Merkez Bankası, TL’yi sahipsiz bıraktı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), ‘cellâdına âşık olan mahkûm’ misali Saray sendromuna tutuldu. Aslına rücû etmekte zorlanıyor. En üst perdeden gelen salvolar ve ‘zinhar kafanı kaldırmayasın’ talimatları o kadar tesirli olmuş ki Saray ve hükümet nakaratı ‘Bağımsızmışsın, dilediğini yapmakta hürsün’ şeklinde değiştirdiği halde Başkan Murat Çetinkaya ve ekibi, 24 Ocak toplantısında oralı bile olmadı.

Beklentinin aksine TL’yi ABD Doları ve Euro başta olmak üzere yabancı paralara karşı oluruna bıraktılar. Politika faizi olarak bilinen ve yüzde 8 olan haftalık repo faizine dokunmadılar. Borçlanma faiz oranını da yüzde 7,25 seviyesinde sabit tuttular. Bankaların arka kapıdan kullandıkları (Geç Likidite Penceresi-GLP) fon için ödedikleri faizi yüzde 10’dan yüzde 11’e çıkardılar. ‘Koridor’ denen miadı dolmuş kalemin üst bandı 75 baz puan yükseldi (Yüzde 8,5’ten yüzde 9,25 oldu.)

Kafa karışıklığının en mücessem haliyle piyasayı ikna edemediler. Nitekim TCMB’nin kararının ardından Dolar/TL 3,73’lerden 3,82 seviyesinin üzerine yükseldi. Dolar, Türkiye saati ile 20.00 itibarıyla 3,77’den işlem görüyor. Euro ise 4,05 TL seviyesinde. Politika faizi yüzde 10’a yaklaştırılsaydı belki bugün dolarda 3,60 TL’ye doğru hızlı bir düşüş olacaktı. Euro da 4’ün altına gerileyecekti. Olmadı, olamadı…

DOLAR 4 TL’Yİ AŞSA NE OLUR Kİ!

İdare-i maslahattan öte geçmeyen Merkez Bankası kararının bankalara bakan yönü ile hülâsa edeyim…

Kararın satır aralarından şu sözleri işitir gibiyim: Sizi çok iyi anlıyorum, amma velâkin faizi artırmıyorum. Her ne kadar ‘bağımsız’ olduğumu söyleseler de siyasetçilerin sağı solu belli olmaz. Neyime lazım. Başımı Saray ile derde sokmayın. Sizin elinizdeki TL’yi azaltacağım. Dövizin yükselişini belki böyle durdurabilirim. Muvaffak olursam ne âlâ. Dolar 4 TL’yi aşarsa ona da alışırız. 3 TL’den 3,80’e geldi de ne oldu? Kurların yükselmemesi için Durmuş Yılmaz ve Erdem Başçı doğru adımlar attı da neye yaradı. Reis-i Cumhur ile diğer hükümet erkânı ikisini de yerden yere vurmadı mı? İlaveten ‘Dolar yükseliyorsa bize ne, Amerikalılar düşünsün!’ zekâ seviyesindeki kalemşorların diline düşmektense TL’yi feda etmenin ne mahzuru olabilir!

TL HER ALEYHTE HABERLE DÜŞECEK

Piyasa politika faizinin ne olacağına dikkat kesilmişti. Onun haricinde yapılacak her işlem tansiyonu düşürmek bir tarafa yükseltiyor. TCMB’nin oyunu tribünden seyretmesi yüzünden bünye komaya girdi. Çetinkaya, Saray’ın hışmına uğramaktansa topyekûn ekonomiyi ateşe atmayı tercih etti.

Maalesef aynı hatada ısrar ediliyor. Aralık 2016’da tribüne çıkan Merkez, saha kenarına inse de oyuna girmedi. Kenardan mağlubiyeti zafere dönüştüreceğini zannediyor. Maç tek kale oynanıyor ve şutlar Merkez’in kalesine çekiliyor.

Para Politikası Kurulu’nun 24 Ocak kararları, TCMB’nin dövizin niye arttığını hâlâ anlamamakta ısrar ettiğini teyit etti. AB ülkelerindeki kısmî talep artışına atıf yaparken burnunun dibindeki durgunluğu görmezden gelmesinden anlaşılıyor ki önümüzdeki günlerde ciddi risklerle karşılaştığında TL yine mum gibi eriyecek.

Hissiyat ile hakikat her vakit örtüşmez. Herkesin gönlünden daha ucuza borçlanabilmek geçiyor. Amma velâkin doların son 6 ayda yüzde 25 kıymetli hale geldiği bir ekonomide kimse kendini rahat hissetmiyor. 1990’larda olduğu gibi 200–300 lirası olan götürüp dolara çeviriyor. Küçük tasarrufları enflasyon, yani zam sağanağı altında muhafaza etmenin en kestirme yolu bu.

Sokağın dolarize olmasının müsebbibi memleketi açık hapishaneye çeviren Saray ve hükümettir. Onların yanında döviz günde 7 kuruş artsa bile üzerine alınmayan Merkez Bankası’dır.

FİTCH TÜRKİYE’NİN NOTUNU İNDİRİRSE…

Kredi derecelendirme kuruluşu Fitch’in 27 Ocak Cuma günü Türkiye’nin kredi notunu açıklayacak. Ümit ederim ki notumuzu ‘çöp seviyesine’ indirmez. Standard&Poor’s ve Moody’s gibi Fitch de Türkiye’yi alt kümeye düşürürse dolar 4 TL’nin eşiğine gelebilir.

ABD’de Başkan Donald Trump’ın radikal hamlelerinin sebep olacağı muhtemel riskler de TL’ye zarar verecek. Enflasyon çift hanede kalıcı hale gelirse yandı gülüm keten helva! Merkez Bankası’nın Saray sendromundan çıkmadığı her gün döviz cephesinin işine yarıyor. İthal mal satanların zararı katlanacak. Çalışanların alım gücü azalacak. Yatırımlar duracak.

Merkez’in piyasada olup biteni gayet iyi bildiği halde referandum öncesi faiz silahını kullanmaması ‘Saray’ın baskısı altında kaldığı ve doğru adımları atmaktan imtina ettiği’ şeklinde tevil ediliyor ki bu yüzden Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya ve ekibi inandırıcı bulunmuyor.

Dolarda ki asıl hareketler Fitch kararı ve yüksek gelecek Ocak rakamlarıyla çift haneye çıkacak enflasyondan sonra şekillenecek şekillenmesine de bunları konuşmanın mânâsı var mı?

Belki de Merkez Bankası gibi oluruna bırakmak en iyisi!


Originally published at www.tr724.com on January 25, 2017.

Show your support

Clapping shows how much you appreciated Semih Ardıç’s story.