Maskeli Darbe: Tarihin en komik darbesi [Yazı Dizisi -5]

15 Temmuz gerçekten çok komik bir senaryo. Ama komikliklerin göze batacağı, çelişkilerin tartışılacağı bir medya kalmadığı için şimdilik “kral çıplak” diyen yok!

1 — Darbeciler CNN Türk’e ve diğer TV kanallarına 20’şer asker gönderip yayını kontrol altına alabilecekken bunu yapmadılar. Boğaziçi Köprüsü’nü tek taraflı olarak trafiğe kapadılar. TV kanallarını kontrole alsalardı ne Erdoğan ne de Başbakan Binali Yıldırım açıklama yapabilirdi. Darbeciler hiçbir işe yaramayacak bir iş yapıp köprüleri trafiğe kapıyorlar ama her nasılsa bunu unutuyorlar!

2 — Darbeciler 20 askerle Türksat’ı ele geçirip yayınları kontrol etmeyi, Telekominikasyon İletişim Başkanlığı’nı (TİB) işgal edip internet trafiğini kesmeyi her nedense düşünmüyor.

3 — Dünya üstünde darbeye teşebbüs edilip de cumhurbaşkanı, başbakan ve kabine üyelerinden birinin bile gözaltına alınmadığı bir darbe yok. 15 Temmuz’da hiçbir siyasinin burnu bile kanamadı. Hatta ele geçirmeye teşebbüs bile yok!

4 — Hiçbir darbe, darbe yapılacak lider göz altına alınmadan başlamaz. Darbeciler güya darbeyi 03.00’dan 21.30’a çekiyorlar ama Erdağan’ı yakalama saatini öne almıyorlar. Böyle bir çelişki mümkün mü?

5 — Er ve erbaşlar, otobüslerle taşınan harbiyeliler boş silahlarla 23 Nisan törenine getiriliyorcasına taşınıp sokağa bırakıldı. Sokaklarda er ve erbaş dışında rütbeliler hemen hemen hiç görülmedi.

6 — Binlerce çalışanı ve yüzlerce ağır silahlı koruması olan Saray’a 3 rütbeli 13 er, toplam 16 asker basmak için gitti. Ve onlar da girişteki polislerce gözaltına alındı.

7 — Darbeciler daima halkı arkalarına almak ister. Hedef Erdoğan ve Saray’ı olması gerekirken TBMM’yi bombalama ahmaklığını hangi darbeci yapar? F16’lar 50 bin metre karelik Meclis’i tam göbeğinden vuruyor ama Meclis’in 9 kat büyüklüğündeki 450 bin metrekarelik Saray’ı ıskalıyorlar. Saray’a yakın bir boş alana 20–30 tane 20 milimetrelik top atıyorlar. Saray’ın bahçesi bile isabet almıyor!

8 — On bin kişinin çalıştığı TRT’yi sadece biri rütbeli 5 asker bastı. O askerler de bildiri okunur okunmaz kameraman ve ışıkçılar tarafından göz altına alındı.

9 — Füze bataryaları ve ağır silahlarla donatılmış askeri araçlar 85 darbeci subay ve asker eşliğinde Ankara girişine geliyor ama sadece 4 tane trafik polisi hepsini gözaltına almaya yetiyor!

10 — O kadar amatör bir girişim ki Ankara’da 28. Mekanize Tugayı’ndan çıkan tanklar Ankara’nın caddelerinde kayboluyor. Bir kısmı arızalanıyor. 36 tanktan, sadece 8’i yolunu bulup görev yerine ulaşıyor.

11 — Belediyelere ait yüzlerce inşaat kamyonu, üstelik kasaları kum dolu bir şekilde bir anda anında askeri birliklerin kapısında peydahlanıyor. Önceden bilinmeden ve hazırlık yapmadan böyle bir şey mümkün mü?

