD’de gerçekleşen başkanlık seçimlerinden bu yana medya sektörü başta olmak üzere pek çok alanda tartışmaya açılan hakikat ötesi (post-truth) ve yalan haber (fake news) kavramları, günden güne gücünü yitirdi. Pek çok araştırmacı bu kavramların politikacıların eline geçmesiyle anlamını kaybettiğinden bahsederken, bazı araştırmacılar da yeni kavram setleri önererek tartışmayı derinleştirmeye çalıştı. Bilgi düzensizliği olarak yeniden adlandırılmaya çalışılan sorun alanına dair Teyit ekibinden Sinan Silsüpür’ün hazırlamış olduğu bu içgörü yazısı, tartışmaların nasıl evrildiği konusunda fikir verebilir.

Yanlış bilgi konusunda çalışmalar yapan First Draft, geçen sene yeni kavramlarla sorunu tekrar tartışmaya açmak ve meselenin “fake news” tanımının ötesindeki yüzlerini de gösterebilmek için bir infografik yayımladı. Bu infografik, sahte içeriklerin nasıl farklı türlerde ortaya çıktığını anlatabilmeyi amaçlıyordu. Teyit olarak yanlış bilgiyle mücadelede geçirdiğimiz yaklaşık üç sene elimizde pek çok örnek ve vaka birikmesini sağlayarak bu tanımların Türkçe karşılıklarının içini doldurabilmemize imkan tanıyor.

Bu listeyle amaçlanan fake news ya da yalan haber olarak genelleştirilerek tanımlanan sorunun aslında pek çok farklı alt türü bulunduğunu gösterebilmek. “Yalan” kelimesi, yalanın belli bir gerçeği gizlemek amacıyla ve bilinçli şekilde söyleneceği varsayımını içinde barındırıyor. Bu listede, meseleyi özetlemek için kullanılan “yalan haber” kavramının pek çok yanlış bilgi türü içinde yalnızca birkaç tanesine temas ettiğini fark edeceksiniz. Yazı boyunca kullanılan “yanlış bilgi” ifadesi, “yalan haber” kavramına kıyasla ve “yanılma” kökünden gelmenin verdiği güçle, ardındaki niyet konusunda daha nötr bir tanım. Diğer yandan bilginin bir formu olarak haber kavramı da sınırlayıcı. Sahte içeriklerin pek çoğunun haber formunda olmaktan öte, caps, ekran görüntüsü ya da WhatsApp mesajı formatına girebildiğine şahit oluyoruz.

Yanlış bilgiyi, üretimindeki (propaganda, provokasyon, troll veya sadece yalan gibi) kötü niyete ya da (bilişsel yanlılıklar, basit hatalar, eğlence gibi) kötü niyetin olmayışına bakarak da tasnif etmek mümkün olabilirdi. Ancak internette sahte bir içeriği üretip yayan aktörlerin taşıdığı özelliklerin her zaman büyük bir kesinlikle ortaya konulamaması veya aktörlerin kılık değiştirerek farklı politik maskeler takması (asimetrik propaganda örneklerinde olduğu gibi); türleri belirlemede yanıltıcı olabilir. Bu nedenle, yazıda belirtilen kavramların tümü, üretimlerindeki niyetten bağımsız olarak okunmalıdır. Yani burada maddelenen türler siyasi partilerin troll grupları tarafından propaganda amacıyla kullanılıyor olabileceği gibi emekli bir öğretmen tarafından WhatsApp gruplarında eğlence amacıyla da paylaşılıyor olabilir.

1) Manipülasyon

First Draft’a göre manipulated content yani manipüle edilmiş içerik şu anlama geliyor: “Gerçek bir bilgi ya da görüntünün kandırma amacıyla manipüle edilmesi.”

TDK manipülasyonu üç farklı şekilde tanımlıyor. Psikolojideki “Yönlendirme” ile ekonomideki “Varlıkları yapıcı, açıklayıcı ve yararlı bir biçimde kullanma işi” tanımları bir kenara, bizim bir yanlış bilgi türü olarak manipülasyonu ifade etmek için kullanacağımız TDK tanımı şöyle: “Seçme, ekleme ve çıkarma yoluyla bilgileri değiştirme.”

