Dünyanın en güzel uygulaması

Ohohoo, uzun bir aradan sonra yeni bir blog yazısı.

Topluluk adını verdiğim bir girişimim var. İnsanlar biraraya toplansın, güzel güzel bildiklerini, tecrübelerini paylaşsın. Birey olarak değil, grup olarak yükselelim, birşeyleri başaralım istiyoruz.

Mentörlük programı üzerine uzun süredir kafa yoruyorduk. Bir şekilde Topluluk üyeleri arasında etkileşimi arttırıp bilhassa yazılım konusunda tecrübe aktarımını tetiklemek nasıl mümkün olur, öğrenmeye çalışıyorum. Yan not; iş ortamımda bir mentörle eşleşip birkaç kez bu konsepti profesyonel kurulumda denedim, fayda sağlamadı. Devamlılık bu tür eforlarda oldukça zor.

Neyse, uzun uzun düşündükten sonra üyelerle basit bir yazılım projesi geliştirmeye ve bu şekilde tecrübe aktarımını test etmeye karar verdim. Yaklaşık 10–15 fikir üretip, bunları topluluktaki diğer üyelerle saatlerce tartıştıktan sonra o ilk listeden hiçbir fikri implement etmemeye karar verdim. Ürünlerin hiçbiri gerçek bir probleme çözüm olmayacak gibi hissettim, ve ürüne bir gelir modeli entegre edip uzun soluklu bir projeye dönüştürmek mümkün görünmedi. Ardından ürünün basit birşey olmamasına, aksine 6 ay, belki bir seneye yayılacak büyük bir proje olmasına karar verdim. Böylesi hem kendim için, hem projede yer alanlar için inanılmaz bir öğrenme deneyimi olacaktı.

(yazar çayından bir yudum alır..)

Zengin olsan da çay içiyorsun ara ara. Ne demiştik, proje, proje. Topluluk’u kurarken aklımda edindiğim tecrübeyle diğer insanların topluluklar kurmasını sağlamak ve hızlı bir şekilde aynı kafadan insanlarla etkileşime geçebilmelerini sağlamak da vardı. 5–6 aydır mümkün olduğunca bu işin dinamiklerini öğrenmeye gayret ettim ve bireylerin kolaylıkla topluluk kurup, etkili bir şekilde nasıl insanlara ulaşabilecekleri konusunda fikir edindim.

Nihayetinde geçici bir isimle (community.app) bu projeyi hayata geçirmek için ilk adımları atmaya karar verdim.

Github uzerinden paylaştığım şu ilandan sonra 40'tan fazla kişiden mesaj aldım. Geçtiğimiz günlerde 20–25 kişinin katıldığı bir online konferans ile proje detaylarını, nasıl bir süreci takip etmeyi istediğimi anlattım. 4 saat süren bu toplantıdan sonra kafalardaki birçok soru işareti giderildi, proje takımı kesinleşti. Tecrübe, istek ve Topluluk içerisindeki aktiflik oranlarını göz önünde bulundurup listeyi 10–15 kişiye indirmek mümkün oldu.

Velhasıl, benim için şu an dünyanın en iyi fikri bu fikir: herkes kolayca topluluk kurabilsin ve varolan topluluklara dahil olabilsin. Katılmıyorsan yanılıyorsun!

Bu fikri hayata geçirirken tüm süreci şeffaf bir şekilde Topluluk üyeleriyle paylaşıyor olacağız. Düzenli aralıklarla yapacağımız beyin fırtınası, standup, sprint planning toplantılarından codebase’de yapılan her değişikliğe, sistem mimarisiyle alakalı spesifik detaylara kadar herşey üyelerin erişiminde olacak. Umuyorum ki bu projede aktif olarak yer alan, ve pasif olarak takip eden herkes kariyerinin ilerleyen noktasına kullanabileceği bir tecrübe edinmiş olacak. Bu efor beni inanılmaz heyecanlandırıyor.

Bu yazıyı takiben şu konulara değinmek istiyorum:

  • ürünü tanımlamak ve gereksinim dökümanı hazırlamak
  • fikirden dizayna
  • dizaydan implementasyona
  • implementasyondan ilk kullanıcıya
  • takım dinamikleri
  • proje yönetimi, kullanılan araçlar
  • dağınık (remote) bir takım ile proje geliştirme
  • kompleks bir yazılımın sistem mimarisini tasarlama
  • ideal bir frontend mimarisi
  • ideal bir backend mimarisi
  • ..

Sonraki yazılardan haberdar olmak için hit that subscribe button and don’t forget to like this video, pardon, medium’da beni takip etmeyi unutmayın! 😘