Hiç bir önlem fayda etmiyor; Sezaryen oranı yüzde 53’e çıktı

HABER | İLKER DOĞAN

Dünya Sağlık Örgütü, sezaryenle doğum oranının yüzde 15’i geçmemesi gerektiğini belirtiyor. Ancak sezaryenle doğum oranı 20 yılda yüzde 14’ten yüzde 53’e kadar çıkan Türkiye, bu konuda Avrupa’da birinci sırada yer alıyor. Alınan hiçbir idari ya da yasal önlemin fayda etmediğini belirten uzmanlara göre, oranın aşağı çekilmesi yetersiz olan ebe sayısını artırmakla mümkün.

Türkiye’nin önüne geçemediği en önemli sağlık sorunlardan biri de sezaryenle doğum oranının her geçen yıl daha da artması. Dünya Sağlık Örgütü, bu konuda kabul edilebilir oranın en fazla yüzde 15 olduğunu belirtiyor. Türkiye’de 1998’de her yüz doğumdan sadece 14’ü cerrahi müdahale ile gerçekleştiriliyordu. Söz konusu oran AKP’nin iktidara geldiği 2002’de yüzde 21’di. 2016’da yüzde 37 olan oran bugün yüzde 53’e kadar çıktı. Bu da, Türkiye’de meydana gelen yaklaşık 1 milyon 250 bin doğumdan 680 bininin sezaryenle gerçekleşmesi anlamına geliyor. Özel hastanelerde oranının yüzde 90’lara çıktığı belirtiliyor. Türkiye, dünya genelinde dördüncü sırada. Listenin ilk sırasına yüzde 58’le Dominik Cumhuriyeti bulunuyor.

TÜRKİYE, DÜNYADA 4. SIRADA

Dünya genelinde sezaryen doğum oranı 2000 yılında yüzde 12,1 iken, 2015 yılında yüzde 21,1’e yükselmiş. Söz konusu oran Fransa’da yüzde 20, Hollanda da ise yüzde 15 seviyelerinde. ABD’nin Yale Üniversitesi’nden bilim adamlarının hazırladığı ve tıp dergisi ‘The Lancet’te yayınlanan araştırmaya göre, bütün dünyada sezaryen doğum sayısı 2015’de 29,7 milyona çıktı. Gelir düzeyi yükseldikçe sezaryenle doğum oranının arttığını ortaya koyan araştırmaya göre doğumların yalnızca yüzde 10 ila yüzde 15’inde sağlık sebebiyle ameliyatla müdahale edilmesine ihtiyaç duyuluyor.

PUANLAMA SİSTEMİ FAYDA ETMEDİ

Sezaryen oranını düşürmek için bugüne kadar birçok idari ve yasal düzenleme yapıldı. Ancak hiçbiri fayda etmedi. 2012 yılında normal doğum yaptıran hekimlerin, döner sermayeden daha fazla para almasını öngören bir düzenleme yapıldı. SGK da, normal doğum için hastanelere daha fazla ödeme yapacaktı. Hedef yüzde 45’leri geçen oranın 2013’ün ortalarında yüzde 35’lere inmesini sağlamaktı. Ancak düzenlemeler hiç bir işe yaramadığı gibi, oran daha da arttı.

250 BİN HEMŞİRE VE EBE AÇIĞI VAR

Bugüne kadar alınan idari tedbir ya da yasal düzenlemelerin hiç bir işe yaramadığı ortada. Sektör temsilcilerine göre oranın aşağı çekilmesi ancak anne adaylarının hamilelik sürecinde doğru bilgilendirilmesi ve sürecin kesintisiz takibi ile mümkün. Bunun için de ebe sayısının artırılması gerekiyor. 100 bin kişiye düşen ebe ve hemşire sayısı OECD ülke ortalaması bin 98 iken Türkiye’de bu sayı sadece 257. Türkiye’de bir hemşire ve ebeye düşen hasta sayısı 389. Norveç’te ise bir ebe 48, Danimarka’da 54, Finlandiya’da 59, İzlanda’da 62, İspanya’da 84 kadına bakıyor. Söz konusu ülkelerde sezaryenle artış oranının yok denecek kadar az olduğunu da hatırlatalım. Sağlık Bakanlığı’nın verilerine göre hali hazırdaki ebe sayısı 52 bin 454. Türk Sağlık Sen’in araştırmasına göre, Türkiye’nin AB ülkelerini yakalayabilmesi için 250 bin yeni hemşire ve ebe istihdam etmesi gerekiyor.

***

Sezaryen, doğurganlığı yüzde 17 azaltıyor

Sezaryen, gebelik ve doğum sırasında belirli sağlık sorunları ortaya çıktığında başvurulması gereken cerrahi bir yöntem. Buna rağmen tercih edilmesinin en temel sebebi anne adayları ve doktorların risk almak istememesi. Ayrıca ilk doğumunu yapacak kadınların yaşlarındaki artış da sezaryen tercihini etkiliyor. Tüp bebek yöntemi sonucu çoğul gebelik, normal doğuma göre daha kısa sürede ve kolay olması da tercih sebebi olarak sıralanıyor.

Sezaryenle doğumun kanıtlanmış hiç bir faydası yok. Aksine birçok sorunu da beraberinde getiriyor. Yapılan bilimsel araştırmalar, ilk doğumunu sezaryenle yapan kadınlarda hamile kalma oranının yüzde 17 azaldığını ortaya koyuyor. Bunun en önemli nedeninin ise organların birbirine yapışması olduğu belirtiliyor. Uzun vadede, sezaryen ile doğan bebeklerde astım, diyabet, alerji ve bağışıklık sistemine ilişkin diğer hastalıklara yakalanma riski de artıyor.


Originally published at www.tr724.com on October 24, 2018.