Bugüne dek yanlış olduğunu tespit ettiğimiz şüpheli bilgiler arasında gerçek görsellerin montajlanarak, videoların orijinal kopyalarındaki bazı sahnelerin kesilerek farklı anlatımlar içinde sunulduğuna pek çok kez şahit olduk. Öyle ki, manipülasyon uzun zamandır internet lûgatında, Adobe’nin görsel düzenleme programı Photoshop’a atıfla, “şopla(n)mak” veya “fotoşopla(n)mak” olarak anılıyor. Yalnızca görseller üzerinde yapılan oynamaları işaret eden “şop” tanımının ötesinde manipülasyon, bir bilginin içinden belli parçaların eksiltilmesi ya da bir bilgiye gerçekte olmayan parçaların eklenmesini de ifade etmekte bize yardımcı olabilir.

Manipülasyon akademik kaynaklarda genellikle propaganda ile yan yana anılsa da, yazının girişinde anlatılmaya çalışıldığı gibi, sözgelimi bir fotoğrafın montajlanarak sosyal medya platformlarında paylaşılmasının ardındaki tek motivasyon bu olmayabilir.

Aşağıdaki iki örneği ele alalım. CHP, HDP ve İYİ Parti’nin logolarının yer aldığı, bu üç partinin tek bir adayda uzlaştığı iddiasıyla paylaşılan montajlanmış fotoğraf, propaganda amaçlı manipülasyon için iyi bir örnek. Bu yanlış bilginin üretilmesindeki motivasyonun İYİ Parti ve CHP’nin 2019 yerel seçimleri için HDP ile ittifak yaptığı varsayımına gönderme yaptığını söylemek yanlış olmaz.

Diğer yandan, bir aslanı fil ile birlikte yürürken gösterdiği söylenen fotoğraf ise Kruger Milli Parkı’nın 1 Nisan’da şaka amaçlı montajladığı bir görüntü. Yine manipülasyon sınıfında ancak bu defa propaganda ile ilişkili değil.

Manipülasyonun her zaman görüntünün üzerine eklemelerin yapıldığı, fotoğraftaki objelerin veya kişilerin değiştirildiği bir tür olmadığını açıklayabilmek için farklı bir örneği ele alalım. Videoda Necmettin Erbakan’ın konuşması sırasında “CHP’ye aldanıp kuyruğuna yapışma” dediği iddia ediliyor, Erbakan’ın böylece kendisini dinleyenleri CHP’ye karşı uyardığı iddia ediliyordu. Oysa videonun bir saniyeden daha kısa bir süresinin kesilmesiyle ortaya çıkan bu alıntının aslı şöyleydi: “Ey kasketli adam. Beni iyi dinle! CHP’ye aldanıp da AKP’nin kuyruğuna yapışma” Yani Erbakan aslında, kendisini dinleyenleri AKP’ye karşı uyarırken, CHP’ye de dikkat çekiyordu. Videodaki manipülasyon Erbakan’ın cümlelerindeki anlamın ortadan kalkmasına, gerçeğin sapmasına sebep olmuştu.

Bu örnekten de görülebileceği gibi yanlış bilgiyi açıklamak için tek bir tanım yetersiz kalabilir. Manipülasyon kavramının Erbakan’ın kırpılan videosu için geçerli bir anlatım olduğu söylenebilirse de bu yanlış bilginin, anlamdaki kayma nedeniyle çarpıtma özellikleri taşıdığını da vurgulamak gerek.

2) Çarpıtma

First Draft’ın infografiğinde çarpıtılmış içeriğe karşılık gelen misleading content “Bir kişi ya da olaya dair anlatı kurgulamak için bilginin çarpıtılmış kullanımı” olarak tanımlanıyor. TDK’da çarpıtmak sözcüğü için belirtilen “Yanlışa ve kötü duruma götürmek” ve “Gerçek anlamından saptırmak” anlamları tek başlarına kullanılmak için yeterli değil ancak bizim için yol gösterici. Bu iki anlam içerisinde “kötü durum” tanımlamasının yoruma açık bir ifade olduğunu gözeterek yanlış bilgi tasnifinde kullanmamanın daha doğru olacağı kanaatindeyiz. Bir yanlış bilgi türü olarak çarpıtmayı “Gerçek anlamından saptırarak yanlışa sürükleme/yönlendirme” olarak tanımlamakta sakınca yok. Çarpıtma kavramı bu haliyle, First Draft’ın tanımına benzer şekilde, başlangıçta doğru olan ancak çarpıtıldığı için yanlışa sürükleyen bir bilgi türünü anlatmaya hazır hale geliyor. Diğer yandan First Draft’ın tanımındaki “bir kişi ya da olaya dair anlatı kurgulama” amacının altını çizmek önemli. Çarpıtılmış içeriğin başlangıçtaki anlamı yok ederek, yeni bir anlatı kurguladığı ve bu anlamın okuru yanlışa sürüklediğini ya da yanlış yönlendirdiğini söyleyebiliriz.

