Hocayla oyuncunun kavgasında kazanan hep hocadır

Fenerbahçe teknik direktörü Dick Advocaat’ın, Volkan Şen’i Karabükspor maçında oyuna aldıktan sadece 10 dakika sonra tekrar çıkarmasıyla, unutulan oyuncu-hoca polemiklerini tekrar gündemimize taşıdı. Advocaat-Şen olayında olduğu gibi bu polemiklerde veya kavgalarda istisnalar hariç kazanan taraf hep teknik adamlar oluyor. Oyuncuların bu gerçeği unutmaması önemli…

BARCELONA’DA ETO’O-RİJKAARD KAVGASI

Barcelona’nın Kamerunlu yıldızı Samuel Eto’o, Eylül 2006’da sakatlanmasıyla sahalardan uzun süre ayrı kaldı. Aylar sonra Racing Santander maçının 2. yarısında oyuna girmek için ısınan Eto’o, Frank Rijkaard’ın kendini son 5 dakikada oyuna almak istemesine karşı çıkarak, hocasına isyan bayrağını açmış, oyuna girmemişti. Takımın bir diğer yıldızı Ronaldinho’nun Hollandalı teknik adamdan taraf olup Eto’o’yu ‘kötü bir arkadaş’ olarak tanımlaması Barcelona’da oluşan gruplaşmayı su yüzüne çıkartmıştı. Eto’o, Rijkaard’ın takımı ikiye böldüğünü açıklarken, devreye giren kaptan Puyol, bu üçlü arasında zoraki bir barış sağlamıştı.

Eto’o-Rijkaard arasındaki anlaşmazlığın bir benzeri Real Madrid’de İtalyan teknik adam Capello ile gittiği her takıma götürdüğü oyuncusu Emerson arasında yaşandı. İtalyan teknik adamın gözdelerinden olan Emerson, Bayern Münih’le oynanan Şampiyonlar Ligi maçında oyuna girmek istemeyerek hocasına isyan etti. Capello — Emerson, birlikteliği Roma’da başlamış, Juve’de devam etmiş ve Real Madrid’e uzanmıştı. 2006–07 sezonunun bitmesiyle Real Madrid hem Capello hem de Emerson’la yollarını ayırmıştı.

CAPELLO OYUNCULARIYLA SIK SIK PROBLEM YAŞADI

Söz Capello’dan açılmışken onun oyuncularıyla yaşadığı başka problemlere de değinmek gerekiyor. Büyük ümitlerle 2006’da Real Madrid’e gelen Capello, önce Brezilyalı Ronaldo sonra da İngiliz Beckham ile sorunlar yaşadı. Ronaldo’yu kilolarından dolayı kulübeye hapseden Capello, bu oyuncuyu basın önünde eleştirmekten çekinmedi. Milan ile anlaşan Ronaldo’nun Capello hakkında söylediği ‘adam değilmiş’ sözü belleklerimizde tazeliğini koruyor. Beckham’ın LA Galaxy ile anlaşmasını içine sindiremeyen Capello, İngiliz yıldızı önce PAF takıma gönderdi. Beckham’ı, takımı ve futbolu düşünmeyip parayı tercih etmekle suçlayan Capello, kötü sonuçlardan sonra Beckham’ı tekrar kadroya alarak geri adım atmış oldu.

