AKP’lilerin beynini kemiren sorular…

AKP’lilerin Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’dan şu soruların cevabını alıp kararını ona göre vermesini sağlayacak bir kampanya lazım. Bu sorular hayali değil, birçok AKP’linin zihninde dağınık halde duruyor. Ortaya çıkaracak akıllı bir muhalefet lazım, hepsi o.

İŞTE O SORULAR!

Reis, başkanlık geldiğinde bugün yapamadığın neyi yapabileceksin? Ne istedin de vermedik, bu ısrar niye?

Yüzde 50 oy almış başbakanını kaldırıp yerine daha düşük profilli olduğunu danışmanlarına ilan ettirdiğin adamı getirdin. Bundan fazla güç olur mu, daha ne istiyorsun? Kenan Evren bu kadar değildi; desteklediği başbakan adayı Turgut Sunalp’i yenen Turgut Özal’a yedi yıl katlandı.

Terörle mücadelenin en yoğun yaşandığı günlerde prensin ve gözden içişleri bakanını kaşla göz arasında değiştirdin. Kimse ‘niye’ diye sormadı. Efkan Ala o günden beri sırra kadem bastı. Bundan âlâ yetki mi olur?

Bir gecede bütün Yargıtay ve Danıştay üyelerini görevden aldın. Yerlerine sana tam biatlı kişileri atadın. Yüksek yargıçlar seni gördüğünde eli ayağı birbirine dolaşıyor. Bu yetki hangi kralda, hangi başkanda var? Daha ne istiyorsun?

Senin açılışına katılıp kurdela kestiğin bankaya fatura yatırdı diye insanlar tutuklandı. Methiye dizdiğin gazeteye abone olmak, övdüğün olimpiyata destek mesajı atmak ağır cezalık suç. Sen istiyorsun diye binlerce kadın cezaevinde. Hem savcı, hem yargıç hem cellatsın. Yetmez mi?

“Kürt sorununu çözeceğim” dedin, sınırsız kredi açtık. Şehirlerin silah deposu yapılmasına göz yummana bile ses çıkarmadık. Terörü bitireceğim diye bütün Kürt şehirlerine tankla topla girdin. Yaktın yıktın, görmezden geldik. Ne istedin de yapamadın?

Bütün kamu ihaleleri, en değerli araziler hep aynı kişilere gidiyor. Müteahhidi sana yakın diye geçmediğimiz köprünün parasını ödüyoruz; gıkımız çıkmıyor. Yetmedi, devletin en büyük zenginliklerini Varlık Fonu diye bir çuvala doldurdun. Başına çok değil üç beş sene önce bize hamamböceği diyen Yiğit Bulut’u getirdin. Bundan öte ne var? Ülkenin tapusunu da verelim mi?

Merkez Bankası senin korkundan adını koymadan faiz artırıyor. Ekonomik kriz ve kur darbesine rağmen iş dünyası yutkunuyor. Yapabilen sermayesini dışarı çıkararak kendini güvenceye alma çabasında. Milyarlarca dolarlık mal varlığına el koydun. Bundan ötesi saltanat değil mi?

Bir damadını enerji bakanı yaptın, diğeri savunma ihalelerinin gözdesi. Oğlun gölge milli eğitim bakanı. Aile üyelerin başbakandan fazla ihtimam görüyor. Başkan olunca daha ne olacak?

Kulübü batırdı diye Beşiktaş’tan kovulan adamı futbol federasyonu başkanı yaptın, anayasanın giriş bölümü gibi değiştirilmesi teklif dahi edilemiyor. Doping cezalısı danışmanın basketbol federasyonunun başında. Kimse aday olmasın diye haber gönderdin karşısına kimse çıkamadı. Kanun Hükmünde Kararname ile futbol takımı kapatıyorsun! Anayasaya evet dersek Demirören, FİFA Başkanı mı olacak?

Kanun Hükmünde Kararname diye sihirli bir değneğin var. 140 bin kişiyi kamudan ihraç ettin. Kış lastiğine dair bile KHK gördük. Sen Başkan olunca daha neler göreceğiz?

İstediğin gazeteye-televizyona el koyuyor, alt yazılara kadar müdahale edebiliyorsun. Hoşuna gitmeyen gazeteci işini kaybediyor. 70 yaşındaki medya patronunu azarlıyorsun, karşında çocuk gibi ağlıyor. Böylesi bir güç Trump’ta yok, sende var! Yetmez mi diyorsun?

Sayıştay emir erin, kamu ihale kurumu tabela şirketi… Meclis denetimi sıfır. Yargı hiç olmadığı kadar kurşun asker. Sembolik İngiltere Kraliçesini yargılamak bile senden kolay. Allahtan başka kimseye hesap vermeyecek konumdasın. Bundan ötesi zaten yok. En son verebileceğimiz bu!

Esed’e ‘kardeşim’ dedin itimat ettik; ‘katil’ dedin sorgulamadık. Kendi toprağımızı, Süleyman Şah Türbesini savunmadık. Alıp getirmeyi zafer olarak sundun, kabul ettik. Şimdi Suriye toprağında evlatlarımız ölüyor, sineye çekiyoruz. Başkanlık bundan fazla ne verebilir sana?

“Darbe yapılıyor sokağa çıkın” dedin. Çıktık, kolumuzu, bacağımızı, canımızı verdik. Altı ay geçti hâlâ darbeyi kimin yaptığını öğrenemedik. Meclis Komisyon kurdu, Genelkurmay Başkanını bile dinlemedi. Darbeci diye mahalle camisinin müezzinini tutuklattın, eyvallah dedik. Ama darbeyi 9 saat önceden öğrenip sana haber vermediğini söylediğin, ‘arayıp ulaşamadım’ dediğin MİT Müsteşarı tanık bile değil. Kafamız karıştı be Reis; biz yoksa sen Başkan olabilesin diye mi öldük?


Originally published at www.tr724.com on February 15, 2017.

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.