2017’nin Nisan ayında yapılan Anayasa değişikliği referandumuna sayılı günler kala dolaşıma giren şüpheli içerik; oy pusulasında “Tercih” mührünün “Hayır” kelimesinin üzerine gelmesi halinde oyların geçersiz sayılacağını iddia ediyordu. İşin aslı, mührün kullanımı sırasında dikkat edilmezse oyun geçersiz sayılmasına yol açabilecek pek çok kural bulunsa da “Tercih” yazısı ile “Hayır” yazısının üst üste gelmesi durumunun bu kurallar arasında sayılmamasıydı. İddia, oyun geçersiz sayılabileceği durumları çarpıtarak yeni bir anlatı ortaya koymuş ve pek çok insanı bu yanlış bilgiye inandırmayı başarmıştı. Kötü niyetli olmayan, yanlış anlamadan kaynaklı bir sahte içerik olduğu söylenebilirse de bu iddianın oy kullanma davranışını etkileme potansiyeli taşıdığını vurgulamakta fayda var.

Fethullah Gülen’in merkezinde yer aldığı aşağıdaki fotoğraf karesinde, boynu bükük, el pençe divan duran kaftanlı kişinin Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank olduğu iddia edildi. Araştırmalarımız, fotoğrafın manipüle edilmediğini gösterdi. Ancak fotoğraftaki kişi iddia edildiği gibi Mustafa Varank da değildi. Vural Arısoy isimli tiyatro oyuncusuna ait gerçek fotoğraf Varank’a dair yeni bir anlatı kurgulanmak üzere çarpıtılarak paylaşılmıştı. Bu yanlış bilgi, Mustafa Varank ile Fethullah Gülen arasında bir bağlantı olduğuna vurgu yaparak, AK Parti ile FETÖ arasındaki ilişkilere dikkat çekme motivasyonu taşıyor, kurmak istediği anlatıyı çarpıtma yoluyla ortaya koyuyordu.

Benzer başka bir örneği Semih Özakça’nın DHKP-C kampında fotoğraf çekildiği iddiasında da görmek mümkün. Fotoğrafta işaretlenen kişinin, Mustafa Varank örneğinde olduğu gibi, benzerlik üzerinden Semih Özakça olduğu belirtiliyordu. Aslında fotoğraftaki kişi DHKP-C’li Kenan Günyel’di. Varank örneğinden farklı olarak dikkat edilmesi gereken nokta, bu iddianın birden fazla tür ile tanımlanabiliyor oluşu. Çünkü, Kenan Günyel’in fotoğrafı Semih Özakça’yla daha net bir benzerlik kurulabilmesi için montajlanmış yani manipüle edilmişti. Semih Özakça’nın burnu, Kenan Günyel’inkine bir fotoğraf düzenleme aracıyla yapıştırılmıştı.

Görüldüğü gibi bu yazıda anlatılan türler arasında keskin çizgiler yok. Birbiri arasında geçişler barındıran, kimi zaman bir yanlış bilgide birden fazla türü barındıran örneklerle karşılaşmak mümkün. Son bir örnekle, türlerin nasıl iç içe geçebileceğini netleştirelim.

