Tasarımın İranlı Şairi: Reza Abedini

İran’da yetişen en önemli tasarımcılardan biri olan Reza Abedini ile 2008 yılında Grafik Tasarım dergisi için gerçekleştirilmiş söyleşiyi, TTT için yeniden derledik.


Ne zaman ve nasıl görseller tasarlamaya başladınız? Grafik tasarıma olan ilginiz nasıl gelişti?

Büyükbabam ve amcam kaligraftı. Onların ürettikleri çalışmalarla sanata yakınlığım vardı. Güzel Sanatlar üzerine bir okula gittim; resim ve baskıresime ilgim o zaman başladı ve sonrasında devam etti. Bu sıralarda grafik tasarım işleri de almaya başladım. Bunların yanı sıra sinema ve müzikle de ilgiliydim. Aşağı yukarı iki sene müzikle uğraştım ve aynı zamanda kısa video çalışmaları da ürettim. Ama daha sonra, 1990–1991’de, grafik tasarıma daha çok vakit ayırabilmek için bunları bir kenara bıraktım. Kendimi grafik dünyasına daha yakın hissediyordum.

reza2
reza2

Daha çok grafik tasarımın kültürel boyutları üzerinde yoğunlaştığınızı görüyorum. Bu bilinçli bir karar mıydı?

Kesinlikle! Tamamen bilinçli bir karardı. Reklam grafiğinde birçok görünmez kısıtlamalar var, grafik tasarımcı açık bir şekilde kendi karakterini ve yorumunu ortaya koyamıyor.

Tasarım felsefeniz nedir?

Alışkanlıkların dışına çıkmak. Konuyu daima farklı bakış açılarından analiz etmeye ve farklı bir yolla tasarım yapmaya çalışırım.

reza3
reza3

Kendi stilinizi nasıl tanımlarsınız?

Bence “stil,” bir sanatçının gerçeğe olan zihinsel reaksiyonu. Bu da insanlar aracılığıyla “gerçeğin yansıması” demek. Benim tasarım stilim (renkler, yazılar, şekiller ve boşluklar arasındaki ilişkiler) çok içgüdüsel. Çalışırken asla özel bir stile bağlı kalmaya çalışmam, bunun doğal olarak gerçekleşmesini isterim. Fakat çalışmalarımda bir İran diyalektiği kurmak için saatlerce şiirler ve eski İran görsel gelenekleri, resim, kaligrafi ve mimari üzerine yazılar okurum. Bana kalırsa çalışmalarımdaki en önemli şey, benzersiz özellikleriyle Fars yazısının, tasarımın diğer yanlarıyla olan ilişkisidir.

Çalışma sürecinizden söz eder misiniz?

Çalışmalarımda temel olarak benden istenen konular üzerindeki yorumlarımı ifade etmeye çalışırım. Bu belki de kültürel konularda çalışıyor olmamın bir başka sebebi. Genellikle, üzerinde görsel notlar aldığım ve çizimler yaptığım birçok eskiz defterim vardır. Benden istenen tasarımlarla bu eskizler arasında bağlantılar kurmaya çalışırım. Fakat bu sadece genel fikirler içindir. Büyük projelerde genelde öncelikle konuyu araştırırım ve konuyla ilgili bilgi bulmaya çalışırım. Daha sonra bu bilgileri görsel olarak yorumlarım.

Tasarımlarınızı yaparken hangi teknikleri ve bilgisayar programlarını kullanıyorsunuz?

Önemli olan bilgisayarın basit bir olgu olmadığını bilmektir. Ve eğer dikkatli olmazsanız o sizi tasarlar! Fakat ben kendi çalışma sürecimde farklı bilgisayar programları kullanmanın yanı sıra elde çizimler de yaparım. Benim için önemli olan şey çalışmanın sonucu ve özgünlüğüdür.

reza4
reza4

Tipografiyi nasıl tanımlıyorsunuz?

Benim için tipografi, bir heyecan yaratmak ve harflerle kelimeleri, yazının içerdiği bilginin ötesinde olanaklar yaratacak şekilde organize etmektir.

