Köprü mü şehitler mi?

Gurur Günü, Diriliş ve Yükseliş, Dünyanın Lideri, Alayına Yavuz Tokadı, Türkiye’nin Gururu, Dünyanın Harikası, Gurur Köprüsü… Bugünün gazete manşetlerinin başlıkları bunlar. Yanı başına sıkıştırılmış terör örgütü PKK’nın Cizre’de patladığı 10 ton bomba ile yaptığı katliamın haberleri: 11 şehit ve 76 yaralı, Katliam, 11 Kahraman Şehit, Bir Kamyon İhanet…

Terörün birincil amaçlarından biri gündem değiştirmektir, tamam. Teslim mi olalım bu hain saldırıları yapanların oluşturmak istediği korku dağlarına? Tabi ki Hayır. Ama şunu sormak gerekmiyor mu? Açılışlarda konfeti patlatanlar, sözde nutuklarla teröre haddini bildiren siyasiler, acı üstünü acı yaşatan bu faciaları durdurmak için ne yapıyor? Yol medeniyettir, Türkiye’nin dört bir yanı köprü ve yollarla donatılmalı, medeniyet her köşeye, refah her mahalleye, mezraya ulaşmalı. Tamam. Siyasiler de haklı olarak hizmet ettiğini, teröre teslim olmadığımızı göstersinler. Tamam. Ya şehitler, ya gözünün nuru evlatlarını bir hiç uğruna feda eden ana, baba, eş, çocuğun yaşadığı yokluklar, acılar, ızdırap, sıkıntılar. Ya kardeş kanı ile yara üstüne yara açılan Anadolu’nun talihsizliği… Ateş düştüğü yeri yakıyor… Bir yılda şehit sayısı 700’ü geçti. Her gün şehit acısıyla uyanıyoruz. Hasan Cemal’in tabiriyle, barış çok uzak. Ölümler dibimizde. Bir günde unuttuğumuz acılar, saldırılara nutuk atıp geçen, köprüleri yere göğe sığdıramayan siyasiler ve gazeteciler şehitleri, ölümleri, acıları da sıradanlaştırmıyor mu tavırlarıyla? Acı ne kadar paylaşılıyor yüreklerde?

Çok değil iki ay önce Haziran ayının son günlerinde Atatürk Havalimanı’na saldıran IŞİD militanları 45 vatandaşımızı katletti. 239 kişi yaralandı. Yas ilan edildi ardından. Teröre lanet okundu. Bütün dünya bizimle yas tuttu. Fransa ve Kanada Meclisi’nde, Polonya-Portekiz maçında saygı duruşu yapıldı, İstanbul’da konsoloslar patlama yerini ziyaret ve çiçek bıraktı. Konu IŞİD terörü olunca bizim siyasiler hemen unutuvermişti saldırıyı… Osmangazi Köprüsü’nü açarken konfeti patlatıp, nutuklar atılmıştı. Yetmeyip bakanlar selfi çekmişti. Acıya saygı duyulmaması nedeniyle günlerce konuşuldu. Artık bu hassasiyetleri konuşacak bir ülke de yok. Ancak biz yine de gazetecilere soralım; köprüler mi şehitler mi büyük haber? Konfetiler, nutuklar tamam, başlıklar on numara! Acı var mı acı! Duyuyor musun ey Türkiye!

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.