2018’in ilk aylarında Adana’da S.K. isimli şahsın bir kız çocuğuna tecavüz etmek isterken suçüstü yakalandığı haber sitelerinde yer bulmuştu. Haberlerin üstünden çok geçmeden kız çocuğunun öldüğü bilgisi yayıldı. Ancak bu, gerçek bir bilginin yeni bir anlatı kurgulanmak üzere çarpıtılmış, doğru olmayan versiyonuydu. Diğer örneklerden farklı olarak, bu çarpıtılmış bilgi ile bir de cenaze fotoğrafı kullanılıyordu. Fotoğrafın küçük bir çocuğun cenaze namazından olduğu, manipüle edilmediği açıktı. Fakat çarpıtılan hikayeye değil, 2016 yılında Gaziantep’te kına gecesinde düzenlenen canlı bomba saldırısında hayatını kaybeden üç aylık bebek Şehriban Nurbay’ın cenazesine ait bir fotoğraftı. Yani fotoğraf ile anlatı arasında bir hatalı ilişkilendirme mevcuttu.

Burhan Kuzu 2017’de attığı bir tweette şu ifadeleri kullandı: “24 Nisan 1920, Meclis Başkanı seçimi; Celalettin Arif 109, Atatürk 110 oy almış. Bir oy ile seçilmiş; fakat tartışma hiç yok.” Araştırmalarımız sonucu oy kullanan 120 milletvekilinden Atatürk’ün reisievvel — meclis başkanlığı adaylığı için 110 oy, Celalettin Arif’in reisisani — ikinci başkanlık adaylığı için 109 oy aldığını bulduk. Yani Celalettin Arif ile Mustafa Kemal Atatürk aynı unvan için yarışmıyor, farklı adaylıklar için farklı oylamalar sonucu seçiliyorlardı. Sizce bu yanlış bilgi, bilginin bir parçasının eksiltilmesi nedeniyle manipülasyon olarak mı, yoksa yeni bir anlatı kurgulamak üzere gerçeğin saptırılması nedeniyle çarpıtma olarak mı düşünülmeli?

Sizce bu yanlış bilgi bir çarpıtma mı yoksa manipülasyon mu? Aşağıdaki linke tıklayarak ankete katılabilirsiniz.

3) Hatalı ilişkilendirme

Hatalı ilişkilendirme internette pek çok kullanıcının aşina olduğu bir yanlış bilgi türü. Kimi zaman yaşananları olduğundan daha abartılı göstermek için, kimi zaman olaylara dair elde görsel bir materyal bulunmadığı durumlarda (stok ya da arşiv görüntüleri vasıtasıyla) kimi zamansa uydurma ya da çarpıtma amaçlı üretilen içeriklere uygun bulunduğu için kullanılan bir tür.

Yanlış bilgi türü olarak hatalı ilişkilendirmeı; bir olayı gösterdiği ya da anlattığı iddiasıyla ilişkilendirilen fotoğraf, video, alıntı ya da haber başlığının başka bir olaya ait olduğu durumları ifade ediyor. Stok ya da arşiv görüntüsü olduğu ifade edilmedikçe, kullanıcının olay ile ilişkili olduğunu düşünmesine neden olabilecek kullanımlar hatalı ilişkilendirme olarak tanımlanabilir.

Hatalı ilişkilendirmenin yaşandığı durumlarda, kullanılan fotoğraf da anlatılan hikaye de tamamen gerçek olabilir. Fotoğraf manipüle edilmemiş, hikaye çarpıtılmamıştır. Ancak bu ikisi arasındaki ilişki gerçek değilse, bağlantının yanlış bilgiye sebep olduğunu söylemek gerekir.

Türkiye’nin çok yakından takip ettiği ve Teyit takipçilerine de yabancı gelmeyecek örneklere Arakan Müslümanlarının yaşadığı zor zamanlar sırasında çokça denk geldik. Myanmar’daki Müslüman azınlık ile Myanmar Ordusu arasındaki gerginlik Ağustos 2017’de had safhaya ulaşmış, yüzlerce Arakanlı yaşadığı yeri terk etmek zorunda bırakılmıştı. Müslümanların yerlerinden edilmesi, kötü muameleye maruz bırakılması Uluslararası Af Örgütü gibi organizasyonlar tarafından teyit edilmiş olsa da, Müslümanların yaşadığı zulmü gösterdiği iddiasıyla paylaşılan fotoğrafların çoğu olaylarla ilişkili değildi. Çin’deki bir depremin ardından, Demokratik Kongo Cumhuriyeti’ndeki bir kazadan sonra veya 1994’teki Ruanda soykırımından fotoğraflar, Arakan müslümanlarının yaşadığı olaylarla ilişkilendirilerek paylaşılıyordu.

