İşsizler Partisi

Referandum hesaplarını değiştirebilecek 3.715.000 kişi

Herkes gönlünden geçeni tasdik eden anketlere sarılıyor. Saray, AKP ve MHP daha doğrusu Devlet Bahçeli cenahı ‘evet’in önde olduğunu dillendiriyor. CHP ve HDP ‘hayır’da karar kılanların öne geçtiği kanaatinde. 16 Nisan’a kadar cephede dengeler mütemadiyen değişecek.

Adım adım referanduma yaklaşırken her iki cenahın hafife almaması icap eden bir seçmen kitlesi var. Bu kitlenin nüfusu Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) şablonunda bile 3 milyon 715 bine çıktı. Formül değişiklikleri ve diğer manipülasyonlara rağmen açıklanan bu sayı çok çarpıcı. Dünyada 242 devlet var. Bunlardan 111’inin nüfusu Türkiye’deki işsiz sayısından daha az.

İşsiz, ümitsiz, mutsuz milyonların nüfusu 2001 krizinde bile bu kadar artmamıştı. En fazla yüzde 10,7’yi görmüştü. Kasım 2016’da yüzde 12,1 ile yeni bir rekor kırdı. Referandumun rengini 3 milyon 715 bin işsiz belirleyecek. Parti kursalar barajı rahat geçiyorlar. TÜİK’in kayda değer bulmadığı iş bulma ümidini kaybetmiş kimseler dâhil edildiğinde sayı 6 milyona yaklaşıyor. Kurulacak partiye her işsiz ailesinden iki kişi destek verse ana muhalefet garanti.

İŞÇİNİN PARASI İLE REFERANDUM ÇALIŞMASI

Saray ve hükümet bunu çok iyi bildiğinden, “Mart sonuna kadar gümbür gümbür eleman alın” diye patronlara talimat yağdırıyor. Yeter ki bir seneliğine de olsa işçi istihdam etsinler ve ‘işsizlik düştü’ algısına milyonları inandırabilsinler. Nasıl olsa masraflar da çalışanlardan kesilen paralarla ayakta duran İşsizlik Fonu’ndan ödenecek. Referandumu kazanmak uğruna harcanacak 11 milyar TL daha evvel hükümetin GAP için harcadığı 14 milyar TL gibi geri gelmeyecek maalesef.

İşsizler Partisi gücünün farkına varabilse sadece iktidarın değil muhalefetin de uykusu kaçıracak kadar etkin hale gelebilir. Nitekim üye sayısı 2015’e nazaran kasımda yüzde 1,6 arttı. Dile kolay! Bir senede 593 bin yeni üye kaydeden başka parti mi var? Üye profilinde gençlerin ekseriyeti dikkat çekiyor. 15–24 yaş arasındaki 100 gençten 23’ü İşsizler Partisi’ne (İP) kayıtlı. Gençleri üye yapmak için diğer partiler akla karayı seçerken İP’nin performansı hafife alınmamalı.

101 BİN ÇİFTÇİ DE İŞSİZLER PARTİSİ’NE KAYDOLDU

Ortada ne lider ne de teşkilat var. Propaganda faaliyetinin P’sine rastlanmıyor. Üyelerin müşterek özellikleri o kadar fazla ki burada her şey tabi, kimse kimseye rol kesmiyor. Yeni üyeler arasında mazot ve gübre parası için hamallık yapmaktan bıkan ve şehre göç eden 101 bin çiftçi de dikkat çekici. Son bir senede genç üyelerdeki artışı, çiftçiler takip ediyor. Sanayi sitesinde, şantiyede, hastanede, pastanede veya otelde kapının önüne konulan on binlerce kişi de dâhil edildiğinde İşsizler Partisi kadar dinamik ve mütemadiyen yükselen bir grafiğe sahip başka siyasî hareket gösterilemez.