Darbenin komik rakamları…

DARBE GİRİŞİMİNE KATILAN ASKER SAYISI:

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin personel mevcudu: 570.111

Darbe girişimine katılan: Subay, astsubay: 6.761, Er ve erbaş: 676, Askeri öğrenci: 1.214

Darbe Girişimine toplam katılan: 8.678

Katılım oranı: yüzde 1,5

DARBE GİRİŞİMİNDE KULLANILAN TANK SAYISI:

(Tankların modelleri: Leopard, ACV-AIFV, M48A5T2, 380–26P, M88A2, M60A3, M113, M60T, M60A1, M48A5T1, ACV-AAPC, ACV-ATV, T155, M52T, M108T, M42.)

TSK’nın toplam tank sayısı: 13.696

Darbe girişiminde kullanılan tank: 74

(Sonradan bu tankların çoğunda mühimmat olmadığı ortaya çıktı. Tankların 28’i Ankara’da yolunu kaybediyor ve darbedeki görev yerine ulaşamıyor.)

Katılım oranı: yüzde 0,54

DARBE GİRİŞİMİNDE KULLANILAN UÇAK SAYISI:

TSK’nın toplam savaş uçağı (F-4, F-16 ve F-35) : 335

Darbe girişiminde bomba atan uçak: 2

Ses etkisinden yararlanılan uçak: 33

(Bu uçakların hiçbirinin karakutusu incelenmedi)

Katılım oranı: yüzde 10,4

1980 DARBESİ

12 Eylül 1980 darbesinde TSK’nın yüzde yüz personeli darbeye iştirak etmiş, arızası olmayan tüm tanklar kışladan çıkmış, hemen hemen her cadde başı tutulmuştu. MHP lideri Alparslan Türkeş, o gece saklanmış gözaltına alınamamıştı. Onun dışında tüm siyasiler, parti liderleri, milletvekilleri gece yarısı eksiksiz olarak göz altına alınmıştı.

“DARBEYİ CEMAAT YAPTI” KOROSU

Darbe girişimini kim yapmıştı? Akıncı Üssü’ndeki eylemlere ilişkin açılan davada, İstanbul Kuzey Deniz Saha eski Komutanı Tuğamiral Ömer Faruk Harmancık’a sorulan ‘Bu darbeyi sizce kim yaptı?’ sorusu üzerine verdiği cevap 15 Temmuz’u özetliyor:

“Bu darbeyi Türk Silahlı Kuvvetleri içinde hiçbir grup, güç odağı, cemaat, cunta tek başına yapamaz. Anlaşılan 15 Temmuz öncesi bir ya da daha fazla grup plan yapmış. Ancak bir grubun desteğini çekmesi nedeniyle darbenin başarısız olduğunu düşünüyorum. Bunu şu an değerlendirebiliyoruz. Operasyonel şekilde planlayan planlamış. Stratejik olarak planlayanlar, azmettirenler vardır ki, bunları ne siz ne biz hiçbir zaman öğrenemeyeceğiz”

İşin aslı en azından buydu ama Erdoğan, faili çoktan ilan etmişti.

Erdoğan ve Binali Yıldırım daha tankları yeni harekete geçmişken darbeci askerlerin Cemaate mensup olduklarını ilan etti. Ve ardından NTV, CNN Türk, Doğan Haber Ajansı, Anadolu Ajansı koro halinde bunu tekrarladı.

BİNALİ YILDIRIM’IN TARİHİ İTİRAFI

Binali Yıldırım’ın yaptığı açıklamalardan 15 Temmuz akşamı 22.30’a kadar hiçbir şeyden haberi olmadığı anlaşılıyor. Ve bu durumdan dolayı MİT müsteşarını suçluyor. “MİT Müsteşarından o bilgiyi alamadık” diyor.

Peki haberinin bile olmadığı darbe girişimi için 23.05’te nasıl “Cemaat yaptı” diyebildi?

