Avrupa’nın parlayan teknik patronu: Lucien Favre

Fransa Ligue 1’de bu sezon OGC Nice fırtınası esiyor. Son 4 yılın şampiyonu PSG ile deplasmanda 2–0 öne geçtiği maçta 2–2 berabere kalan OGC Nice, 40 puanla liderliğini sürdürdü. Bu sıradışı başarının mimarı ise İsviçreli teknik adam Lucien Favre. Daha önce Hertha Berlin ve Borussia Mönchengladbach’ta başarıyı yakalayan Favre’nin hedefi şimdi OGC Nice’te kalıcı başarı elde etmek.

PSG, Monaco, Marsilya, Bordeaux ve Lyon gibi köklü kulüplerin olduğu bir ligde lider olmak için ya sıradışı bir kadroya ya da sıradışı bir teknik adama sahip olmak gerekiyor. OGC Nice bunu sıradışı bir teknik patron bularak başardı. Sınırlı kadrosu ve bütçesiyle OGC Nice, geçen yıl Leicester City’nin ‘peri masalı’ denen başarısını tekrar eder mi bilinmez ama 17 maçlık periyotta ortaya koyduğu performansla Avrupa’da adından en çok sözettiren kulüplerden biri.

Bu başarının mimarı Lucien Favre son 5 yılda B. Mönchengladbach’ta önemli işlere imza attı. Favre, Şubat 2011’de Mönchengladbach’ın dümenine geçtiğinde takım düşme hattında bulunuyor ve adeta kendini Bundesliga 2’ye hazırlıyordu. Ancak Favre sayesinde kazanılan puanlarla Mönchengladbach düşme hattından kurtulup, lige tutunurken bu performans ilerleyen yıllarda gelecek güzel günlerin habercisi olmuştu.

Favre, aradığı başarıya 2015’te ulaştı ve Mönchengladbach uzun yıllar sonra ligi 3. sırada bitirip, Şampiyonlar Ligi biletini aldı. 2015–16 sezonu hem Favre hem de Mönchengladbach için kabus gibi başladı. Ligin ilk 5 haftasında alınan 5 mağlubiyete, Şampiyonlar Ligi’nde Sevilla yenilgisi eklenince İsviçreli teknik adam ‘sorumluluk benim’ deyip istifa etti. Kulüp yönetiminin kal baskısı sonucu değiştirmeyecekti.

Birkaç yıl önce Bayern Münih’in başına geçecek muhtemel teknik adamlar arasında anılan Lucien Favre, artık işsizdi. Avrupa kulüpleri kalitesini ispat eden Favre’nin kapısını aşındırırken, Newcastle United ve Danimarka Futbol Federasyonu en ciddi teklifle gelenlerdi. Favre ise sürpriz yapıp hocası Claude Puel’i Premier Lig’e gönderen OGC Nice’ın başına geçiyordu. Favre’nin Fransa ligini tercih etmesinde futbolcuyken Toulouse forması giymesi ve Fransızcayı bilmesi etkili olmuştu.

Favre, ortasaha oyuncusu olarak top koşturmuş Servette ve Toulouse formalarını başarıyla giyip, 24 maçta İsviçre milli formasını terletmiş biri. Takım arkadaşları o dönemde Favre’yi ‘hayatı futbol’ olarak tanımlıyordu. Kariyerinde en önemli başarısını FC Zürih’i 25 yıl aradan sonra lig şampiyonluğu yaparak elde eden Favre, 2007–09 arasında Hertha Berlin’i çalıştırdı. Başkent ekibi Hertha Berlin uzun bir aradan sonra Favre sayesinde 2008–09 sezonunda zirve mücadelesi verdi. 6 yıl sonra Mönchengladbach’ta olduğu gibi, burada da Favre müthiş geçen bir sezonun ardından hayal kırıklığı olmuş ve takımdan ayrılmıştı.

Favre, OGC Nice’te önce iyi defans yapan bir takım kurdu. Favre’nin takımı 17 maçta kalesinde sadece 12 gol gördü. Favre, İtalyan futbolunun ‘problem çocuğu’ Mario Balotelli’yi adeta ‘adam’ etti. İtalyan yıldız son 5 maçta sakatlığından dolayı sahada yer alamazken attığı 6 golle, alınan puanlara ciddi katkı sağladı. Favre’nin yıldızını parlattığı asıl isim 23 yaşındaki Alassane Plea oldu. Mali asıllı Fransız golcü 17 hafta sonunda 10 gole imza attı.

Gelgelelim, OGC Nice UEFA Avrupa Ligi’nde gruptan çıkamadı. Lig kulvarında ise başarılı sonuçlarla zirveye tutunmuş durumda. Şimdi merak edilen iki soru var: Birincisi Nice, Leicester City gibi bir ‘peri masalı’nın kahramanı olabilecek mi? İkincisi ise, Favre şeytanın bacağını kırıp gelecek sezon da istikrarlı bir takım kurabilecek mi? Bekleyip göreceğiz.


Originally published at www.tr724.com on December 15, 2016.