Tahta Izgara

Nesnelerin Yaşamı…

Odamdaki Tahta Izgara

Macsabal bitti. Yeni bir ders dönemi başlıyor. Ben de tam başlamadan önce hayatımı biraz düzene sokmaya, parçaları derleyip toplamaya çalışıyorum. Bu amaçla okuldaki odamda ufak tefek bir temizlik harekatına giriştim. Birçok gereksiz şeyi attım. Kapının arkasında duran, belki bir gün bir işe yarar diye koyduğum tahta ızgara da bunlardan bir tanesi. Attım gitti. Sonra dışarıda onu görünce aklıma birşeyler geldi, zaman, nesne ve yaşam üzerine.

Bizimle yaşayan nesneler vardır. Kapının ardında, dolabın içinde. Oralarda sessiz sedasız dururlar. Hatta yıllarca dururlar. Sonra bir gün göz onlara ilişir, “bunca zamandır birşeye yaramıyor, atayım bari” denir ve o yıllarca sizinle aynı mekanda kalmış nesneler yeni bir yolculuğa çıkmak zorunda kalırlar.

Tahta ızgara da öyle.

Bir zamanlar bir ağaçtı. Yaprakları dalları vardı. Canlıydı. Rüzgarda hışır hışır sesler çıkaran, mutluluk, huzur veren bir ağaçtı. Sonra kesildi. Bir marangoz, onu atölyesinde bu hale dönüştürdü. Marangozhanenin o güzel kokusunun içinde kaldı bir kaç gün. Sonra takılacağı yere takıldı. Orada insanlar geçti önünden. Daha sonra, yeni bir dekorasyon ya da eskidiği için oradan söküldü ve atıldı. Çöplükte yaşadı bir süre. Gökyüzünün altında. Belki ağaçken en son gördüğü gökyüzünü yeniden gördü. Sonra biz gördük onu, aldık getirdik. Sonra ben gördüm. Birşeyler yapabileceğimi düşündüm ve odaya aldım. Bir yıldır orada duruyordu. Bir yıl boyunca beni gördü, enerjimi aldı, seslerimi işitti. Şimdi tekrar gökyüzünün altına gitti.

Bundan sonrasını bilemiyorum ama nesnelerin içinde oldukları ortamdan birşeyleri üzerlerinde biriktirdiklerini düşünürüm.

Su bile donarken yanındaki insanın ruhsal yapısına göre bile şekil değiştiriyorsa bütün nesneler içinde bulundukları ortamdan etkileniyor, üzerlerinde biriktiriyorlar denebilir. (ya da ben böyle olmasını istiyor olabilirim, bilemiyorum). Düşünsenize yıkılan bir evin parçalarına bakınca belli bir yaşanmışlık hissedilmez mi?

31 Ekim 2016
Ankara

Güncelleme 10 Kasım 2016: Tahta ızgara yolculuğa çıkmış, yerinde yok. Muhtemelen benim ilgimi neden çektiyse (şekilsel bir şey herhalde), bir başkasının da ilgisini çekmiş olmalı. Şimdi yeni yolculuğunda.