Bunun cevabı Yıldırım’ın Fikret Bila ile yaptığı röportajda:

KANAATİ KENDİM OLUŞTURDUM

Darbe girişimini yapanları MİT söylememiş. Peki Yıldırım kimden ne öğrendi de o akşamın kaosu içinde bu korkunç iftirayı Cemaate attı?

Cevabı çok acı! Koskoca başbakan bu durumu şöyle açıklıyor:

“Esas kanaati kendim oluşturdum. Cumhurbaşkanımızla istişare ederek, beraber konuştuk, bunun FETÖ’cülerin asker içerisinde bir kalkışması olduğu kanaatine vardık. (…) O anda doğru da olabilirdi, yanlış da.”

Bunun tercümesi şu: Bu iftirayı Erdoğan’la beraber attık!

Yalan veya doğru önemli değil!

İşin içyüzü ise Alman dergisi Focus’ta:

LİNÇ KOROSUNUN GİZEMİNİ ALMAN DERGİSİ ÇÖZDÜ

Alman haber dergisi FOCUS’ta 23 Temmuz 2016’da Frank Nordhausen imzasıyla ‘Güç, Cinnet, Erdoğan’ (Macht, Wahn, Erdoğan) başlıklı ilginç bir haber yayınlandı. Habere göre İngiliz siber istihbarat servisi GCHQ (Government Communications Headquarters) darbe girişimi sırasında Türk hükümetinin telefon görüşmelerini, e-posta ve diğer yazışmalarını kayda almıştı.

Haberde, darbenin ilk kurşununun üzerinden yarım saat geçtikten sonra Türk hükümetinin “Fethullah Gülen’in darbeyi azmettiren kişi olarak ilan edilsin” diye emrettiği yer alıyordu.

Yazışmalarda ayrıca darbeyle ilgisi olmasa bile var olan fişleme listelerine göre derhal tasfiyeye başlanması isteniyordu. Nordhausen yazısında, Erdoğan’a tasfiye fırsatı veren darbe girişimini ‘Allah’ın lütfu’ olarak değerlendirmesiyle ilgili şu çarpıcı yorumda bulunuyor:

“Bu adamın bu alaycı cümleleri iktidar için cesetleri bile çiğnemeye tam anlamıyla hazır olduğunu gösteriyor…”

Frank Nordhausen bu haberi Alman Dil Derneği tarafından yılın manşeti seçildi. Haber, Erdoğan kontrolündeki Türk medyasında yayınlanmadı ve normal olarak Türk hükümeti tarafından yalanlanmadı.

SAVCIDAN 15 TEMMUZ’U “CEMAAT” YAPMADI İTİRAFI!

Ahmet Altan, Mehmet Altan, Nazlı Ilıcak gibi gazetecilerle ilgili Savcı Can Tuncay hazırladığı iddianame darbe girişimin ardında ‘Hizmet’in olduğu yalanını açıkça tekzip ediyor. Dikkatle okuyalım:

“Teşhis edilenlerden (yani Cematten olduğu anlaşılan) 47 albaydan iki kişi hariç diğerlerinin (Bylock kullananlar da dahil) darbe girişimine iştirak ettiklerine dair herhangi bir tespit bulunmadığı, ayrıca Kurmay Albay seviyesinde olanların dahi darbeci askeri kanat tarafından hazırlanan sözde atama listesinde isimlerinin geçmediği tespit edilmiştir.”

Savcı yalanlamaya devam ediyor:

“Bylock kullandığı tespit edilen 800’e yakın askeri personelden haklarında darbe girişimi eylemleri veya silahlı terör örgütü üyeliği suçlarından önceden adli işlem yapılmayan yaklaşık 500’ü … Bylock ve diğer kriptografik haberleşme programlarını kullanan ve terör örgütüyle organik bağı bu şekilde açığa çıkan askeri personelin çoğunluğunun (somut olayda üçte ikisi kadar) darbe girişimine iştirak etmediğidir.”

