Sana anlam katan başlıklar

“Seni seviyorum.” Hiç bilmediğim bir şehrin rast gele bir sokağında bile seninle karşılaşma umudu ile yürümeyi sürdürüyorum. Karşıma çıkan her yeni bireyi acaba sen olabilir mi diye sınıyorum. Her mektubumu sana yazıyorum, her sözümü sana söylüyorum. Her resmimi seninle çekiyorum.

“Seni seviyorum.” Hiç bilmediğim bir dilin rast gele bir şarkıcısının şarkılarını bile seni duyabilme umuduyla dinlemeyi sürdürüyorum. Duyduğum her yeni cümleyi acaba sen söylemiş olabilir misin diye sınıyorum. Her nefesimi seninle alıyorum, her anımı sana yaşıyorum. Her başarımı seninle kutluyorum.

“Sen aslında yok gibisin.” Pencereden dışarı bakıyorum, yağmur ayak izlerimi silmekte. Hiçbir adımımda sana yaklaşamamışım. Tüm resimlerimde somurtmuşum. Dinlediğim şarkılar sen olmadan çok monotonmuş. Bu aşkın tek kazancı kazanılan açıymış. 
Seni bırakamadım. Sanki gideceğinin farkındaymışım hep ve sen gidince, geride kalan tek şey ben oluyorum. Zaman neden ilerlemiyor ki?

“Sen yoksun.” Ağlayamazsın. Yalnız kalamazsın. Kalbimi ezip geçen tren değilsin. Varlığın ile yokluğun aynı. Çünkü artık ben de yokum.

“Yoksun.” Gözyaşlarım çarşafları zavallıca ıslatmıyor. Yokum demiştim ya. Hissetmiyorum kendimi.

Show your support

Clapping shows how much you appreciated Medeni Baykal’s story.