Erdoğan, Gülerce’ye değil Veren’e güvenir

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Hizmet Hareketi arasındaki kavgada son günlerin moda tartışma konusu itirafçılar. Pazara her gün yeni ürün sunmak zorunda hissediyorlar kendilerini. Aynı zamanda rakip itirafçılardan daha fazlasını söyleyerek piyasalarını korumaya çalışıyorlar. Durmadan el yükselten kumarbazlar gibiler.

Mantığın tatile çıktığı bir ortamda elbette uçuk kaçık şeylerin bile alıcısı oluyor. Söylediklerinin doğruluğu test edilmiyor ama samimiyetleri sorgulanıyor. En fazla da asıl işveren Erdoğan’ın kanaati merak ediliyor. Bunu anlamak için itirafçıların profiline bakmak fikir verebilir.

Hüseyin Gülerce, Erdoğan’ın en az güveneceği itirafçıların başında geliyor. AK Parti’nin kuruluşundan beri en ağır eleştirileri Gülerce kaleme almıştır. Hatta Cemaat’le-Erdoğan arasındaki en sert tartışmalar Gülerce yüzünden yaşanmıştı. Her yazısı altı çizilerek okunur sonra gazete yönetimine klasörler halinde şikayet edilirdi.

Gülerce’nin asıl şanssızlığı Erdoğan’ın zor unutan biri olmasından kaynaklanmıyor. Yazıları yazma motivasyonu sorunun kaynağı. ‘Melih Abi’sinin (Gökçek) bir gün başbakan olacağı ve dağılmış teşkilatı önemli koltuklarda etrafına toplayacağı hayali hiç bitmedi.

Yeniden Milli Mücadele teşkilatının evrim geçirmiş hali olan Milli Damar ekibinin, 2007’de Antalya’da bir otelde yaptığı yıllık toplantıda ‘AKP’nin ikinci dönemini tamamlayamayacağı ve yerine gerçek milli kadroların işbaşına geleceği’ konuşulmuştu. Sunumu yapan da Kanal A genel yayın yönetmeni Alper Tan’dı. Ancak Yeniden Milli Mücadele ekibi aynı zamanda çok pragmatist ve rasyonalisttir. Erdoğan’ı deviremeyeceklerini anladıkları andan itibaren hedefte olmamak için yanına geçtiler. Erdoğan’sız bir siyasi ortamda tekrar uyanmak üzere uykuya dalmış rolü yapıyorlar.

‘Melih Abi’ cemaatle iyi olduğunda Gülerce de iyi idi. Gökçek, Erdoğan’ın yanına geçtiğinde o da geçti. Ahmet Hakan, Hüseyin Gülerce’nin 17 Aralık yazılarını ‘FETÖ bağlantısı’ şeklinde yorumlayarak hata yapıyor. O yazılar “Erdoğan gidiyor, Melih Abi geliyor” motivasyonu ile yazılıyordu. Erdoğan’ın her sürçme ihtimalinde kim, nasıl konumlandı iyi bakmak lazım.

Bütün yandaşlık girişimlerine rağmen Alper Tan’ı mahrem daireye kabul etmeyen Erdoğan, Gülerce’ye de daha fazlasını vermeyecektir. Bu arada Hanefi Avcı’nın Milli Damar hakkında savcılığa yaptığı başvuru ve MİT bağlantılı gazetecilerin konuyu gündeme getiriş biçimi kayda değerdi. Toz duman yatışınca dosyanın kapağı tekrar açıldığında sürprizlerle karşılaşabiliriz.

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.