‘Nurcularla harp okulunda tanıştık, Saadeti Ebediyye okuyorlardı’

Eski Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök, 2004 yılındaki MGK kararına giren ve AKP hükümeti üyelerinin de imzaladığı cemaati bitirmeye yönelik önerinin kendilerinden geldiğini açıkladı. Özkök ‘Hükümeti kesin olarak bilgilendirdik ve durum iyi değil dedik. Orada bir karar alındı. Ona icra planı denildi. Hükümete tavsiye ediyor MGK bunu. Ne yapılıyor diye izledik.’ dedi.

Darbe komisyonuna Meclis’te bilgi veren eski Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök, ilginç bilgiler paylaştı. Öğrencilik yıllarından başlayarak askeri hayatını anlatan Özkök, ordu içinde Nurcu diye tanımladığı gruptan bahsetti. ‘Saadeti Ebediyye’ okuyan bu grubu Özkök şöyle anlattı: ‘Biz taşradan gelen arkadaşlarımızla beraber yapılarımız itibarıyla inançlı kişileriz. Namaz kılan arkadaşlarımız vardı harp okulunda ve bize bir salon tahsis edilmişti orada namaza kılıyorduk. Kuleli askeri lisesinden gelen bir gurupta vardı. Yaklaşmıyorlardı diğer ışıklardan gelen veya sivillerden gelenlere. Tuhaf kitaplar okuyorlardı aralarında konuşuyorlardı. İlk defa Nurculukla böyle tanıştık. Ellerinde Saadeti Ebediye diye kitap vardı. Bize de bunları okumamız öneriyorlardı. Orada Kuleli askeri lisesindeki bir öğretmen tarafından bu öğrencilerin bu şekilde etkilendiğini öğrenmiş olduk. İyi kitaplar olmadığını gördük en azından benim için.’

“DİSİPLİNSİZLİKTEN ATTIK” İTİRAFI

‘Fetullahçılık suçtur’ diye bir kanunun olmadığını belirten Özkök, fişlenen kişilerin ‘disiplinsizlik’ suçuyla silahlı kuvvetlerden atıldığını itiraf etti. Fethullah Gülen’in sohbetinden kırpılan ‘Gizlenin saklanın günü gelince çıkacağız’ konuşmasının kendilerine dinletildiğini kaydeden Hilmi Özkök, bunu yapanların kimler olduğunu ise söylemedi. Genelkurmay Başkanı olduktan sonra mücadelesinin arttığını ileri süren Hilmi Özkök, şunları anlattı: “Ağustos 2004’te Milli Güvenlik Kurulu’nda silahlı kuvvetler olarak dedik ki ‘Bu örgüt çok büyük bir imkan kabiliyetine kavuştu. İmkan kabiliyeti yıllar içinde oluşur ama niyet bir gecede değişir. Aynen böyle söyledik.”

ERGENEKON’UN DAVASININ SAVCISIYIM SÖZÜ SORULMADI
 
Ergenekon davasının savcısı olduğunu söyleyen dönemin Başbakanı Tayyip Erdoğan’ın medyaya yansıyan İlker Başbuğ’un alınmasına yönelik ifadelerinin gözardı edildiği salonda Özkök’e vekiller bu konudaki görülerini sordu. Özkök’ün cevabı şöyle oldu: “İlker Paşa benim iki sene ikinci başkanlığımı yaptı. En çok acı çektiğim olaylardan birisidir mahkemede göz göze geldiğim an. Bence bir Genelkurmay başkanı alarak şov yapmak istediler. İlker paşa çok sağlam bir arkadaş.”

‘SORUMLUSU HÜKÜMET’
 Bu sürece gelinmesinde Türkiye’yi yöneten siyasi ve askeri kesimlerin sorumluluğunu değerlendiren Özkök şu ilginç ifadeleri kullandı: “Bu devleti iktidar muhalefet diğer partiler diplomasi askeriye hep birlikte idare ederiz. Hepsinin görevi vardır. Ama sorumlusu hükümettir. Sorumlu hükümetlerdir. Orkestra şefi o. Orkestra şefinin güzel çalması lazım. Ama görev hepimizindir sadece bir kişiyi suçlamamak lazım.”


Originally published at www.tr724.com on October 19, 2016.

A single golf clap? Or a long standing ovation?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.