Hiç şaşırmıyoruz

Hayal tacirliği iktidarda ise hakikatin hükmü kalmaz. Koltuğu muhafaza etmek için bugün düne nazaran daha fazla hayal satmak mecburiyeti vardır. Her bir yalanı unutturmanın yolu katmerli yalanlardan geçer.

Devletin uhdesindeki muhteva (istatistik, belge, rapor vb.) bu maksatla manüple edilir. İstatistiklerle oynanır, her veri iktidar lehine sonuna kadar kullanılır. Beyaz propaganda gibi görünse de bütün bunların siyah propagandadan tek farkı mahrecinin belli olmasıdır. Bilginin kaynağı, mahreci devlettir. O devlet kendisini ayakta tutan düsturlardan koparılmışsa iktidar partisine göre çalıp söyler, vatandaşından hakikatleri saklar.

Mamafih ‘devlet’ zırhı muhasebe ve murakabe kapılarını baştan kapatır. Onun içindir ki siyah-beyaz, yalan-doğru iç içedir. Gazete, televizyon, radyo, internet siteleri ve sosyal medyanın sunduğu imkânlar, iktidarın hayal tacirliğinin bilumum satış, pazarlama ve nakil vasıtaları haline dönüştürülür.

BÜYÜME ÇİFT HANE OLACAKMIŞ

Devlet zırhının arkasına saklanarak yapılan hayal tacirliğinin müşahhas misali Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) kendisi ile yarışıyor. Hakikati örtbas ederken muhalefet boşluğu da cesaretine cesaret katıyor.

İktidar nimetleriyle devşirilen muazzam propaganda cihazıyla kitleler bir manada efsunlanıyor. İktidara geldiği 2002’den bu yana ekonomide 2009 krizinden daha beter günler yaşandığı halde ‘AKP lideri’ ve ‘Reis-i Cumhur’ unvanlarını tek koltuğa sığdıran Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere partinin bütün sözcüleri kürsüye geçtiklerinde Türkiye’den ziyade bambaşka bir memleketten bahsediyor.

Başbakan Binali Yıldırım’ın şu sözlerine hayret etmemek ne mümkün: “Kısa bir süre önce Orta Vadeli Program (OVP) yayınlandı. Onun için Türkiye’nin 2018’i, 2017’den daha iyi olacak. Hem enflasyon tek haneli olacak. Hem de büyüme hedefimiz en az yüzde 5,5 olacak. Bu yılın üçüncü çeyrek büyümesi çift haneli olursa hiç şaşırtmayın. Yıl sonu büyüme 7 olursa yine şaşırmayın.”

EKONOMİ SICAK PARA MÜPTELASI

Başbakan’ın OVP dediği enflasyon, döviz kuru, işsizlik, büyüme, bütçe açığı, cari açık vb başlıklarda ekonomide üç senelik hedefleri ihtiva eden bir taahhütname. Hep kâğıt üzerinde kalan hedefler manzumesi. Şu ana dek hedefleri tutturulan tek OVP yok.

Sıcak paraya bağımlılığın had safhaya çıktığı günlerde ilan edilen son OVP’de 2018 için açıklanan ortalama dolar fiyatı olan 3,71 TL şimdiden geçildi. Dolarizasyon son sürat. Bedava çorbacılar, doları yasaklayan besiciler de akıntıya kürek çekmekten vazgeçti. Nasıl vazgeçmesinler ki! Mercimek Kanada’dan, kemiksiz et Sırbistan’dan, saman Bulgaristan’dan ithal ediliyor. Aç kalmamak için tarım ve hayvancılıkta da el açan bir Türkiye!

DOLAR TAHMİNİ İKİ HAFTA AYAKTA KALABİLİYOR

Müteşebbis, kur hedefi bile birkaç hafta ayakta kalabilen bir hükûmetin hangi beyanına göre yatırım yapacak? OVP’nin diğer başlıkları en az kur hedefi kadar fiyasko. Başbakan yüzde 5 enflasyondan bahsediyor. Oysa enflasyon yüzde 12’lerde geziniyor. Vatandaşın enflasyonu en üz yazda 30. İşsiz sayısı 7 milyonu aştı.