Fars alfabesinin estetiğini yansıtan tipografik çalışmalar yapıyorsunuz. Bir AGI (Alliance Graphique Internationale) röportajında “Fars alfabesi, muhteşem tarihine rağmen geçmiş yıllarda neredeyse yok edildi” dediniz. Sizin, Fars tipografisinin ve grafik tasarımının gelişip yaygınlaşmasındaki rolünüz ne oldu? Fars alfabesindeki geleneksel ögelerle grafik tasarımın çağdaş yönlerini nasıl birleştiriyorsunuz?

reza5
reza5

Fars kaligrafisi dünyada en üst seviye sanatlardan olmasına rağmen ne yazık ki onunla yeni dünya arasındaki bağlantı “yeni teknoloji” tarafından kesilmiş bulunuyor; artık kaligrafi eserleri sadece müzelerdeki antikalar durumunda. Kaligrafi yapmasını öğrenen insanlar var, fakat bunlar sadece eski çalışmaları tekrar ediyorlar. Ben, bir yandan Fars yazısındaki güçlükleri çözmeye çalışırken diğer yandan da Fars yazısının modern grafik tasarıma sağladığı büyük potansiyeli kullanmaya çalışıyorum. Bunu yapmak için, Fars yazısının özelliklerini çok iyi bilmek gerekiyor, ayrıca Fars ve Arap kaligrafisini iyi bilmek de önemli. Ancak bundan sonra bu özellikleri sınıflandırabilirsiniz ve modern yazı içerisinde farklı şekillerde yansıtmanın yollarını bulabilirsiniz.

Aynı röportajda ayrıca “orjinal Fars şiirselliğini geri getirecek benzersiz bir Fars görsel diyalektiği yaratmayı ümit ediyorum” demiştiniz. Bu amacınızı yorumlayabilir misiniz?

Benim inandığım şey şu: İranlı bir tasarımcı olarak, deneyimleri çok değerli olsa da Batılı tasarımcıların gittikleri yolu takip etmemeliyim. Eşi benzeri olmayan bir İran estetiği yaratmamız ve buna uygun tasarımlar yapmamız gerek. Bu estetiğin büyük bir bölümü, tüm İranlı sanatçılar için çok eğitici olan Fars şiirinde saklı. Sanıyorum bir şekilde başarılı oldum.

Kişisel becerilerinizi ve kültürel mirasınızı kullanarak grafik tasarıma çok etkili bir tipografik yaklaşım getirdiniz. Tasarım felsefenizi ve stilinizi etkileyen bir kişi ya da tasarım eğilimi oldu mu?

Kesinlikle. Grafik tasarım alanının dışında, iki önemli filozofun güçlü etkisi altındayım: Shams Al-Din Tabrizi, (MS. 1184) büyük İranlı düşünürlerden biri ve Friedrich Nietzsche, büyük Alman düşünürü, şairi ve teosofist. Her ikisinin de zihinsel temelimin; stilimin ve sanata, kültüre ve hayata yaklaşımımın oluşmasında önemli rolleri var. Ayrıca kendilerine daima hayranlık duyduğum bazı sanatçılar ve grafik tasarımcılar da var: Sani’ol-Molk Ghafari (1814- 1866, İranlı gazeteci, grafik tasarımcı ve ressam), Egon Schiele, Robert Rauschenberg, Andrei Tarkovsky, Roman Polanski, Alexandr Rodchenko, Ikko Tanaka, Roman Cieslewicz, Mirza Gholamreza Esfahani (1870, İranlı büyük kaligrafi ustası).

Modern İran’ın Yeni Görsel Kültürü: Grafik Tasarım, İllüstrasyon, Fotoğraf” (New Visual Culture of Modern Iran: Graphic Design, Illustration, Photography) isimli bir kitap yazdınız ve Fransız basımevi Pyramid tarafından, “design & designer” serisinin bir bölümü olarak sizin üzerinize bir kitap yazıldı. Bu kitaplar hakkında bize bilgi verebilir misiniz? “New Visual Culture of Modern Iran” kitabını yazmaktaki amacınız neydi?

reza6
reza6

Benle ve diğer genç İranlı tasarımcılarla ilgili, yazım ya da basım aşamasında olan başka kitaplar da var. Genç İranlı tasarımcıların kesinlikle büyük enerjileri olduğunu düşünüyorum; çalışmalarında bugünün grafik dünyasında bulunması gerçekten zor olan benzersiz bir şiirsellik ve insani bir yaklaşım var. Bu kitapta da bütün bu enerjiyi sunmaya çalıştım. Benim hakkımdaki kitaplarda ise, kendi çalışma süreçlerimi ve çalışmalarımla geleneksel İran sanatı arasındaki bağlantıyı anlatmaya çalışıyorum.