Arakan’dan olduğu iddia edilen bu fotoğraf karesi 2003 yılında Endonezya’da çekilmişti.

Arakan’dan olduğu iddia edilen bu fotoğraf karesi 2003 yılında Endonezya’da çekilmişti.

Arakan örneği, yaşananların vehametini göstermek isterken hatalı ilişkilendirmeye yol açan iddialara örnek olması açısından çok önemli. Myanmar gibi iletişimin güçlükle sağlandığı, sağlıklı bilgi almanın zor olduğu bölgelerde yaşananları eski fotoğraflarla bağlantılamak, olayların dramatikliğini göstermekten ziyade gerçeğin kendisine zarar verebilir. Myanmar’daki zulmü çevresine veya okurlarına duyurmak isteyenlerin hatalı ilişkilendirme ile yanlış bilgi vermeleri, güvenilirliklerini zedeleyebilir, Myanmar’da gerçekten yaşandığı söylenen şeylerin yaşanmadığına dair yanlış bir izlenim dahi bırakabilir. Bu tarz durumlarda hatalı ilişkilendirmeye yol açmaktansa, hiçbir görsel materyal kullanmamak daha iyi bir tercih olabilir.

Başka bir örnek ile tanımı pekiştirelim. Afrin’e yapılan askeri harekat sırasında Habertürk’te yayınlanan bir videonun, teröristlerin Türk sniperları (pusu nişancısı) tarafından nasıl etkisiz hale getirildiğini gösterdiği iddia edildi. Gerçekte video Medal of Honor isimli bir bilgisayar oyunundandı ancak Habertürk editörleri bunu fark etmekte çok geç kalmıştı. Bir bilgisayar oyununun, savaş ya da operasyon görüntüsü olarak televizyonda yayınlanması hatalı ilişkilendirmenin uç örnekleri arasında gösterilebilir.

Hatalı ilişkilendirme, başlığın içeriği yansıtmadığı durumları işaret etmek için de kullanılabilir. Özellikle kullanıcıların tıklamasını sağlamak için oluşturulan, içerikle alakasız aldatıcı başlıklar söz konusu olduğunda…

“63 yaşındaki kadın mürekkep balığından hamile kaldı” başlığıyla karşılaştığınızda ne düşünüyorsunuz? Bu haberlerde, kadının mürekkep balığını iyice temizlemeden yediği için ağız mukozasına yerleşen spermlerden bahsediliyor. Ancak haber başlığındaki gibi bir “hamilelik durumu” söz konusu değil. Başlık ve içerik arasındaki bu uyumsuzluk yanlış bilgi de verdiği için hatalı ilişkilendirme olarak tanımlanabilir.

4) Uydurma

First Draft’ın deyişiyle uydurma içeriklere karşılık gelen fabricated content “Üretilen yeni içeriğin tamamen yanlış olması, kandırmak ve hasar vermek için üretilmesi” olarak tanımlanıyor. Türkçe’de uydurma TDK’ya göre “Şişirme haber” olarak tanımlansa da “Gerçek dışı, uydurulmuş olan, yalan, sahte, asılsız, düzme” tanımının yanlış bilgiyi kastetmek açısından daha isabetli olacağını düşünüyoruz. Tanımın “şişirme haber” kullanımının “abartı” ile yakından ilişkili olacağı ve her zaman yanlış bilgi içermeyebileceği hatırlatarak uydurma kavramını “tamamı üretilmiş, herhangi bir gerçeklik payı taşımayan içerikler” ile sınırlı tutalım.

Post-truth ve fake news tartışmalarını alevlendiren ABD’deki başkanlık seçimleri sırasında en çok konuşulan sahte içerik türü uydurma olanlardı. Papa’nın Trump’ı desteklediği veya Clinton’ın e-postalarını sızdıran CIA ajanının evinde ölü bulunduğu gibi tamamen uydurulmuş içerikler ABD’li Facebook kullanıcıları arasında en çok ilgi görenler arasındaydı. Bu tarz içeriklerin gelir elde etme motivasyonuyla Makedonyalı gençler tarafından üretildiğine dair de pek çok yazı ve makale kaleme alındı.

