Herşey Burada Başlamıştı

Eskişehir

Dün Eskişehir’de idim, yani doğduğum, bu yolculuğun başladığı şehirdeydim. Çok soğuktu ve başıma bir bere ararken yolum buraya düştü. Burası Eskişehir Porsuk Nehri’nin yanındaki bir doğum evi. Burada doğdum ben. Aldığım ilk nefes Eskişehir havasıydı ve duyduğum (hastane, annem ve akrabalarımdan sonra duyduğum) ilk koku da muhtemelen porsuk nehrinin kokusuydu. Burayla karşılaşınca ilginç geldi ve kaydettim.

Bir ara sokak

Eskişehir’e uzun zamandır gelmiyorum. Aslında burnumun dibindeki bir şehir. Arabayla 2, hızlı trenle 1.5 saat uzaklıkta. Köy havasında bir şehir. Ben küçükken daha da köydü ama şimdi biraz trafik artmış, kalabalık artmış ama arka sokaklar hala köy halinde. Şehir merkezindeki sokaklar da köylükten çıkmış ve şehir haline geçmeye başlamış. Ancak baktım da ara sokaklar çok hoş geldi gözüme. Aslında özel bir durum falan da yok sokaklarda. Sonunda anladım ki, üst üste yığılmış araba kalabalığı sokaklarda yok. Bu boşluk, ferahlık ondan ileri geliyor. Beğendim bu durumu. Keşke burada (Ankara) da sokaklar böyle arabasız olsa. Güzel bir şehrimiz olsa. Ya da ben Eskişehir’e mi taşınsam?

15 Şubat 2017
Eskişehir