‘Mr. President’ın takip ettiği Tahşiye davası da Berat’ın kutusunda

Tahşiyeciler isimli gruba kumpas kurdukları iddiasıyla Ekrem Dumanlı, Hidayet Karaca ve bazı emniyet görevlileri 14 Aralık 2014 tarihinde gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar 5 gün gözaltında tutulduktan sonra hakim karşısına çıkarıldı. Bir dizi filmde geçen bir sahne ve yasadışı yollarla elde edilmiş, delil sayılamayacak bir konuşma yüzünden Samanyolu Yayın Grubu’nun en üst düzey yöneticisi Hidayet Karaca tutuklandı ve Silivri Cezaevine gönderildi.

Savcı Hasan Yılmaz tarafından düzenlenen iddianame tam 9 ay sonra, 17 Eylül 2015 tarihinde İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesine verildi.

Tahşiye davasının ilk duruşması 22 Aralık 2015 tarihinde yapıldı. Halen Hidayet Karaca ve başta Ali Fuat Yılmazer, Yurt Atayün gibi eski emniyet görevlileri olmak üzere 15 kadar emniyet görevlisi tutuklu bulunmaktadır.

Berat’ın Kutusu’ndan çıkan maillerde Tahşiye davasının da olduğunu, Sabah gazetesi muhabirlerinin operasyonla ilgili bilgileri herkesten önce öğrendiklerini Nazif Apak’ın dünkü yazısından öğrenmiştik. Bugün bir başka ayrıntı daha ortaya çıktı.

***

Berat’ın Kutusu’ndan çıkan bir başka mailden öğreniyoruz ki Savcı Hasan Yılmaz’ın hazırladığı iddianamenin mahkemeye sunulmasından 11 gün önce Halil Danışmaz Berat’a konulu bir mail yazmış. Buna göre RA ile (Robert Amsterdam) uzun uzadıya görüşen Berat Albayrak’ın adamı Halil Danışmaz, Amsterdam’ın 9–12 ay içinde ‘viktory ile bitiririz’ dediği bir davadan söz ediyor. Ve Amsterdam’ın iddia ettiğine göre dava önce Türkiye’de pişecek ardından ABD’ye taşınacakmış. Bunu yaptıktan sonra da seçim öncesinde ABD’den mutlaka bir gürültü kopacakmış!

Peki sonra ne oldu? Onu da havuz medyasının haberlerinden takip edelim.

10 Aralık tarihli Sabah Gazetesinin haberine göre Robert Amsterdam, Hizmet Hareketi’nin dünya yapılanması hakkında başlattıkları çalışmalara ilişkin ABD’nin başkenti Washington’da bir toplantı düzenleyerek gazetecilere bilgi verdi. Bu toplantıyı TRT dahil Havuz medyası televizyonları canlı olarak verdi.

Robert Amsterdam’ın hukuk bürosu, ilk icraat olarak Tahşiye üyesi üç kişinin haksız yere tutuklanması emirini verdiği için Gülen ve Paralel Yapı üyeleri hakkında 6 suçlamadan 7 Aralık’ta dilekçe vererek dava açmışlar. Demek ki 9–12 Amsterdam’ın 9–12 ay içinde (mail’deki ifadesiyle) ‘viktory ile bitiririz’ dediği dava buymuş!

Sonra ne mi oldu? Davanın açılmasından yaklaşık 7 ay sonra, Federal Hakim Robert Mariani, Türk Hükümeti tarafından kiralanan Amsterdam Hukuk Bürosunun iddialarını ‘sadece tesadüfi ve temelsiz’ bulduğunu belirterek davayı reddetti.

***

Peki bu davanın Türkiye’de pişecek ardından ABD’ye taşınacak olmasından ne anlamalıyız? Amerikan mahkemesinin ‘tesadüfi ve temelxsiz’ bulduğu deliller yüzünden Hidayet Karaca iki yıldır cezaevinde tutuluyor. O günlerde mahkeme safahatını izleyenler son derece saçma iddialarla, uydurma delillerle insanların hala hapis tutulmasını, tahliye taleplerinin sürekli reddedilmesini anlamakta zorlanmışlardı. Mahkeme heyeti, son derece mantıklı savunmalar karşısında kıvranıyor, eziliyor, büzülüyor ama avukatların ‘tamam, bu sefer kesin tahliye çıkar’ dediği her duruşmada tahliye talepleri anlaşılmaz bir şekilde reddediliyordu.

Şimdi Berat’ın Kutusu’ndan anlıyoruz ki dava bizzat Mr. President’ın takibinde. E hal böyle olunca tahliye ve sonunda beraat kararı verebilmek mangal gibi yürek ister. O da bizim hakimlerde yok. Viran olası hanede evlad ü iyal var…

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.