Kan parası duruma göre değişir

Rahmetli Mahir Kaynak, para hareketlerini takip eder…

Sonuçlardan sebeplere, sebeplerden faillere ulaşırdı.

**

Demokrasi, mevcut rejimler içinde en ehven duranı.

Gelin görün ki, çok sesliliğin kâr etmediği, basın hürriyetinin yetmediği haller var:

Birincisi, dünya muazzam biçimde yalan habere maruz.

İkincisi, insanlar küçük/dar perspektifleri içinde genel faydayı düşünmekten âciz.

**

Amerika’da Pittsburgh’da bir katil, bir sinegoga girdi ve insanları silahla taradı.

11 Yahudi öldü orada.

Amerikan başkanı…

“Ülkesinde Yahudi düşmanlığına prim veremeyeceklerini”,

“Kötülüğün hayatlarımızı değiştiremeyeceğini”

..filan söyledi.

Silah kontrol yasasına hiç değinmedi.

Oradan oy alıyor çünkü.

**

Demokrasilerde…

Kürsülerde silah kullanılmaz, halka ateş açılmaz.

Gelgelelim…

Teknik biçimde insanlar birbirlerine karşı kışkırtılır, katliamla sonuçlanan olaylara zemin hazırlanır.

Aynı ABD’de…

Yüzde 40’larda giden seçime katılma oranını, son ara seçimde 60’lara çıkartan budur.

Oranlar, gidişata “dur” demek isteyenlerin arttığını göstermiyor.

Toplumun bir kesimi, ırkçı politikadan rahatsız olduğu için sandığa koşarken…

Sert siyasetten mutlu olanlar da pozisyon yitirmemek için gidip oy veriyor.

Katılım oranı yükseliyor, denge pek değişmiyor.

**

Bazen de toplum adeta kündeye getiriliyor.

İngiltere’deki gibi:

Bi̇r referandumla Avrupa Birliği’ne giren Birleşik Krallık…

Bir referandumla çıkıyor.

Dün, yani 1975’te “AB’ye girelim” diyen dönemin gençleri…

Yaşlanınca eski İngiltere’yi arar oldu ve 2016’da bu defa “çıkalım” dediler.

Gençler çoğunlukla sandığa gitmedi.

Sonrasında 2 milyon imza topladılar ama nafile.

Atı alan Üsküdar’ı geçmişti.

Bugün referandum olsa, iş tersine döner.

Onun için yapılmayacak zaten.

**

Cemal Kaşıkçı İstanbul’da Suudi konsolosluğunda öldürüldü.

Dünyada bir ilk.

Cinayet kabullenildi, cesedi yok edildi.

Dünya, cinayetin kriminal ve resmi adresi Suudi Arabistan’dan cukkasını koparma derdinde.

**

En son, ABD’nin İran’a ticari yaptırımları konuşuluyor.

İran “terörist” ülkeyse…

Neden Türkiye, Yunanistan ve İtalya bundan muaftır mesela?

Neden ekonomik dev Çin muaftır? İran’la ticareti keserse batacak mıdır?

Japonya da muaf, Güney Kore de.

Tuhaf değil mi?

**

Bazen tersten sormak iyidir.

Aktörleri değiştirmek de işe yarar.

Bir gazeteci, İran konsolosluğunda doğransaydı mesela.

İranlı mollalar, Suud prensleri kadar tolerans görür müydü?

Ha, kimse çıkıp da “İran böyle şey yapmaz” demesin.

Cinayeti olmayan devlet yoktur.

Kan parası duruma göre değişir.


Originally published at www.tr724.com on November 8, 2018.