ALEX FERGUSON’UN VUKUATI

Futbolcuyla hocalar arasında yaşanan kavgalarda en çok malzemeyi verecek isim şüphesiz M. United’in efsane menajeri Alex Ferguson’du. Kafasına taktığı ve takıştığı oyuncuları harcamada değirmen vazifesi yapan Ferguson’la takışıp da takımda kalan tek isim Danimarkalı file bekçisi Peter Schmeichel olabildi. 2003’te FA Cup’ta kendi sahasında Arsenal karşısında alınan 2–0’lık mağlubiyetin siniriyle soyunma odasına giren Ferguson’un hedefi David Beckham olmuştu. Ferguson yerde bulunan kramponlara tekme atmış, bu kramponlar David Beckham’ın başına isabet etmişti. M. United kulübü, kaşına iki dikiş atılan Beckham’la hoca arasında yaşanan bu olayda soğukkanlılığını korumuş, Ferguson ise hatalı olduğunu kabul edip futbolcusundan özür dilemişti. İtalyan teknik adam Marcelo Lippi, ‘Soyunma odasında bu tür olaylar olur. Yalnız benim tekniğim daha iyi olduğu için kramponlara daha iyi vuruyordum’ sözleriyle bu olayı tiye alacaktı.

Manchester United’a geldiği ilk sezon Peter Barnes ile arası çok iyi olmayan Alex Ferguson, bir maç sonrası sinirini ondan çıkarmak istemişti. Ferguson’un kendine kızdığını anlayan Barnes ise çareyi kaçmakta buldu. Soyunma odasına saklanan Barnes, Ferguson’un siniri geçene kadar ortaya çıkmayarak olayı atlatmıştı. Ferguson İngiltere’deki kariyeri boyunca, Roy Keane, Nistelrooy, Cole, Yorke, Veron, Stam gibi isimlerle ters düşünce takımdan göndermekte bir sakınca görmedi.

ATIŞMALAR TEKME TOKATA DÖNÜŞÜNCE!

Southampton menajeri Lawrie McMenemy defans oyuncusu Mark Wright ile soyunma odasında kavga etti. Güçlü fiziğe sahip olan Wright, McMenemey’i soğuk duşun altına soktu. Diğer futbolcuların araya girmesiyle Wright, menajerini serbest bırakmıştı. Cambridge menajeri John Beck de takımın genç oyuncularından Steve Claridge ile bir maç öncesi yumruk yumruğa kavga etti ve milyonlarca insan televizyon ekranlarından bu kavgayı izledi. Claridge aynı hafta satılarak takımdan uzaklaştırıldı. Cyrstal Palace menajeri Trevor Francis, Bradford maçında hatalı gol yemesine rağmen ‘gülen’ kalecisi Alex Kolinko’ya tokat atarak tepkisini gösterdi. İngiliz Futbol Federasyonu, Francis’e bu davranışından dolayı para cezası vermişti.

Jose Mourinho 1. Chelsea döneminde disipliniyle ön plana çıkarken, emirlerine karşı gelen oyuncuları tavizsiz duruşuyla yola getirmişti. Fransız oyuncu Gallas’ın ‘sol bekte oynamam’ demesine sinirlenen Mourinho ‘ya oynar ya gider’ deyince Fransız oyuncu mecburen sol bekte oynamayı kabul etmişti. Yine Portekizli Carvalho sağbek oynamaya isteksiz kalınca Mourinho ‘Onun aklından şüphe ederim. Çünkü benim isteklerime karşı çıkıyor’ çıkışıyla vatandaşını yola getirmişti.

Paul La Guen, 2000’li yılların başında Lyon efsanesinin temelini atan isimdi. Lyon’la 3 şampiyonluk yaşayan La Guen, 2006’da gittiği Glasgow Rangers’te sadece 7 ay görevde kalabildi. La Guen’i sahadaki sonuçların yanı sıra takım kaptanı Barry Ferguson ile kapışması gönderdi. Takım kaptanını disiplinsizliğinden dolayı kadro dışı bırakan ve kötü gidişin faturasını bu oyuncuya çıkaran La Guen, güç mücadelesinin ortasında kaldı. Ağır basan Ferguson cephesi olunca, başarılı teknik adam başarısız bir iz bırakarak Glasgow defterini kapattı.


Originally published at www.tr724.com on April 4, 2017.

Like what you read? Give Efe Yiğit a round of applause.

From a quick cheer to a standing ovation, clap to show how much you enjoyed this story.