SAVCININ EN KOMİK İDDİASI:

Düşünün Real Madrid Şampiyonlar Ligi final maçına çıkacak ama A kadrosunun büyük kısmını bir sonraki yıla saklıyor, oynatmıyor. ‘Yedekler’le çıkıyor.

Savcının tezi böyle naif ve komik. Buyrun okuyun:

‘DAHA AZ BİR KISMININ İŞTİRAK ETTİKLERİ’

“… örgüt mensuplarının nispeten daha az bir kısmının darbe girişimine iştirak ettikleri, bu durumun örgütün darbe girişiminin başarısız olması halinde çoğunluk örgüt mensuplarının Silahlı Kuvvetler içerisinde kalmasını sağlamak olduğu, terör örgütünün stratejisinin ikinci bir darbe girişimi veya başka bir eyleminde bu asker şahısları kullanmak olduğu…”

DEŞİFRE ETMEMEK İÇİN BAŞARISIZ OLMAK!

“Açıklanan olgular nazara alındığında terör örgütünün girişimde bir kısım mensubunu kullanarak geleceğe yönelik tedbirli davrandığı ve mensuplarının diğer kısmının deşifre edilmemesini temin etme politikası yürüttüğü izahtan varestedir.”

Savcı Can Tuncay, kendince delilsizlikten ne yapacağını bilememiş, güzel güzel itiraf etmiş!

ERDOĞAN’IN LOBİCİSİ O AKŞAM NE DEDİ?

AKP’nin Fethullah Gülen aleyhinde lobi yapsın diye büyük paralar akıttığı Emekli General Michael Flynn 15 Temmuz darbesi yaşanıyorken bir konferansta şunları diyor:

“Beraber eğitim aldığımız bir generalle görüştüm. Türkiye’de şu anda bizim tanıdığımız askerler yönetime el koyuyor ve siyasal İslamcı iktidarı yerinden ediyor.”

The Central Asia-Caucasus Institute & Silk Road Studies Programı araştırma görevlisi Gareth H. Jenkins görüşünü şöyle açıklamıştı: “AKP’nin basite indirgenmiş teorisi olarak darbe Gülenci’lerin işidir tezi oldukça problemli çünkü kendileri darbeci olduklarını iddia eden bazı askerler çok iyi bilinen Kemalistler.”

Böyle düşünen bir başkası dünyaca ünlü Türkiye araştırmaları Profesöru Erik jan-Zurcher idi: “Büyük ihtimalle bu bir Kemalist girişim ve arkasında Gülen yok.”

GÜLEN’E CEVAP HAKKI VERİLMEDİ

Erdoğan, 15 Temmuz 2016 darbe girişimi haber bültenlerine düşer düşmez ve daha darbeye katılan askerlerin hiçbirinin kimliği dahi net değilken, bizzat kendisi, hükümet üyeleri ve tamamıyla kontrolüne aldığı medya ile zaman kaybetmeksizin koro halinde Gülen hareketini darbe girişimden sorumlu tutu. Ve Gülen’e ne medyada ne de Meclis darbe komisyonunda cevap hakkı tanındı. Böyle olunca Gülen kendini dış medya vasıtasıyla savunmak durumunda kaldı.

Gülen’in ilk açıklaması darbe girişimi sabahıydı:

KESİN BİR DİLLE REDDEDİYORUM

“50 yıldır birçok askeri darbede acı çekmiş biri olarak, böylesi bir girişim ile aramda herhangi bir bağ kurulması özellikle rencide edicidir. Bu tip suçlamaları kesin bir dille reddediyorum.” AFP news agency, 16 Temmuz 2016 Saat 07.40

