Barcelona’da mazerete sığınma yok başarı var

2017–18 sezonunun ilk çeyreği geride kalmak üzere. Takımlar artık lige alıştı. Bir anlamda zirve ve düşme potasındaki takımlar hafiften kendini belli etmeye başladı. Zirve yarışını veren takımlar arasında süprpriz henüz yok. Ancak beklentilerin üzerinde performans gösteren takımlar var. Bunların başında Barcelona geliyor. ‘Barcelona’nın başarısı nasıl sürpriz olabilir?’ sorusu akıllara gelebilir. Tabloya yakından bakalım…

TAKIM KENDİ REKORUNU KIRDI

La Liga’da 9 hafta geride kalırken, Barcelona topladığı 25 puanla lider durumda. Sezona Real Betis galibiyetiyle başlayan Katalan ekibi uzun süre sahadan hep 3 puanla ayrıldı. İlk puan kaybını 8. haftada zirve mücadelesi veren Atletico Madrid’e karşı yaşadı. Uzun süre 1–0 yenik durumda götürdüğü maçı 82. dakikada Luis Suarez’in attığı golle berabere bitirdi. Geçen hafta ise Malaga’yı yenip bir hafta aradan sonra yeniden 3 puana kavuştu.

Barcelona, ligin ilk 9 haftası dikkate alındığında kulüp tarihinin en başarılı dönemini yaşıyor. Katalan ekibi 1963–64, 1997–98, 2012–13 ve 2013–14 sezonlarında benzer bir durum yaşamış, ligin ilk 9 haftasını 8 galibiyet bir beraberlikle tamamlamıştı. Ancak bu sezonu farklı kılan yediği gol sayısı oldu. Barcelona, 9 maçlık periyotta kalesinde sadece 3 gol gördü. Kalesinde 9 haftada 3 gol görmesi sadece bu sezona mahsus değil. 1958–59, 1977–78 ve 2014–15 sezonlarının ilk 9 haftasında da yine 3 gol yemişti. Ancak attığı gol sayısı ile kendi rekorunu kırmış durumda. 3 gol yediği sezonlarda averajı sırayla 22, 18 ve 15 olurken, bu sezon gol averajı 23 oldu.

Barcelona, Avrupa liglerinde şu ana kadar en az gol yiyen lider pozisyonunda. Premier Lig’in lideri Manchester City 4, Seria A’nın maç fazlasıyla liderlik koltuğuna oturan takımı İnter 7, Fransa Ligue 1’in lideri PSG 6 ve Almanya Bundesliga’nın lideri Borussia Dortmund kalesinde 7 gol gördü.

SEZON BÜYÜK SORU İŞARETLERİYLE BAŞLADI

Barcelona için sezon başında oldukça çok soru işareti vardı. Takım sadece 1988–90 arasında Barcelona formasını giymiş Ernesto Valverde’ye emanet edilmişti. Valverde’nin 17 yıllık teknik adamlık geçmişinde Yunanistan’ın Olympiacos takımıyla kazandığı lig şampiyonluğu ve Athletic Bilbao ile kazandığı İspanya Süper Kupası dışında bir başarısı bulunmuyordu. Hem kulübü tanımıyordu hem de kendini ispatlamış bir hoca değildi. Üstelik sezon öncesinde Real Madrid ile oynanan Süper Kupa finalinin iki maçında da sahadan mağlup ayrılması, Valvarde üzerindeki şüpheleri arttırdı.

Kadro için de benzer belirsizlikler vardı. Takımın yıldızlarından Neymar ayrılmıştı. Barcelona’nın rakiplerine korku salan Messi — Neymar — Suarez forvet hattının önemli bir halkası artık yoktu. Neymar’ın boşluğunu doldurmak için transfer çalışmalarına başlayan Barcelona, Kylian Mbappe ve Harry Kane girişimlerinde başarısız oldu. Borussia Dortmund’un genç yıldızı Ousmane Dembele 105 milyon Euro ödenerek kadroya katıldı ancak performansı sürprizdi. Daha önce de Barcelona’nın çok paraya mal olup verim alamadığı oyuncuları olmuştu. Dembele ise Getafe maçında sakatlanarak takımını 4–5 ay yalnız bıraktı.

KADRODAKİ BELİRSİZLİKLER

Kadroda bir de formsuz oyuncular meselesi vardı. Transfer sezonunda alıcı çıkmadığı için takımda kalan Arda Turan, bunların başında geliyor. Onun yanı sıra, Denis Suarez ve Andre Gomes de takıma ciddi bir katkı sunamadı. Eleştirilen transfer Paulinho’nun takıma katkısı ise halen tartışmalı. Bu isimler arasında ilk 11’e giremeyen tek isim Arda Turan oldu.

Bütün bunlara rağmen teknik patron Valverde, elindeki sınırlı kadrodan maksimum verim almasını bildi. Geçen sezon kiralık gittiği Milan’da etkili olamayan 23 yaşındaki Gerard Deulofeu, Dembele’nin sakatlığında forvet hattına monte edildi ve üzerine düşeni başarıyla yerine getirdi. Valverde teknik adamlık bilgi ve becerisini sahaya yansıtırken, takımın yıldızı Messi yine her zaman olduğu gibi en büyük yardımcısı oldu. Kaleci Marc-Andre ter Stegen kalesini gole kapattı ve Messi de rakip defansı dağıtıp 9 haftada 11 gole ulaştı. İki oyuncu şu ana kadar Barcelona’nın lig ve Şampiyonlar Ligi’nde oynadığı 14 maçta sahaya çıkan iki isim. Bu bile Barcelona’nın nasıl bir zorlu süreçten geçtiğini gösteriyor. Koca takımda sadece 2 oyuncu tüm maçlarda yer almış oldu. Diğerleri formsuzluk, sakatlık veya cezalar sebebiyle takımını yalnız bıraktı. Tabi bir de bunların üzerine Katalanya’da yapılan bağımsızlık referandumunun Barcelona üzerinde oluşturduğu baskıyı eklemek gerekiyor.

Bu olumsuzluklar üst üste toplandığında Barcelona’nın ortaya koyduğu performans daha anlamlı oluyor. Ne teknik patron Valverde ne de oyuncular mazeretlere sığındı ve Katalan ekibi yoluna hem ligde hem de Şampiyonlar Ligi’nde devam ediyor.


Originally published at www.tr724.com on October 26, 2017.

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.