AKP’nin ‘bacasız’ sanayisi: Cezaevleri

HABER | İLKER DOĞAN

AKP iktidara geldiğinde 52 bin olan cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlü sayısı özellikle son dönemde rekor bir hızla artarak 240 bine yükseldi. Kapasite fazlası mahkum sayısı 37 bin. 5 kişilik koğuşlarda 35 kişi kalıyor. Sağlık hizmetleri yetersiz. AKP’li vekillerin ‘müjde’ olarak sunduğu cezaevleri ‘bacasız sanayi’ özelliğiyle değil ihmal, cinsel istismar, işkence, ölüm ve kötü muameleyle gündeme geliyor. Fiziki kapasitelerinin karşılayamayacağı düzeyde nüfus barındıran cezaevleri, temel hak ihlallerine ev sahipliği yapmaya devam ediyor.

Amerikalı Rahip Brunson, tahliyesinin ardından gittiği ülkesinde verdiği bir röportajda, cezaevinde 8 kişilik koğuşta 20 kişi kaldıklarından yakınıyordu. Ancak bugün Silivri Cezaevi’nde 5 kişilik koğuşlarda 35 ve hatta bazı dönemler 37 kişi kalıyor. 1 kişilik odada 5 kişi gayri insani şartlarda hayatını devam ettirmek zorunda. Ve 35 kişi için sadece iki lavabo, iki tuvalet ve iki banyo var. Diğer cezaevlerinde de durum çok farklı değil.

AKP’Lİ VEKİLDEN AĞRILILARA CEZAEVİ MÜJDESİ!

AKP’li Ağrı Milletvekili Ekrem Çelebi, daha geçtiğimiz hafta Ağrılılara SMS yoluyla attığı mesajda kente yapılarak yeni cezaevini ‘müjde’ olarak duyurdu. “… Cezaevi yapılmak üzere Adalet Bakanlığına bugün (02/11/2018) itibariyle tahsis gerçekleştirilmiştir. İlimize hayırlı olsun.” diyordu mesajında. Ondan iki gün sonra bu kez aynı partinin Yozgat Milletvekili Yusuf Başer, paylaştığı bir tweet’le gündeme geldi. Yozgat’ta yapılan 2 bin 500 kişilik cezaevinde incelemelerde bulunan Başer, “Bacasız fabrika gibi çalışacak bu cezaevinin hayırlı olmasını diliyorum.” diye tweet attı. Cezaevlerini ‘bacasız sanayi’ye benzettiği tweeti, tepkiler üzerine sildi.

KAPASİTE 207 BİN, NÜFUS 240 BİN

Türkiye’de hali hazırda 384 ceza infaz kurumunda Adalet Bakanı Abdulhamit Gül’ün açıklamasına göre 240 bin tutuklu ve hükümlü bulunuyor. Bunlardan yaklaşık 190 bini adli tutuklu ve hükümlüler. Terör ve organize suçtan ise 50 bin kişi cezaevinde yatıyor. Cezaevlerinin toplam kapasitesi ise 207 bin 339. Yani bugün itibariyle kapasite fazlası yaklaşık 33 bin kişi var cezaevlerinde.

2002’DEN BUGÜNE YÜZDE 500 ARTIŞ!

AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılında cezaevlerinin nüfusu 52 bin 249’du. 15 Temmuz öncesi 191 bin olan tutuklu ve hükümlü sayısı, infaz düzenlemeleri ile 50 bin kişinin salıverilmesine rağmen sadece 2 yılda 240 bine ulaştı. Cezaevlerinde yer açmak için 50 bin kişiyi salıveren iktidar, iki yıl içinde 100 bin kişiyi tutuklattı. Söz konusu rakamın içerisinde tutuklanıp salıverilenler yok! 12–18 yaş arası çocuk tutuklu ve hükümlü sayısı ise 2 bin 767. Annesiyle birlikte mahkum edilen 0–6 yaş arasındaki çocuk sayısı ise 700’e yakın. Ayrı yatakları yok, ayrı ekmek hakları yok, hastaneye annesiz götürülüyorlar ve oyuncaksız büyüyorlar!