İDDİALAR KANITLANIRSA…

“Bağımsız bir uluslararası komite tarafından suçlu bulunduğum takdirde Türk yetkililere teslim olacağım. Eğer hakkımdaki iddiaların onda biri kanıtlanırsa, Türkiye’ye dönmeye ve en ağır cezayı çekmeye söz veriyorum. Yalan da, iftira da olsa ben kabul etmeye razıyım. Ama ulusları bir organizasyon bunu gerçekleştirsin” New York Times, Financial Times, Sky News ve The Guardian’a ortak açıklama (16 Temmuz 2016)

DARBE SENARYOSU GEREKLİYDİ

“Bu (15 Temmuz) daha önceden planlanmış bir mesele idi. Ciddi bir sebep aranıyordu. Listeler (fişleme) sürekli veriliyordu. Adliyeden, askeriyeden listeler veriliyordu. Bunun gerçekleşmesi için bir darbe senaryosu gerekiyordu. Makul algılanmaya sebep oldu. Hemen ertesi gün o meseleye başlamaları niyetlerini açıktan açığa gösteriyor.”

Alman devlet televizyonu ZDF’ye (24 Eylül 2016)

ULUSLARARASI BİR KOMİSYON ARAŞTIRSIN. SONUCUNA RAZIYIM.

“Uluslararası kuruluşlar, BM, Avrupa Birliği, NATO vs hangisi olursa olsun, bunu araştırmak için bağımsız bir komisyon kursunlar. Bu komisyona ben de ifade vermeye hazırım. Onların kararı ne olursa o karara da sonuna kadar saygılıyım.”

Stockholm Center For Freedom’a özel yazılı röportajından

EĞER BİR HİZMET GÖNÜLLÜSÜ…

“Hayatım boyunca alenen ve kişisel olarak iç politikadaki askeri müdahaleleri kınadım. Hep demokrasiyi savundum. Darbe haberlerinin gelmeye başladığı ilk anlardan itibaren darbeyi en kuvvetli ifadelerle telin edici mesaj yayınladım.”

“Eğer Hizmet gönüllüsü gibi görünen birisi bilerek veya kandırılarak böyle bir darbe kalkışmasının parçası olmuşsa benim inandığım değer ve düşüncelere ihanet etmiştir.”

The New York Times (26 Temmuz 2016)

DEVLET SENARYOSUNA BENZİYOR

“Uluslararası bir komisyon kurulsun. Herhangi bir insana sözlü olarak bir şey demişsem eğer her hangi bir telefon görüşmesi olmuşsa suçlamaların onda biri bile gerçekten doğruysa kabul edeceğim, doğruyu söylediklerini söyleyeceğim. Beni asmalarına müsaade edeceğim.

Belki içlerinde bana öyle sempati duyanlar olabilir. Ben onları millete ihanet etmiş olarak düşünürüm. Onları hayatım boyu takındığım temel ideallerime saygısızlık yapanlar olarak düşünürüm… Bu bir darbeden çok Hollywood senaryosuna benziyor. Devlet senaryosuna benziyor.”

CNN Fared Zekeriya (29 Ağustos 2016)

‘O ASKERLERDEN BİRİ ARASAYDI

‘CİNAYET İŞLİYORSUNUZ’ DERDİM’

“Burada, Türkiye’den binlerce kilometre uzakta yaşıyorum. Bazı askerler darbeye karar vermiş, ve o gece olup bitenlere dair hükümetin anlattıklarındaki soru işaretleri ve şüphelere rağmen, diyelim ki iddialarında bir ciddiyet arayacağız, açıkçası şaşkınlık içindeyim. İddialar doğru olsaydı ve eğer o askerlerden biri beni arayıp planlarından bahsetseydi, ona ‘Cinayet işliyorsunuz’ derdim.”

ABD’nin devlet radyosu NPR’den deneyimli gazeteci Robert Siegel’in röportajından, 11 Temmuz 2017)

Yarın: 6. Bölüm, ASIL DARBE SİLAHLI KUVVETLERE


Originally published at www.tr724.com on August 15, 2017.

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.