ABD’nin gündemini en çok meşgul eden sahte içerik türü uydurma haberler olsa da Türkiye’de en az karşılaştığımız yanlış bilgi türünün tamamen uydurulmuş içerikler olduğunun altını çizmeliyiz. Belki de diğerlerine nazaran daha tehlikeli olan bu içerik türünün Türkiye’de belli kişiler ya da gruplar tarafından oluşturulduğuna dair yayınları daha önce Teyit takipçileriyle paylaşmıştık.

Bu yayınlar arasında en dikkat çekici olanlar, Kadir Çini isimli uydurma içerik üreticisinin yaydıklarıydı. 15 Temmuz gecesi kaybolan iki askerin domuz bağıyla ölü bulunduğu, Atatürk baskılı tuvalet kağıtlarına izin çıktığı, hayatını kaybeden genç kıza cenaze aracı şoförünün tecavüz ettiği gibi iddialar Kadir Çini tarafından oluşturulan web siteleri aracılığıyla yayılmıştı. İçeriklerin tamamen uydurulduğunu tespit etmemiz uzun sürmedi. Ancak bu tarz kışkırtıcı ve toplumu ayrıştırıcı içeriklerin uzun süre internette dolaşmasının nasıl sonuçlara yol açabileceğini düşünmek bile ürkütücü.

Kadir Çini tarafından oluşturulduğunu tespit ettiğimiz, uydurma içeriklerin yayınlandığı sitelerden birinin ismi halkarena.com‘du. Herhangi bir gerçekliğe dayanmayan içeriklerin barındırıldığı bu sitenin isminin, içeriklerin hedeflediği potansiyel kitlenin politik duruşuyla birlikte değerlendirilmesinde fayda var. Çünkü uydurma içerikler üreten Kadir Çini, Uğur Dündar’la özdeşleşen Halk Arenası’na gönderme yapan bir web sitesi domaini seçiyor, böylece dikkatsiz kullanıcıların güvenlerini avlayabiliyordu. Yani Kadir Çini, ürettiği uydurma içerikler için kendisine taklit alan adları yaratıyordu.

2017’de yapılan Anayasa değişikliği referandumundan bir ay önce İzmir Çınarlı’da AK Parti’ye “Evet” mührü basılmış oy pusulaları ile dolu bir araç yakalandığı iddia edildi. Aslında iddia yeni değildi. İlk olarak 12 Haziran 2011’de yapılan genel seçimler sırasında yayılmış daha sonraki seçim dönemlerinde de tekrar sosyal medyada dolaşıma girmişti. Ancak işin ilginci, iddia 2011 yılında ilk çıktığı zaman da gerçeği yansıtmıyordu. 2011 genel seçimleri sırasında İzmir’de BDP’nin desteklediği bağımsız adaylara oy verecek kişilerin sandıkta şaşırıp başka yere mühür basmaması için BDP, üzerinde “Örnektir” yazan oy pusulaları hazırlatarak potansiyel seçmenlerini uyarmıştı. 2011’deki yaşanan bu olay daha sonra Ege’nin Sesi haber sitesi tarafından AK Parti leyhine hile yapıldığı yönündeki yanlış bilgiye dönüştürüldü.

Sizce bu yanlış bilgi türü uydurma çarpıtma mı? Aşağıdaki linke tıklayarak ankete katılabilirsiniz.

5) Taklit

First Draft’ın İngilizce’de imposter olarak karşıladığı “Gerçek bir kaynağın taklidini yapan” içerik türlerini Türkçe’de doğrudan taklit olarak tanımlamak mümkün.“Benzetilerek yapılan, imitasyon” anlamında taklit, bir kişi ya da kurumun taklidini yaparak bilgiye gerçeklik süsünün verildiği veya karşı propagandası yapılacak kişinin ya da kurumun yerine geçildiği durumları ifade etmek için kullanılabilir.