Hazine iki günde 17,2 milyar lira borç topladı. Üstelik faizlerin son 5 senenin en yüksek seviyeye çıktığı günlerde yapıldı bu ihale. Paraya ihtiyaç yoksa Hazine, dolayısıyla vatandaş böyle bir maliyete niye katlansın? 2018’de vergi gelirlerinin yüzde 12’si faiz ödemelerine gidecek. İki Millî Eğitim Bakanlığı bütçesine denk para faiz lobisine altın tepside takdim edilecek.

YÜZDE 5 BÜYÜMEYE YANDAŞ HARİÇ KİM İNANIR?

Büyüme faslına gelince… O fasılda Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) devrimi oldu. Hükûmete göre Türkiye ilk 6 ayda yüzde 5 büyüdü. Alman Commerzbank’ın ‘Bu kötü bir şaka olmalı TÜİK!’ raporunda dikkat çektiği gibi tarafsız ve objektif kriterler dikkate alındığında büyüme hiç de yüzde 5 çıkmıyor.

Kasım 2016’da formül değiştirilirken ‘seçimde trafoya giren kedilerin artık büyüme rakamları için de mesaiye kalacağını’ ifade etmiştim. (http://www.tr724.com/krizi-formul-degistirerek-asiyoruz-yasasin-tuik-haber-yorum-semih-ardic/) Maalesef o endişelerimin hepsi birer birer tahakkuk etti. Gelin görün ki masa başı büyüme vatandaşa fayda sağlamıyor. İktidara yakın iş adamları haricinde sokakta kaç kişi TÜİK’in açıkladığı büyüme rakamlarını teyit edebilir?

ZARRAB DAVASINDA ÇEMBER DARALDIKÇA

Tenkitler, müphem kalan noktalar ve diğer itirazlara kulak asmıyor. Büyüme faslında TÜİK kendi bildiğini okuyor. Artık Reis-i Cumhur ya da Başbakan kürsüden hedefi açıklıyor, TÜİK’e kitabına uydurmak kalıyor. Maşeri vicdan dünden hazır zaten!

ABD’de devam eden Reza Zarrab davasında Erdoğan ailesinin de isminin geçebileceği iddiaları iktidar ve Saray cenahında keyifleri kaçırdı. ABD’nin vize yasağı da kalkmıyor. Ahval böyle olunca hayal tacirliğine ihtiyaç had safhaya çıkıyor tabiî.

Öyleyse ‘ver Mehteri Erkan!’ Büyüme çift haneye çıkarılacak. Enflasyon yüzde 5’e inecek. İşsizlik tarihe karışacak. 82 Kerkük, 83 Musul, 84 Halep, 85 Kırım derken Türkiye’nin ne kadar dirayetli bir devlet olduğunu bütün dünya görecek.

20 MİLYON KİŞİ YOKSULLUK SINIRININ ALTINDA

20 milyon kişi senelik yoksulluk sınırı olarak belirtilen 8 bin liranın altında gelirle hayatını idame ettirmeye çalışıyor. Buna rağmen bir gecede 50 milyar liralık vergi zammı yapılıyor. Dolar arttıkça vatandaşın cebindeki para eriyor. Hükûmet hep dört ayağının üstüne düşüyor. Erdoğan, “İstanbul’a ihanet ettik.” derken bile alkışlanıyor. Hipnoz, efsun ya da mankurtlaşmak… Sebebi her ne ise bu halet-i ruhiye ve teslimiyet vatan sathını kaplamış.

İçtimaî ve iktisadî çöküşte hamaset ve hayal tacirliği revaçta olur. Yalan hakikatin elbisesi ile en fazla fetret devirlerinde ortalıkta dolaşır durur.

Bu yüzden Başbakan’ın “Sene sonu büyüme yüzde 7 olursa şaşırmayın.” sözlerine hiç şaşırmıyoruz. Ne olsa Türkiye artık eski Türkiye değil!

TEMEL VERİLER ALARM VERİYOR

İşsizlik: Yüzde 10,7

Genç İşsizlik: Yüzde 22

Enflasyon (Eylül sonu): Yüzde 11,20

Bütçe açığı (Eylül): 6,4 milyar TL

Bütçe açığı (2017 ilk 9 ay): 31,6 milyar TL

Cari açık (2017 ilk 7 ay): 37,1 milyar dolar

Dış borç: 431 milyar dolar

Dolar/TL: 3,74 (Eylül’de 3,40 TL idi)

Euro/TL: 4,40 (Eylül’de 4,05 TL idi)


Originally published at www.tr724.com on October 26, 2017.

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.