Kimse yok mu?

Bir talih midir yoksa talihsizlik midir bilemedim.

Birlikte karar verelim isterseniz.

Şöyle düşünün…

Bir devlet başkanı ya da başbakan sizin için çaba sarf ediyor.

Muhataplarıyla ‘diplomatik pazarlık’ yapıyor.

Misal…

İran asıllı Türk vatandaşı Reza Zarrab…

Yaklaşık bir yıldır ABD’de hapishanede…

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ne zaman Amerikan yönetimiyle masaya otursa Zarrab’ı gündeme getiriyor.

Tek derdi var.

Mahkeme başlamadan önce Zarrab’ın serbest bırakılması…

HAPİSTEKİ 56 TÜRK

Bugün ABD’de tutuklu veya hükümlü 56 Türk vatandaşı daha var.

Erdoğan’ın, bu 56 kişi arasında “Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı” diyerek sadece kendisi için devreye girmesi, Zarrab adına talihli bir durum…

O sevinmesin de kim sevinsin…

Tabii ki Zarrab sevinecek.

Öyle değil mi?

Zarrab’la aynı durumda olan ama Erdoğan’ın gündemine giremeyenler ne yapacak peki?

Onların nasibine düşen hisse şimdilik ‘üzülmek’ sanırım…

Neden?

Onların, Erdoğan’ın gözünde Zarrab kadar bir değeri yok çünkü…

İSRAİL CASUSU POLLARD

Bu açıdan bakıldığında Zarrab ‘kıymetli bir vatandaş’ yani…

Yakın tarihte onun gibi sürekli Amerikan Başkanlarını meşgul eden bir diğer isim Jonathan Pollard idi galiba…

İsrail adına casusluk yaptığı için ABD’de hapse atılan Pollard’ın serbest kalması için hemen her İsrail Başbakanı devreye girdi.

Beyaz Saray’da yapılan görüşmelerin değişmez gündem maddelerinden biriydi Pollard meselesi…

Sonunda ABD eski Başkanı Obama, baskılara dayanamadı.

Ünlü casusun İsrail’e iadesine izin verdi.

İsrail Başbakanı Netanyahu için büyük bir başarıydı Pollard’ın ABD’deki hapishaneden çıkarılması…

Bakalım Erdoğan da Zarrab’ı hapisten kurtarabilecek mi?

TRUMP’IN ‘RAHİP’ TALEBİ

Bugünlerde devlet adamlarının gündemine giren başka isimler de var.

Mesela onlardan biri Amerikalı Rahip Andrew Craig Brunson…

Şu anda Türkiye’de tutuklu…

Hakkındaki suçlama ise oldukça komik…

-Cemaat’e üye olmak…

ABD Başkanı Trump, Cumhurbaşkanı Erdoğan’la yaptığı görüşmede, Brunson’ın serbest bırakılmasını istedi.

Rahip Brunson henüz özgürlüğüne kavuşmadı.

Ama şunu biliyor artık…

-Amerika Birleşik Devletleri arkamda…

MERKEL’İN İSTEĞİ

Bir diğer isim Deniz Yücel…

Türk asıllı Alman gazeteci…

Almanya’nın etkin gazetelerinden Die Welt’in Türkiye temsilcisi…

“Örgüt propagandası yapmak, halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçlamasıyla 27 Şubat’tan bu yana tutuklu…

Almanya Başbakanı Merkel, geçen hafta bir kez daha Deniz Yücel’in serbest bırakılmasını istedi Erdoğan’dan…

Zarrab için harcadığı gayretin onda birini Yücel için sarf eder mi Erdoğan?

Zannetmiyorum.

Merkel’in ısrarına bağlı biraz…

Neden?

Çünkü Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yücel için “terörist, Alman ajanı” ifadelerini kullandı sık sık…

Hatta…

İadesiyle ilgili kendini bağlayan şu sözü verdi:

“Hiçbir surette olmayacak, ben bu makamda olduğum sürece asla…”

Bakalım Merkel, nasıl ikna edecek Erdoğan’ı…

MACRON DA DEVREDE

Brüksel’deki NATO Zirvesi’nde sadece Merkel’in talebi olmadı.

Fransa’nın yeni Cumhurbaşkanı Macron da vatandaşı Mathias Depardon için Erdoğan’ın devreye girmesini istedi.

Gazeteci Depardon da Türkiye’de tutuklu…

Hasankeyf’te fotoğraf çekerken gözaltına alınan Fransız gazetecinin suçu ne peki?

Sosyal medya hesabında, terör örgütü PKK’nın propagandasını yapan paylaşımlarda bulunduğu iddia ediliyor.

Özetle…

Herkes kendi vatandaşına sahip çıkıyor.

Yalnız, arada ciddi nüans farkı var.

Rahip de iki gazeteci de Zarrab ve Pollard gibi ciddi suçlamalarla karşı karşıya değil…

Bu nedenle…

Trump, Merkel ve Macron’ın vatandaşları için devreye girmesinde bir tuhaflık yok yani…

Şaşırtıcı olan…

Erdoğan’ın, hakkında ciddi suçlamalar bulunan Zarrab’a sahip çıkması ve onu kurtarmak için ABD ile masaya oturması…

MASUMLARA SOYKIRIM

Daha kötüsü ne biliyor musunuz?

1) Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları arasında ayrımcılık yapıyor.

Yurt dışında hapiste olan 5531 Türk vatandaşı için kılını kıpırdatmıyor.