Tasarım felsefeniz ve düşünme tarzınız, çevreniz ve kültürünüz tarafından nasıl etkileniyor?

Dünyadaki en büyük uygarlıklardan birinin mirasçısıyım; diğer bir deyişle bugüne kadar süregelen ve hâlâ ayakta olan bir uygarlığın. Bu uygarlığın tarihi ve kültürü, ilham kaynağı olarak bitmek tükenmek bilmeyen bir hazine. Fakat geçmişi sadece yeniden kurgulamak, restore etmek benim için tatmin edici değil. Ben bugünü yaşıyorum ve yaşam şartlarım geçmiş zamanlardan tamamen farklı. Politika ve sosyal bilimlerle doğrudan ilgilenmekten uzak duruyorum, fakat inanıyorum ki her sanatçı ve tasarımcı, içinde bulunduğu sosyal, politik ve felsefi koşullarla ilgili algılarının bir sonucudur.

Davet edildiğiniz etkinlikler dışında, küresel tasarım dünyasıyla bağlantıda kalmak için ne yapıyorsunuz?

Grafik tasarım alanında profesyonel iş ilişkilerimin olduğu birçok arkadaşım var. Bunun yanı sıra, yeni çıkan kitapları ve makaleleri okumak, sanatsal web sitelerini ziyaret etmek benim düzenli günlük programlarım arasında.

Yaratıcılığınızı beslemek için ne yapıyorsunuz?

Her şeyden çok, dünyadan edebiyat ve şiir kitapları okuyorum ve genel olarak kavrayışımı, sinema, tiyatro, ve müzik gibi diğer sanat türleriyle geliştirmeye çalışıyorum.

Tahran Üniversitesi’nde grafik tasarım ve görsel kültür, görsel tasarım, baskıresim, afiş tasarımı, yazı ve imge dersleri veriyorsunuz. Profesyonel bir tasarımcı olarak “gerçek hayat” deneyimleriniz, verdiğiniz eğitime nasıl yansıyor? Öğrencilerinize grafik tasarımla ilgili dersler verirken en çok neyi vurguluyorsunuz?

reza7
reza7

Bence “sanat” öğretilebilecek bir şey değil. Derslerimde yapmaya çalıştığım tek şey, sanat ve grafik tasarım alanlarındaki çalışma hayatına ait deneyimlerimi tekrarlamak. Öğrencilerime daima beklemedikleri durumlar sunarım. Böyle tahmin etmedikleri durumlarda bulunmak, onların yeni kavrayışlara ulaşmalarını sağlar. Fakat bu arada özellikle iki şeyi vurgularım: Dünyadan sanat ve grafik tasarım alanlarında güncel bilgi sahibi olmak ve Fars sanatı ile kültürünün farkında olmak.

Tasarım dersleri verirken karşılaştığınız en büyük zorluklar neler?

Ne yazık ki İran’da eğitim sistemi tamamen batı sistemleri üzerine kurulu, dolayısıyla öğrencilere yerel koşulları anlatmaya çok zaman harcanıyor.

İran’da, özellikle 1979 İslami Devrimden sonraki reklam ve grafik tasarım alanında güncel durumu anlatabilir misiniz? Sokaktaki insan ve şirketler grafik tasarıma nasıl yaklaşıyorlar?

Bugünlerde grafik tasarım, üzerinde konuşulması popüler olan bir konu ve birçok insan grafik üzerine çalışıyor. Fakat bence İran’da bir medya olarak grafik tasarım tam olarak anlaşılmış değil. Şirketler, kuruluşlar ya da kültürel ve sanatsal kurumlar grafik tasarımcıları bir ihtiyaç olarak değil, zorunluluk olarak görüyorlar. Bunun sebebi, grafik tasarımın günlük yaşamımızda ciddi bir yerinin olmaması. Her şeye karşın, İran grafik tasarımı, 10 yıl öncesine göre oldukça gelişti.

Sadece birkaç küçük deneyimim dışında ticari şirketlerle çalışmadığım için şirketlerle ilgili doğru bilgi veremeyeceğim. Fakat genelde grafik tasarım ve sağladığı olanaklar konusunda oluşmuş doğru bilgi yok kamuoyunda. Birçok reklam ajansı olmasına rağmen bu ajanslar tarafından yapılmış başarılı projeler olduğu henüz söylenemez.

