Aynen devam!

Zor günler geçiren Hizmet Hareketi’ne bundan büyük destek olamazdı. Hani ‘ne istediler vermedik’ demişti ya inanın bu kadarını hizmet bile hayal edememiştir. Bütün dünyada diktatör olarak anılan, adına kapaklar yapılan dünya lideri boş sıralara da konuşsa BM genel kurulunda Hizmet’ten bahsetti.

Yolsuzlukları ayyuka çıkmış, radikal örgütlere verdiği destekler belgelenmiş, en fazla gazeteci-yazar ve aydını hapse atmış, dışarda neredeyse namuslu hakim-savcı bırakmamış, kini yüzünden öğretmeninden kaynakçısına onbinlerce kişiye zulm etmiş hükümetin başındaki adam Gülen Hareketi’ne düşmanlığını bir kere daha dünyanın gözünde ilan etti. Yaptığı konuşmanın absürtlüğü bir yana -cemaatin dünyayı ele geçirme gibi fantastik planları vb.- hizmete çok büyük bir iyilik de bulundu. Cemaat, bir diktatörün rahatsız olduğu grup olarak tekrar tescillenmiş oldu. Evde devlet imkanları ile zulm etmek kolay ama iş dünyayı ikna etmeye gelince ilkokul kompozisyonlarından öte elde malzeme yok. Bir cumhurbaşkanın kendi insanları için her fırsatta ispiyon yapması utanç vesikalarına bir sayfa ekledi sadece.

Çinlilerin ‘kuzu postunda kurt’, ‘bölücü’ ve ‘şiddet yanlısı’ olarak tanımladığı Dalay Lama’yı dünya çapında bir figür yapmıştı bakalım Erdoğan da Gülen için bunu becerebilecek mi? Ee ne demişler hikmetinden sual olunmaz, Allah dilerse bir kötü adamın eliyle de hizmet ettirir.

* * *

ROYAL FAMILY!

En çok bu çocuğun haline üzülüyorum. Çanta gibi bir orda bir burda. Özel kalem gibi çalışsa da aslında Enerji Bakanı. İşi büyük aslında, omuzlarındaki yük ağır. Dev ihaleler alacak-verecek ona emanet. Dün BM genel kurulunda yine babasının arkasındaydı, ne işim var burada der gibi. ‘Benden başka enerji bakanı var mı acaba diye’ etrafı kesiyordu. Cubuti başbakanı Amerika’yı görsün diye spor bakanını getirmiş ona takıldı gözü. Arkasında oturduğu şahıs birazdan konuşma yapıp cemaatin ne kadar kötü olduğunu anlatacak. En büyük delili herhalde kolej mezunu damadı olmalı ki belgesini yanında getirmiş.

* * *

7 KERE 8 KAÇ EDER?

Okulların açıldığı gün öğrencilere 15 Temmuz ile ilgili broşürler dağıtıldı malum. Anaokul öğrencilerine bile verilen broşür aslında parti devletinin bir propaganda belgesi. AKP kemalistlerin kötü icraatlarını çok daha kötü bir taklitle kendi günlerini, sembollerini ve kişilerini oluşturma sürecinde.

Tahmin edildiği gibi broşürde Fetö-PDY ihmal edilmemiş. cemaat ve darbe ile ilgili herhangi bir mahkeme kararı var mı? Yok. Peki neden bunları yapıyorlar? Sebebi malum. Bilindik bir Göbbels taktiği. Ne kadar çok söylersen o kadar çok inanan çıkar. Erdoğan’ın kocaman fotoğrafı ile başlayan broşür sayfalarında en dikkat çeken kısım fetö-PDY kısmı değil. Saat saat o gece ne olduğunu yazmışlar. Ama eksik bırakmışlar. Olaylar zinciri garip bir şekilde 22.00’da başlıyor. 16.00’da darbeyi haber alan Mit müsteşarı Genelkurmay başkanı ile karargahta görüştü kısmı yok. Ya da o gece basın toplantısında ‘öğleden sonra hareketlilik başladı’ diyen Erdoğan’ın sözlerine yer vermemişler.

Eğitim, az gelişmiş ülkelerde bir doktrinasyon aracı.Erdoğan da bu aracı tepe tepe kullanıyor. En çok da çocuklara yazık oluyor.

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.