Barzani, o bedeli peşin ödedi!

Türkiye’nin güney doğu hududunda tarihin akışını değiştirecek siyasî hadiseler yaşanıyor. Amerika Birleşik Devletleri’nin Türkiye’nin itirazlarına rağmen IŞİD’in merkezi Rakka’ya YPG (Ankara’nın PKK’nın Suriye uzantısı olduğunu iddia ettiği) ile müşterek harekât başlattığı tarihlerde Irak’ın kuzeyinde ‘bağımsızlık referandumu’ yapılacağı ilan edildi. Tarih de verdi: 25 Eylül 2017.

Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi (IKYB) Başkanı Mesut Barzani’nin ‘bağımsızlık’ kararına Reis-i Cumhur Recep Tayyip Erdoğan ile Başbakan Binali Yıldırım’ın verdiği cevaplar idare-i maslahattan başka bir mânâ ifade etmiyor. Suriye’nin kuzeyi ile Irak’ın kuzeyini siyasî olarak bütünleştirme projesinin bir asırlık mazisi var. Projenin banileri, denklemin en büyük bilinmeyeni Türkiye’yi çözmek hususunda ilk defa bu kadar mesafe kat etti.

ERDOĞAN’IN AÇTIĞI YOLUN SONU

Kürdistan’ın inşasında Erdoğan, Yıldırım ve Hariciyemizin ‘teessüf ederiz’ lirizmiyle durdurulamayacak bir safhaya geçildi. Barzani’nin sorumsuzca hareket ettiğini ve bu davranışın bedelini ödeteceğini söyleyen Erdoğan alenen siyaset hokkabazlığı yapıyor. Erdoğan düne kadar Barzani’nin en büyük siyasî ve iktisadî müttefiği olduğunu saklama ihtiyacı dahi duymamıştır. Tıpkı Katar krizinde ABD ve Suudi Arabistan öncülüğündeki tecrit ittifakının karşısında terörizmi finanse etmekle itham edilen Emir Şeyh Temim’e askerî destek vereceğini ilan ettiği gibi şu güne dek Kuzey Irak petrolünün dünya pazarlarına ulaştırılmasını bizzat kendisi sağladı.

ERDOĞAN-BARZANİ PETROL ANLAŞMASI VE İSRAİL

Öyle ki bu uğurda Irak anayasası bile çiğnenmiştir. Petrol ticaretinin Bağdat’taki merkezî idareyle imzalanacak anlaşmalara göre yapılması ve ödemenin Petrol Bakanlığı hesaplarına aktarılması icap ederken Erdoğan, Barzani ile vardığı mutabakatla bütün bunları devre dışı bıraktı. Bağdat’ın Irak petrolünü kaçak biçimde satmakla itham ettiği Türkiye aleyhine Tahkim’de açtığı dava Paris’te sürüyor.

Bağdat’a rağmen Barzani ile kurulan petrol ortaklığının ilk senelerinde Kuzey Irak’ın petrolü uzun müddet karadan tankerlerle Ceyhan’a taşındı. Buradan gemiyle İsrail’e ulaştırıldı. İsrail ile iplerin tamamen koptuğu Mavi Marmara krizinde bile petrol yüklü gemiler gitti geldi. İllegal biçimde taşındığının ispat edilememesi için petrol Akdeniz’de gemiden gemiye aktarıldı. Vakti gelince Ceyhan Limanı’na yanaşan esrarengiz gemilerin kime ait olduğu da yazılacaktır.

KUZEY IRAK PETROLÜ’NÜ KİM TAŞIDI?

Barzani petrolü ihaleyle taşınmadı tabii. Erdoğan’ın damadı Berat Albayrak’ın kurduğu Powertrans şirketinin uhdesinde yapıldı petrol ticareti. Damat Berat ve Ahmet Çalık’ın da aktif rol üstlendiği kaçak petrol ticaretinin bütün teferruatı Panama Belgeleri’nde (Panama Papers) anlatılıyor. IKYB Başbakanı Neçirvan Barzani’nin Erdoğan’ın imzaladığı anlaşmayı “50 senelik stratejik anlaşma” diye nitelemesi sebepsiz değildi.

BARZANİ’NİN MERSİN’DEKİ ŞİRKETLERİ

Erdoğan-Barzani ortaklığı Türkiye’de sayıları 180’i bulan Barzani şirketlerini tek kelime ile ihya etti. Ekseriyeti Mersin Serbest Bölgesi’nde faaliyet gösteren şirketler, akaryakıttan gıdaya onlarca sektörde yüksek cirolar elde ediyor. Başta Mersin’dekiler olmak üzere Barzani’nin Türkiye’deki şirketleri Erdoğan devrinde büyüdü, daha çok kazandı ve kazandırdı!

Barzani, Bağdat’tan her senenin sonunda zar zor alacağı 15 milyar dolar civarındaki parayı Powertrans üzerinden peşin olarak alıyor. Gemiler, gemicikler, Katar’daki paralar, Malta ve Panama belgeleri gösteriyor ki bu ticaretin ölçülemeyen tarafları bilineninden daha fazla.

Barzani’nin Merkez Bankası para basıyor. Düzenli ordusu günden güne güçleniyor. IKYB ordusunun başlangıcı Çekiç Güç olduğuna ve 20 sene geçmeden bugünkü seviyeye geldiğine göre Kuzey Suriye’deki YPG’nin nereye varacağını tahmin etmek zor değil.

TÜRKİYE’NİN ELİ ZAYIFLATILDI

Barzani ihtiyaç duyduğu paranın ekseriyetini Erdoğan’ın himayesindeki rotadan temin ediyor. Barzani’nin bu anlaşmadan kârlı çıktığı şimdiden belli. Türkiye’nin kârdan ziyade zarar ettiği anlaşma sayesinde bol sıfırlı paralar kazananlar, Suriye ve Irak’ta taşlar yerinden oynarken üç maymunu oynamak mecburiyetinde.

Erdoğan’ın, “Kerkük Kürtlerindir safsatasına Türkiye olarak asla uymuyoruz. Dolayısıyla ‘bizimdir’ diyerek böyle bir iddianın içerisine girmeyin, onun bedeli de ağır olur.” sözlerine kanıp kimse heyecana kapılmasın. Barzani, petrolünün sıcak denizlere indirilmesine mukabil bedeli peşin ödediğine göre Türkiye’nin Irak Kürtleri’nin bağımsızlık referandumuna karşı çıkmasının bu saatten sonra sahada bir karşılığı olmayacaktır. Zira Türkiye, Erdoğan’ın marifetiyle bu konuda tutarlı siyasetten uzaklaştırıldığı gibi Barzani’nin elinde tuttuğu kozların ortalığa saçılmasından zarar da görecektir.

‘Türkiye aile şirketi gibi idare ediliyor’ sloganı artık hakikatin ta kendisi.


Originally published at www.tr724.com on June 9, 2017.