Sizce reklam sektörü için çalışmak sanatsal ve grafiksel yaratıcılığı kısıtlıyor mı? Reklam sektöründe Türkçede (ve İngilizcede) bir deyimde olduğu gibi, “parayı veren düdüğü çalıyor mu (he who pays the piper calls the tune)?” İranlı grafik tasarımcılar ticari projeler yaparken ne kadar serbestler? Müşteri şirketler grafik tasarım süreçlerine ne kadar karışıyorlar?

reza8
reza8

Ben bu deyime tamamen karşıyım. Bence diğer bütün uzmanlar gibi, bir grafik tasarımcı şartların tamamen farkındadır ve çalışmasının kontrolünü kendi elinde tutmalıdır; tabii ki profesyonel tasarımcılardan bahsediyorum. Bir örnek vereyim, büyük bir şirketin yöneticisi doktora gittiğinde neden doktorun işine karışmaz? Ya da doktorun işine karışamaz da, niye grafik tasarımcının işine müdahale etme hakkına sahip olduğunu düşünür?

Batılı düşünce yaklaşımları, var olma ve davranış tarzları küresel medyada yaygınca yer buluyor. Bunu grafik tasarım açısından düşündüğümüzde, sizce bölgesel grafik tasarım eğilim ve stilleri (örneğin Çin, Fars) küresel ortamda yeteri kadar dikkat çekiyor mu?

Bence bu bizim elimizde. Çok zor da değil. Örneğin, 10 sene önce “İran grafik tasarımı” diye bir şey yoktu. Fakat tabii bu Batılılar’ın dikkatini çekmek için onlar adına çalışmak şeklinde algılanmamalı.

Grafik tasarım alanında, kendi çevrenizde ve dünyada yanlış giden bir şey var mı?

Bazen küresel arenada güncel grafik tasarım beni dehşete düşürüyor. 70’lerin ve 80’lerin tasarımlarına nostalji duyuyorum. Tıpkı rock grupları gibi, her gün tuhaf tasarım stilleri ve anlayışları olan bir grup kuruluyor. Ama yine o rock grupları gibi, bunların ne kadar süre ayakta kalabilecekleri meçhul. Bazen Faust hikâyesinde olduğu gibi grafik tasarımın ruhunun satıldığını düşünüyorum.

Sanatsal ve kültürel amaçlarınıza ulaştınız mı?

İnsanoğlunun istekleri daima değişiyor ve büyüyor. Ve benim için işin ilginç tarafı da bu. Kendi profesyonel konumumdan memnunum. Ayrıca şimdi birçok insan “İran grafik tasarımı”ndan haberdar.


Geleneksel Fars yazısı ve estetiğini modern tipografik ögelerle bir araya getirerek oluşturduğu çalışmalarıyla İran grafik tasarımının dünyaca tanınmasına önemli katkıda bulunmuş ’67 doğumlu tasarımcı, Grafist 9’a davetli katılımıyla ve açtığı sergiyle Türkiye’de de büyük ilgi gördü. Ticari işlerden ziyade kültürel projeler üreten, çalışmalarıyla grafik bienal ve yarışmalarında birçok ödül kazanan tasarımcı, en son 2006’da Principal Prince Claus ödülüne layık görüldü. Bu ödülü, yaratıcılığı; kültürel mirasını kullanarak bilgiyi başarılı bir biçimde görselleştirmesi; sosyal ve kültürel alanlardaki gelişime katkıda bulunmasıyla kazandı. Tahran’daki atölyesinde çalışmalarına devam eden Abedini, Tahran Üniversitesi’nde grafik tasarım üzerine dersler de veriyor.

http://www.rezaabedini.com

Söyleşiyi Yapan: Seval Dülgeroğlu Yavuz
Söyleşi Tarihi: Mayıs, 2008
Söyleşi Editörü ve Düzelti: Ömer Durmaz
Söyleşinin Yayımlanma Bilgisi: Grafik Tasarım Dergisi, 2008.

Türkçe Tipografi Topluluğu

Yazı tasarımı kültürü için üretiyoruz.

Türkçe Tipografi Topluluğu

Written by

Türkçe Tipografi Topluluğu | Turkish Typography Society

Türkçe Tipografi Topluluğu

Yazı tasarımı kültürü için üretiyoruz.

Welcome to a place where words matter. On Medium, smart voices and original ideas take center stage - with no ads in sight. Watch
Follow all the topics you care about, and we’ll deliver the best stories for you to your homepage and inbox. Explore
Get unlimited access to the best stories on Medium — and support writers while you’re at it. Just $5/month. Upgrade