DAYAK, İŞKENCE, KÖTÜ MUAMELE

Rakamlar ortada. Cezaevlerinde doluluk oranı yüzde 116’yı geçti. Bugüne kadar Türkiye’deki cezaevlerinin içinde bulunduğu duruma ilişkin onlarca rapor hazırlandı. Meclis İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu bünyesinde oluşturulan alt komusyonun iki yıl önce hazırladığı raporda çarpıcı tespitler yer alıyordu. Rapora göre 2010–2014 yılları arasında 1.200 kişi cezaevlerinde hayatını kaybetti. 6 Ocak 2014’de Sincan Çocuk Cezaevinde 12 çocuk mahkûm dövüldü, biber gazına ve tazyikle suyla müdahaleye maruz kaldı. 2012’de Pozantı, 2013’de Antalya ve İzmir cezaevlerinde çocuk mahkûmlara karşı sistematik taciz ve tecavüz vakaları gündeme geldi.

13 İLİN NÜFUSUNDAN FAZLA

İnsan Hakları Derneği tarafından hazırlanan 2017 Yılı Türkiye İnsan Hakları İhlalleri raporuna göre ise yatacak yer bile olmayan cezaevlerinde Türkiye’nin 13 ilinin nüfusundan daha fazla kişi bulunuyor. Raporda, OHAL ile birlikte yaşanan ihlallere dikkat çekiliyordu. Derneğin İstanbul Şubesi de 2018 yılının ilk 6 ayını kapsayan Marmara Bölgesi hapishaneleriyle ilgili raporu geçtiğimiz günlerde kamuoyuna duyurmuştu. Raporda, incelemeye alınan 20 cezaeviyle ilgili şu tepsitlere yer veriliyordu; Hapishanelerde OHAL ile artan baskı ve kötü muamele. Keyfi disiplin cezaları. Sağlık hakkına erişim engeli. İletişim hakkı ihlalleri.

TEMEL HAK İHLALLERİ HAD SAFHADA

Türkiye Barolar Birliği de geçtiğimiz yılın sonunda bir OHAL raporu hazırladı. ‘OHAL’le artan hukuksuzlukların boyutun gözler önüne sermek amacıyla hazırlanan rapora göre, işkence, cezaevlerinde ‘hoş geldin dayağı’, gerekçesiz tutuklama kararları, avukat görüşmesinin gizliliğinin ihlali gibi pek çok hukuksuzluk yaşanıyor. Diyarbakır Barosu tarafından hazırlanan benzer bir raporda da cezaevlerindeki skandallar tek tek sıralanıyordu.

AKP iktidarı, seçmenlerine yeni cezaevleri inşaasını müjdeli haber olarak veriyor. Adalet Bakanlığı’nın açıklamasına göre 50’den fazla yeni cezaevi inşaa ediliyor. Rakamlar ve raporlar ise ortada. Fiziki kapasitelerinin karşılayamayacağı düzeyde tutuklu ve hükümlü barındıran cezaevleri, temel hak ihlallerine ev sahipliği yapmaya devam ediyor.

***

TBMM’nin ‘cezaevi’ suskunluğu

Cezaevlerinin durumu ortada. HDP Diyarbakır Milletvekili Sibel Yiğitalp, geçtiğimiz yılın sonunda cezaevlerinde yaşanan sıkıntılar ve gündeme gelen çeşitli iddialarla ilgili TBMM Başkanlığı’na verilen yazılı ve sözlü soru önergeleri ve bunlarla ilgili ne işlem yapıldığını sordu. Önergeye geçtiğimiz yıl sonunda TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın’ın imzasıyla verilen yanıtta, cezaevleriyle ilgili önergelerin neredeyse tamamının yanıtsız kaldığı ortaya çıktı. Buna göre, TBMM’de 26. dönemde cezaevleriyle ilgili verilen yazılı ve sözlü soru önergelerinin yüzde 98.3’ü cevapsız kalmıştı. Meclis Başkanlığı verilerine göre cezaevleriyle ilgili yazılı ve sözlü 453 önerge verilirken, önergelerden yalnızca 8’ine cevap gönderildi.


Originally published at www.tr724.com on November 7, 2018.