Zarrab için devletin tüm imkanlarını seferber ediyor.

2) Türkiye’de “Cemaat’e yönelik uyguladığı soykırımı” yurt dışına taşıyor.

Yaklaşık 3,5 yıldır Erdoğan ve peşinden sürüklediği AKP iktidarı, tarihte nadir görülmüş bir “cadı avı” uyguluyor Cemaat’e…

Yüzbinlerce masum insan bu soykırımın kurbanı oldu.

Şimdi bu zulüm dalgası, yurt dışında Türkiye’yi en iyi şekilde temsil eden öğretmenlere, işadamlarına uzandı.

Ne mi oldu?

NBA YILDIZINA KUMPAS

Önce Türk vatandaşları kaçırıldı.

Bu ilk örnek, Erdoğan’ın yakın temas içinde olduğu Malezya’da yaşandı.

Sonra…

Aynı ülkede, Cemaat’e yakınlığı ile bilinen üç Türk vatandaşı, Malezya hükümeti tarafından gözaltına alınıp Türkiye’ye gönderildi.

Bu elim hadiseyi, Suudi Arabistan’ın 10 aileyi kutsal topraklardan çıkarması izledi.

Ardından…

Gürcistan’da Alman işadamları tarafından açılan okulların genel müdürü Mustafa Emre Çabuk gözaltına alındı.

Bu olayın, Başbakan Yıldırım’ın Tiflis ziyareti sonrası gerçekleşmesi dikkat çekti.

Bu sırada…

NBA yıldızı Enes Kanter, Endonezya’da kaçırılmak istendi.

Hemen bu ülkeden ayrılan ünlü oyuncu bu kez Romanya’ya sokulmadı.

Türkiye, ABD’ye dönen Enes Kanter hakkında kırmızı bültenle yakalama kararı çıkardı.

MYANMAR’DAN TÜRKİYE’YE

En dramatik iki olay ise geçen hafta yaşandı.

1) Myanmar’da öğretmenlik yapan Muhammet Furkan Sökmen, Türkiye’nin talebi üzerine bu ülke yönetimi tarafından sınır dışı edildi.

Hukuksuz girişimi duyurmak için çok çaba sarf etti ama sesini duyuramadı.

Hafta sonu Tayland üzerinden Türkiye’ye kaçırıldı.

2) Ali Yıldız, ailesiyle birlikte 5 gündür Ukrayna’da havaalanında rehin tutuluyor.

Çektiği video mesajıyla mağduriyetini duyuran Yıldız, Türkiye’ye iade edilmek için gözaltında tutulduğunu belirtti.

Kaldıkları küçük odada çocukların koltuk üzerinde uyuduğu görünüyor.

‘HAYDUT DEVLET’ İMAJI

Sonuç olarak nasıl bir Türkiye var karşımızda?

1) Hukukla yönetilen bir devlet yok artık.

2) Türkiye’yi tamamen bir “Erdoğan rejimi” idare ediyor.

3) Bu rejim, Ankara’nın göbeğinde adam kaçırıyor.

Şu ana kadar kaçırılan insan sayısı 11…

Aileleri, akıbetlerinden endişe ediyor.

4) Yurt dışında adam kaldırıyor.

Özellikle hukukun olmadığı üçüncü dünya ülkelerinde yaşayan Cemaat mensuplarını kaçırıp Türkiye’ye getiriyor.

5) ABD, Almanya, Fransa gibi demokratik ülkelerin vatandaşlarını ise Türkiye’de rehin alıyor.

Böylece…

Onlarla, ABD ve Avrupa’ya sığınan Cemaat mensubu Türk vatandaşlarını “takas” etmeyi planlıyor.

Trump, Merkel ve Macron’ın taleplerine hemen cevap vermemesinin temel nedeni bu bence…

MAZLUMUN SAHİBİ ALLAH (CC)

Bütün bu suçları işleyen Erdoğan liderliğindeki AKP hükümetinin Esed rejiminden ne farkı var?

Elin oğlu kendi vatandaşını yurt dışında korumak için mücadele ediyor.

Erdoğan rejimi ise kendi halkına yurt içi ve dışında kumpas kuruyor.

Sokaktan adam kaldırıyor.

Yabancı ülkelerde yaşayan vatandaşlarını rehin alıp Türkiye’ye kaçırıyor.

Maalesef…

Mazlumlara hakkıyla sahip çıkan çok fazla insan ve devlet yok…

Seslerini duyuramıyor, mağduriyetlerini anlatamıyorlar.

Erdoğan rejiminin zulmü altında inleyip duruyorlar.

Kimse yok mu vicdanı ölmemiş, kalbinde merhametin kırıntısı kalmış bir kimse?

Görünen o ki “Kimsesizler Kimsesi” dışında bu feryatları duyan insan sayısı çok az…

Varsın kimse yardım etmesin.

Mazlumun sahibi Allah’tır.

Madem ki Allah var gam yok…

O halde ümitvar olmak lazım.

Allah, mazlumların intikamını zalimlerden mutlaka alacaktır.

Yakında…

“Alma mazlumun ahını, çıkar aheste aheste” lafını duymaya başlarsak hiç şaşırmayalım.


Originally published at www.tr724.com on May 28, 2017.

Like what you read? Give Vehbi Şahin a round of applause.

From a quick cheer to a standing ovation, clap to show how much you enjoyed this story.