Ne kadar yıldız o kadar seyirci

Türkiye’de son yıllarda statlar bir bir yenilenirken, maçlara gelen seyirci sayısı beklentilerin çok altında kalıyor. 2016–17 sezonunda Beşiktaş’ın şampiyonluk yolundaki rakibi Başakşehir 2.556 seyirci ortalamasıyla oynadı. Şampiyonluk yarışını adeta boş tribünler önünde verdi. Ligimizin 3 büyüklerinden Fenerbahçe 20 bin, Galatasaray 23 bin ve şampiyon Beşiktaş 29 bin seyirci ortalamasıyla maçlarını tamamladı. Ligimizin devlerinin seyirci toplamı, 80 bin ortalamayla sahasında maçlara çıkan Borussia Dortmund’un gerisinde kaldı. Seyirciyi statlara iyi futbol ve kaliteli oyuncular çekiyor.

Statta maç seyretmek için ya iflah olmaz bir taraftar ya da sahada seyretmekten zevk aldığınız oyuncuların olması lazım. Örneğin Messi, Ronaldo, Neymar gibi yıldızları seyretmek için illa Real Madrid veya Barcelona taraftarı olmanıza gerek yok. Futboldan keyif alan biriyseniz bu oyuncular otomatikman sizi statlara çeker. Türkiye’de şampiyonluğa oynayan takım dışında maalesef statlara seyirci gitmiyor. Bunun en önemli sebebi, hedefsiz kalan takımda seyredecek yıldızın da olmaması. Antalyaspor’un, Eto’o’yu transfer ederek tribünlere gelen seyirciyi artırması iyi bir örnek. Bir de elindeki yıldızları satanlar var. Tıpkı Galatasaray gibi.

3 BÜYÜK YILDIZINI GÖNDERDİ

52 bin kapasiteli Türk Telekom Arena’da maçlarını geçen sezon 23 bin seyirci ortalamasıyla oynayan Galatasaray Sneijder, Podolski ve Bruma ile yollarını ayırdı. Bu isimler oynadığı futbolla tribünlere seyirci çeken, takımın marka değerini yükselten isimlerdi. Kariyerleri başarılarla dolu bu oyuncuların ligimize gelmesi hem kalite hem de prestij anlamına geliyordu.

Lukas Podolski, Köln’de gösterdiği başarıyla kendini Bundesliga’nın tek hâkimi Bayern Münih’te bulmuştu. Alman futbolunun yetiştirdiği yeteneklerden biri olarak lanse edilen Podolski 3 yıllık Bayern Münih yıllarından sonra 2009’da tekrar eski takımı Köln’e dönmüştü. Burada da 3 yıl geçiren Podolski bu kez 2012’de Premier Lig’in lokomotif takımlarından Arsenal’a transfer oldu. 2015’te Galatasaray’a gelirken kupa koleksiyonunda Bundesliga şampiyonluğu, Almanya kupası ve İngiltere FA Cup başarıları yer alıyordu. Almanya 2014’te Dünya Kupası’nı kaldırırken kadroda yine Podolski vardı. Almanya milli takım formasını 130 maçta giyip 49 gole imza atmıştı.

Wesley Sneijder, Ajax, Real Madrid ve İnter formalarını giymiş bir isimdi. Türkiye’ye gelmeden önce Hollanda, İspanya ve İtalya’da lig ve kupa şampiyonluğu yaşayan Sneijder, İnter’le Şampiyonlar Ligi kupasını kaldırdı. Sneijder bu kupaların kazanmasında önemli katkı sağlayan biriydi. Artık pek sahalarda göremediğimiz tarzda bir 10 numara olan Sneijder, Türkiye Süper Ligi’nde ortaya koyduğu futbolla da tribünlerin sevgilisi olmuştu. Sadece kulüp düzeyinde değil milli takımla da başarılı bir grafik çizmişti Wesley Sneijder. Hollanda milli formasını 131 maçta giyip, 31 gole imza atmıştı.

Henüz 22 yaşındaki Bruma gelecek vaat eden yıldızlardan biri olarak gösteriliyordu. 2013’te Sporting Lizbon’dan 11 milyon Euro bonservis ücretiyle transfer edilen Bruma, hızı ve tekniğiyle dikkat çekiyordu. Özellikle 2015–16 sezonunda kiralık oynadığı Real Sociedad ile yıldızını parlatan Bruma, geçen sezon ligde umduğunu bulamayan Galatasaray’ın en başarılı isimlerinden biri oldu. 30 maçta ilk 11’de sahaya çıkan Bruma 11 gol atarken, 6 da asist yaptı. Galatasaray taraftarının büyük ümit bağladığı Bruma, U21 Avrupa Şampiyonası’nda ortaya koyduğu futbol ve attığı gollerle bronz ayakkabının sahibi oldu. Portekiz’in yeni yıldızı olmaya aday Bruma’yı Galatasaray elinde tutup, daha yüksek bir bonservisle satma yerine RB Leipzig takımından gelen teklife evet dedi. 11 milyon Euro’ya transfer ettiği Bruma’yı 12,5 milyon Euro’ya satan Galatasaray 1,5 milyon Euro kar etti ama uzun yıllar takıma katkı sağlayacak bir yıldızı elinden kaçırdı.

YERİNE ALINAN İSİMLER BİR İKİ GÖMLEK AŞAĞIDA

Podolski, Bruma ve Sneijder giderken takıma Belhanda, Maicon, Mariano ve Gomis gibi isimler katıldı. Belhanda, Fransa ve Ukrayna liginde şampiyonluk yaşarken, Fas milli formasını 32 maçta giydi. 27 yaşındaki Belhanda, son iki yılını Schalke 04 ve Nice’de kiralık olarak geçirdi. 28 yaşındaki Maicon, 2009 -16 arasında FC Porto formasını giydi. En başarılı sezonunu 2014–15 sezonunda geçiren Maicon 26 maçta sahaya ilk 11’de çıktı. Diğer yıllarda 30 maçlık lig maratonunun ancak yarısından daha az maçta ilk 11’de sahaya çıktı. FC Porto ile lig ve kupa şampiyonlukları yaşadı ancak bu başarıya fazla katkısı olan biri değildi. 31 yaşındaki Mariano, Fransa ve İspanya liginde formasını giydiği Bordeaux ve Sevilla formasında yer buldu. İstikrarlı bir grafik çizdi. Galatasaray’ın yeni transferlerinden en tanınan Gomis’in ise koleksiyonunda sadece Fransa kupası bulunuyor. Fransa milli takım formasını sadece 12 maçta giyebildi.

Podolski, Sneijder ve Bruma’nın gittiği takıma şimdi Belhanda, Maicon, Mariona ve Gomis geldi. Maicon ve Mariano defans, Belhanda orta saha, Gomis forvet. Ancak bu 4 yeni isim giden 3 oyuncudan hem kariyer hem de futbol kalitesi olarak çok geride bulunuyor. Kaliteli oyuncular azaldıkça tribünlerdeki seyirci sayısı düşmeye, yıldız isimler ise Türkiye’den gelen teklifleri geri çevirmeye devam edecektir.


Originally published at www.tr724.com on July 18, 2017.

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.