İP’nin üyeleri başta olmak üzere umum seçmeni ikna etmek için ilave bir gayrete de ihtiyaç duymuyor. İliklerine kadar yaşadıklarını sadece kelimelere, notalara ve posterlere aktarmaları kâfi gelecek. Nitekim oyuncakçının önünden geçerken elinden tuttuğu küçük kızı, bebek isteyecek diye adımlarını hızlandıran babaların ve yokluktan bebeğine mama diye nişasta yediren anaların yüreğinde kopan fırtınalar bütün beşerî sistemleri yerle bir edecek kadar serttir. Haysiyetli yaşamak uğruna ekmeksiz kalmayı göze alanlar, mazide olduğu gibi hal-i hazırda ve istikbalde hâdiselerin seyrini değiştirebilecek kuvveti elinde tutuyor.

OECD LİGİ’NDE ÜÇÜNCÜLÜK

34 devletin üye olduğu Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) verilerine göre, Türkiye’yi ilk üç arasına taşıyacak kadar beyne’l-milel (milletlerarası) ağırlığı olan İşsizler Partisi’nin yegâne kusuru potansiyelinin farkına varamamasıdır. İP mensupları, derinlerde birikmiş enerjiyi açığa çıkarıp harekete dönüştüremedikçe iktidarların istismarından kurtulamayacak.

Sandık vakti geldiğinde Genel Sağlık Sigortası primlerinde indirim, mevsimlik işçi alımı gibi göstermelik ve geçici müjdelerle üyelerin aklı çelinecek. Referandum veya seçim sandığı kaldırıldığında verilen sözlerin hiçbiri tutulmayacak. Koltuğunun altına iki ekmek alamadan eve dönen, evladının ‘anne/baba bugün işe gitmiyor musun?’ suâli karşısında dili tutulan anne ve babalar, iktidardakilerin hep aynı ucuz ve bayat taktiklerinin mağduriyetini yaşamaktan ne vakit kurtulacak? Silkinmek, masaya yumruğunu vurmak ve ‘artık yeter’ diye haykırmak için resmî üye sayısının 5 milyona çıkması mı lazım?

Bilakis İşsizlik Partisi tek bir ses haline gelmeli. Başka gençler, çiftçiler, kadınlar, erkekler, anne, baba, teyze, amca ve dayılar ‘yarınsız’ yaşamanın ıstırabını duymasın diye vakit kaybetmeden şunları beyan edip sandıkta gereğini yapmalı: “Soma’da diri diri yanan 301 madencinin son nefese dek çıkardığı kömürü ‘bedava’ya alacak kadar haysiyetimizi kaybetmedik. Sadece alın terimizin karşılığını bekliyoruz. Akaryakıta Almandan, İngiliz’den daha fazla vergi ödemenin cüzi de olsa farkını hissetmeyi istiyoruz.

Çok mu şey istiyoruz?

Dünyanın en yüksek vergilerini bizlere reva görürken bu cebimizden aldığınızı öbür cebimize koymanıza daha fazla tahammül edemeyeceğiz. Hazine’de kalan son malları da hangi saikle Yiğit Bulut’a emanet ettiğinizi gayet iyi biliyoruz. Hısım akrabaya kıyak çekmek için 80 senedir nice emek ve sancıyla bugünlere getirilen şirketlere, bankalara göz diktiğinizi sağır sultan duydu.

Nehirdeki balıkların büyüğünü kendi köşk ve kasırlarınıza götürdükten sonra arta kalanları lütuf gibi dağıtmanızdan bıktık, usandık. Balık tutmayı biliyoruz. Yağma sofranızdan arta kalanları bize dağıtırken niye kılıktan kılığa giriyorsunuz? Siz efendi değilsiniz! Biz de köle değiliz! Milyonları olup da doymayan tokların bizim halimizden anlamasını da beklemiyoruz. Gölge etmeyin, üyelerimiz başta olmak üzere sizden farklı düşünen herkesi rahat bırakın gerisi kolay.”

Gerisi hakikaten kolay! İşsizler Partisi’nin Muhtarlar Meclisi’ne, prompter cihazına, kırk yerden maaş alan kerameti kendinden menkul müşavirlere ihtiyacı yok. Asgarî üye sayısı 3 milyon 715 bine tırmanan bu partinin üyeleri bu defa tarihin akışını değiştirebilir.

İşsizler Partisi yeter ki sahip olduğu kuvvetin farkına varabilsin.


Originally published at www.tr724.com on February 16, 2017.

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.