Taklit, doğrudan yanlış bilginin bir türü olarak karşımıza çok seyrek çıkıyor. Taklidin, yanlış bilginin yaygınlaştırılması veya inandırıcılığının artırılması için araç olarak kullanılmasının daha yaygın olduğu söylenebilir. Güvenilir, itibarı yüksek, bilinen, ana akımlaşmış gerçek kaynakların isimleri ya da logolarının taklit edilmesiyle oluşturulan sosyal medya hesapları veya alan adları, dikkatsiz kullanıcıların sahte içerikleri güvenilir kaynaklardan okuduğu zannına kapılmasına neden oluyor. Halk Arenası’nın taklidiyle Uğur Dündar’ı takip eden kullanıcıların güvenine olta atan Kadir Çini’nin taktiği bu tür için iyi bir örnek.

Türkiye taklitçi sosyal medya hesaplarının zengin olduğu bir ülke. Saniyeler içinde profil fotoğrafını değiştiren bir Twitter kullanıcısı, bir haber sitesinin logosuyla attığı tweeti yüzlerce kişinin görmesini sağlayabiliyor. CNN Türk tarafından atılan bir tweette, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın “Artan dolar kurundan dolayı inançlı insanlar Fatiha, Felak ve Nas surelerini okumalı” şeklinde bir açıklamasına yer verdiği iddiası taklitçi hesapların nasıl hareket ettiğini göstermek açısından önemli.

2017’deki Anayasa değişikliği referandumu sırasında AK Parti Mardin Milletvekili Orhan Miroğlu’nun referandum için, üzerinde “Rojava’nın geleceği için ‘Evet’ diyorum. Kürdistan’ın geleceği için sen de var mısın?” yazan broşür hazırlattığı iddia edilmişti. Araştırmalarımız, broşür fotoğrafının manipüle edilmediğini ancak ne Miroğlu’nun ne de diğer AK Partililerin propagandasında böyle bir söylem kullanılmadığını ortaya koyuyordu. İpuçlarını takip ettikçe bu broşürlerin aslında karşı propaganda yapmak isteyen gruplar tarafından Miroğlu taklidiyle hazırlandığını fark ettik. Yapılmak istenen Miroğlu’nun yerine geçerek, onun dilinden hazırlanmış gibi gösterilen broşürlerle AK Parti’nin politikalarını eleştirmekti.

6) Bağlamdan koparma

Tespit edilmesi en güç yanlış bilgi türlerinin başında bağlamdan koparılanlar geliyor. Bağlamdan koparma; doğru bir bilginin, içinde bulunduğu olaylar, durumlar veya ilişkiler örgüsünden koparılarak farklı bir anlatı içinde sunulduğu durumlarda karşımıza çıkıyor.

Örümcek Adam’ın PlayStation oyununda türbanlı kadınlarla el sıkışmadığı veya onlara sarılmadığına dair bir iddia Twitter’da birkaç ay önce gündem oldu. Araştırmamız sonucunda gerçekten Örümcek Adam’ın oyun içinde türbanlı kadınlarla bu şekilde bir yakınlaşmaya girmediğini, farklı oyun videolarında görebildik. Bilgi bu haliyle doğruydu. Ancak Örümcek Adam’ın türbanlı kadınların elini sıkmadığı, oyun içindeki diğer tüm karakterlerin elini sıktığı bilgisinin doğru olduğu durumda bir anlam ifade edebilirdi. Bu örnekte Örümcek Adam, türbanı olsa da olmasa da diğer herhangi bir karakterin de elini sıkmayabiliyor veya ona sarılmayabiliyordu. Yani iddianın doğrudan söylememekle birlikte, altını çizmeye çalıştığı şekliyle, türbanlı kadınlara yönelik ayrı bir tutum oyuna kodlanmamıştı. Genel kural zaten bunun rastgele olması üzerineydi. Bağlam içinde okunduğunda Örümcek Adam’ın bir türbanlı kadının elini sıkmayıp ona sarılmamasının özgül bir anlamı olduğunu söylemek çok güç.

