Bir futbolcudan çok ötesi: Mesut Özil

Mesut Özil, Türk kökenli futbolcuların en başarılısı. Schalke 04, Werder Bremen, Real Madrid ve Arsenal formalarıyla harika maçlar çıkardı. Zonguldaklı bir ‘gurbetçi’ ailesinin çocuğu olan Mesut, milli tercihini Almanya’dan yana kullandı. Alman milli takımının değişmezlerinden oldu. Mesut Özil, sadece iyi bir futbolcu değil aynı zamanda Avrupa’da doğan birçok Türk gencine rol model olarak öne çıkıyor.

ALMAN KUPASINI BREMEN’E GETİREN GOL

Mustafa-Gülizar Özil çiftinin oğlu Mesut, 15 Ekim 1988’de Gelsenkirchen şehrinde doğdu. Meşin yuvarlakla henüz 7 yaşında tanışan Mesut’un ilk kulübü Westfalia 04 Gelsenkirchen oldu. 2005’te Schalke’nin kapısından adımını atan Mesut, bir yıl sonra profesyonel olarak sözleşme imzaladı. Yetenekliydi, sol ayağı raket gibiydi. Attığı uzun paslar öldürücüydü. Bundesliga’ya 12 Ağustos 2006’da oynanan Frankfurt maçıyla merhaba diyen Mesut, bu maçın 80. dakikasında oyuna girerken, oyundan çıkan Hamit Altıntop’tu. Mesut, o anı “Olup bitenlere inanamıyordum ve oldukça tedirgindim. Ama buna rağmen tamamen oyuna konsantre olmuştum” diye anlatacaktı.

Schalke’de bulunduğu 2 yıl içinde 30 maçta forma şansı bulan Mesut Özil, 31 Ocak 2008’de 4,3 milyon Euro karşılığında Werder Bremen’e transfer oldu. Bu transfer sonrası yapılan ilk yorum, “Schalke, Mesut’un değerini bilemedi” şeklindeydi. Mesut, Werder Bremen’de kısa sürede takımın değişmezleri arasına adını yazdırdı. 2009’da fırtına gibi esen Özil, Werder Bremen ile lig ikinciliği yaşadı. Almanya Kupası finalinde Bayer Leverkusen’i 1–0 yendikleri maçın tek golünü atarak takımını zirveye çıkaran isim oldu.

İsveç’in 2009’da ev sahipliği yaptığı U21 Avrupa Şampiyonası’nda Almanya formasını giyen Mesut Özil, bu turnuvaya da damgasını vurdu. Grup maçlarında İngiltere’nin ardından 2. olarak yarı finale yükselen Almanya, yarı finalde İtalya’yı geçerek finalde İngiltere’nin rakibi oldu. Mesut Özil önderliğindeki Panzerler, İngilizleri sahadan sildi. Özil, 90 dakikayı 1 gol ve 2 asistle tamamlarken, maçı 4–0 kazanan Almanya kupaya uzandı. Mesut da ‘maçın adamı’ seçildi.

Werder Bremen’in en önemli yıldızı Brezilyalı Diego’nun Juventus’a transfer olmasıyla tüm gözler Mesut’a çevrilmişti. ‘Acaba Diego’nun boşluğunu dolduracak mı?’ soruları akıldaydı. Takımın dümenine geçen Özil, kısa sürede taraftarın sevgilisi oldu. Diego’nun yıldızı Juventus’ta hızla sönerken, Mesut’un yıldızı Werder Bremen’de aynı hızla parladı. Mesut; Toni Kroos ve Sami Khedira ile birlikte Almanların gelecekte ümit bağladıkları isim oldu.

MİLLİ TERCİHTE ZORLANDI

Almanya, U21 Millî Takımı’nın formasını giyerken Mesut’a Türkiye’den davet geldi. Bosna ile oynayacağımız 2010 Dünya Kupası grup eleme maçı öncesiydi. Mesut Özil, Fransa ile oynanacak hayati maçı gerekçe göstererek Türkiye’den gelen millî davete ‘evet’ demedi. Köklerinin geldiği ülke ile doğduğu ve doyduğu ülkeyi tercihte zorlanan Mesut’un bir karar vermesi gerekiyordu. Almanların ünlü spor dergisi Kicker’e o günlerde yaşadıklarını şöyle anlatıyordu: “Tercihimi yapmadan önce Halil ve Hamit Altıntop abilerle, arkadaşlarımla, ailemle ve hocalarımla konuştum. Hamit ve Halil abiler, Fatih Terim’in beni takımda görmek istediğini söylediler. Çok zorlandım ama iddia edildiği gibi hiçbir zaman beni ayartmaya çalışmadılar. Onlar hep kararı benim vermem gerektiğini belirttiler.”

Sonunda Mesut Özil kesin kararını vererek tercihini Almanya’dan yana kullandı. Almanya’yı tercih etmesi uzun süre polemik konusu oldu. Mesut Özil, milli tercihini Almanya’dan kullanmasına rağmen “Ben ve ailem her zaman Türk kalacağız. Fakat doğduğum, yaşadığım ülke olan Almanya’nın formasıyla kendimi daha iyi hissediyorum” açıklamasını yapacaktı. 2010 ve 2014 Dünya Kupaları ve Euro 2016’da Almanya adına başarılı maçlar çıkaran Mesut Özil, 2014’te kazanılan Dünya Kupası’nda takımın en iyilerinden biri oldu. Almanya adına 85 maçta sahaya çıkıp 22 gol attı.

ALMANLARIN GÖZÜNDEKİ TÜRK ALGISINI DEĞİŞTİRDİ

2010’da 15 milyon Euro bedelle Real Madrid’in yolunu tutan Mesut Özil, yıldızlar topluluğu İspanya takımında başarıyla 3 sezon top koşturdu. 2013’te Real Madrid, Gareth Bale’i 100 milyon Euro bedelle kadrosuna katınca, Mesut da transferin son saatlerinde 50 milyon Euro karşılığında Arsenal’e satıldı. Arsenal’in en pahalı transferi olan Mesut Özil, Premier Lig’de resital sunmaya devam etti. Arsenal’in gençlere yatırım yapma adına şampiyonluğa oynayan bir takım kuramayışını eleştirdi. Şilili Alexis Sanchez’le birlikte geçen sezon rahatsızlıklarını teknik direktör Arsene Wenger’e ilettiler. Artık Arsenal’de mutsuz olan Mesut şampiyonluklar kazanacağı bir takıma gitmek istiyor.

Mesut Özil’in başarı hikâyesi, arkasından gelen İlkay Gündoğan, Emre Can ve Kerem Demirbay gibi oyunculara da örnek oldu. Bu isimler de milli takım tercihini doğdukları ülke Almanya’dan yana kullandı. Mesut Özil, Alman futboluna yaptığı katkı ile Türkler’in Almanlar tarafından kabullenmesinin yolunu açan isimlerden biri. Zira Mesut gibi değerler sayesinde Almanlar, Türkleri ’ülkelerinin nimetlerinden yararlanan değil, ülkelerine katkı sağlayanlar’ olarak görmeye başladı. Böylece Mesut Özil bir futbolcudan çok ötesi hâline geldi.


Originally published at www.tr724.com on October 21, 2017.

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.