Twitter’da Adnan Oktar taraftarlarının Harun Yahya takma adlı bu kişi leyhine zaman zaman çeşitli propaganda içerikleri ürettiğine tanık olabilirsiniz. Bunlardan biri New Scientist dergisinin “Darwin’i yakmak” başlıklı makalesinde Adnan Oktar’ı övdüğü yönündeki mesajlardı. İddiaya göre New Scientist “Dünyada evrim teorisine karşı yürütülen entelektüel kampanyada eserlerinin önemli bir yeri olduğunu vurgulayarak” Oktar’ı öven sözlere yer veriyordu. İşin aslı, New Scientist’e atfedilen sözler Doç. Dr. Ümit Sayın’a aitti. Bu sözlerin, içinde verildiği bağlama bakıldığında, Adnan Oktar tarafından evrim — yaratılışçılık tartışmasında defalarca hedef alınan ve evrim teorisini destekleyen Ümit Sayın tarafından, Adnan Oktar ve yükselen yaratılışçılık nüktedan bir dille eleştiriliyordu.

7) Parodi

Parodi tiyatroda “Ciddi sayılan bir eserin bir bölümü veya bütününü alaya alarak, biçimini bozmadan ona bambaşka bir özellik vererek biçimle öz arasındaki bu ayrılıktan gülünç etki yaratan bir oyun türü” olarak tanımlanıyor. İnternet kültürüne parodi haber olarak yerleşen bu tür ise, çoğunlukla haber formatına benzer şekilde, eğlence ve alaya alma amaçlı yazılan metinleri işaret ediyor.

Zaytung gibi Türkiye’de oldukça yaygın parodi haber platformları ürettikleri düzenli içeriklerle gündemdeki konuları mizah yoluyla eleştirme ve kullanıcılara eğlenceli içerikler sunmayı hedefliyor. Diğer platformların aksine Zaytung benzeri sitelerin gerçek bilgilere yer vermek gibi bir niyeti yok. Bunu da okurlarına duyuruyorlar.

Parodi haberler, haberin parodi olduğunu bildiğiniz sürece, zararsız, eğlenceli içerikler. Ancak parodi haberlerin gerçek olayların bilgisini veren içerikler gibi yayılmaya başlaması onları kolaylıkla yanlış bilginin bir türü haline getirebilir.

İtalya’da göçmenlerin kaldığı manastırda 9 rahibenin hamile kaldığı iddiasını ele alalım. Bu bilgi ortaya çıktığı İtalyan parodi haber sitesi Giornale Italiano’da parodi olduğu belirtilerek kaldığı sürece yanlış olarak anılmayabilirdi. Ancak Türkiye’de Sputnik, Sözcü, Yurt, Akşam, Milliyet, Hürriyet gibi amacı parodi haber yayınlamak olmayan ve kamuoyunu doğru bilgilendirmekle sorumlu büyük haber sitelerinde yer bulduğu anda yanlış bir bilgi olarak işaretlenmeye ve parodi türünde gösterilmeye aday oldu.

Türkiye’de parodi haberin gerçek zannedilmesine verilebilecek en yaygın örneklerden biri Banu Avar‘ın Zaytung’da yayınlanan “Sierra Leone’de Unutulan Büyükelçi Çareyi Ermeni Tasarısında Buldu” başlıklı parodi haberi gerçek gibi yorumlamasıdır. 12 yıldır Türkiye’nin Sierra Leone Büyükelçiliği görevini yürüten Orhan Emin Türköne’nin, Sierra Leone meclisinden Ermeni tasarısını geçirmek için lobi faaliyeti yürüttüğünün tespit edilmesi üzerine görevinden alındığını yazan Zaytung’u okuyan Banu Avar, bunu bir televizyon programında büyük bir ciddiyetle dile getirerek, aydınları davranışlarına dikkat etmeleri konusunda uyarmıştı.

Görüldüğü gibi bilgi düzensizliği pek çok yanlış bilgi türünün (ardındaki niyeti sorgulamadan dahi) tanımlanabildiği, geniş bir problem sahası. Sahte içeriklerle baş edecek yeni yöntemler üretmek istiyorsak, Türkçe’de yalan haber olarak karşıladığımız fake news kavramının ötesine geçmeli, yanlış bilgi fenomeninin unsurlarını iyi tanımalı ve özelliklerini isimlendirebilmeliyiz.


Originally published at teyit.org on March 1, 2019.

teyit

Şüpheli haberleri inceleyen doğrulama platformu | EN: Online verification platform in Turkish and English

Mehmet Atakan Foça

Written by

Journalist, Founder of teyit.org

teyit

teyit

Şüpheli haberleri inceleyen doğrulama platformu | EN: Online verification platform in Turkish and English