Organik hoşaf usûlü yerli otomobil

Yerli ve millî kavramlarını sonuna kadar istismar etmekten vazgeçmediler. Hele hele otomotiv gibi beyne’l-milel hale gelmiş 70 milletten firmanın birbirinin ihtiyaçlarını karşılamak üzere kurduğu tedarik zincirine bağımlı bir endüstriyi yüzde 100 yerli hale getireceklerine inanmamızı bekleniyor. Toyota’dan BMW’ye kadar sektörün devlerinin bile altından kalkamayacağı bir modelle 21. asırda araba imal edip makul fiyata satacaklarını zannediyorlar.

Babayiğit çıkmayınca sitemkâr sözler sarf eden Reis-i Cumhur Recep Tayyip Erdoğan’ı teselli etmek için “Biz bunu yaparız.” diye ortaya atılan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu niye sağa sola bakınıyor ki! O sözleri söylediyse kendisi hakkında gereğini yapsın lütfen.

RİFAT HİSARCIKLIOĞLU NİYE BABAYİĞİT OLMUYOR!

Zira kendisi Nuh Çimento, Nuhun Ankara Makarnası, Armada AVM’nin yanı sıra Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in tavsiyesi üzerine ucuza kapattığı gayrimenkullerden müteşekkil 1’e 20 kazandıran portföyüyle babayiğit unvanını çoktan hak etti. Şehir şehir, kasaba kasaba dolaşıp ‘şu arabaya bir el atın’ imasında bulunacağına bol kepçe sözlerinin arkasında durması icap ederdi.

Rifat Bey herhalde kameraların önünde verdiği taahhüdü unutmamıştır. Dükkân kirasını bile ödeyemeyen gariban Anadolu esnafının yerli otoya ortak olmasını beklemiyor herhalde. Ortada otomobilin tekerleği bile yokken şehirleri, “Fabrika burada faaliyete geçsin.” müsabakasına dahil ettiğine göre yakında büyük projesini açıklayacağından bahsedilebilir mi?

Açık artırma toplantılarında her ne kadar 17 bin TL mebus maaşını az bulduğunu ifade ederek halktan koptuğunu ispat eden gafı ile Adalet ve Kalkınma Partisi’ni (AKP) seçmen nezdinde müşkül vaziyete düşürse de ‘yerli araba’nın hatırına iktidar bunu sineye çekti. Amma velakin şimdilik bu tahammül. Madem 15 senedir bir arpa boyu yol alamamış yerli arabayı yürüteceğini ilan etti, buyursun yapsın.

‘AKP KAPATILACAK’ DİYE KOLLARI SIVAMIŞTI

Rifat Hisarcıklıoğlu portresinin med-cezirleri başka bir makalenin mevzuu olsa da girizgâh kabilinden bir-iki hususun altını çizeyim: Rifat Bey için yerli araba sadece bir vasıta. Hakla ilişkiler (PR) faaliyetlerinden sadece biri bu. TOBB’un başına geldiği tarihi hatırlayan var mı? O başkan olduğunda emekleyen bebekler askerlik çağına geldi.

Erdoğan gibi siyasî muarızlarını birer birer bertaraf etmekle mahir bir rakip minderde olmasaydı son 10 sene içinde çoktan parti kurmuş, liderliğe soyunmuştu. 2008’de AKP’nin kapatılma ihtimaline binaen az hazırlık yapmamıştı. Abdüllatif Şener’de o günlere dair hayli hatırat vardır.

Bugün Erdoğan’ın sözünden çıkmıyor gibi yaparak ikbalini kurtardığını zannetse de her günün sonunda, “Bugün de başbakan olamadım. Yazık değil mi bana.” nevinden hayıflanan bir şahsiyetin ‘yerli oto’nun ekonomik tarafı olmadığını bilmediğine zerre kadar ihtimal vermem. Zaten böyle bir potansiyel görseydi o arabayı çoktan imal edip satmaya başlardı.

SAAB’DAN AŞIRMA TÜBİTAK İCADI NE OLDU?

Propaganda için Saray’a da Rifat Bey’e de malzeme lazım. Kullanmadığı köprü ve otoyol için her ay cebinden milyonlarca liranın çıkmasına itiraz etmek yerine ‘adamlar yol yaptı’ ezberini tekrar edenler pekâlâ yerli araba hamasetini can u gönülden satın alabilirdi. Nitekim aldı da.

Mazisi, hafızası olmayanın istikbali, yarını olur mu? 7 Haziran 2015 seçiminden evvel İsveç’ten 40 milyon Euro (160 milyon TL) mukabili TIR’la getirilen üç SAAB ne oldu? Hani o damalı otomobilleri TÜBİTAK geliştiriyordu. SAAB’ın imalatını durdurduğu bir modeli bu şekilde alelacele getirmekle ne kazandı Türkiye? Üzerinden iki sene geçti ne oldu yerli araba?

40 MİLYON EURO’NUN HESABINI KİM VERECEK?

Daha evvelki beyanları, afişleri hepsini unutalım. 40 milyon Euro’nun hesabını kim verecek? O günkü Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık’ın halefi Faruk Özlü ne yapıyor? Halefinin izinden giderek kıt kaynakları israf etmeye devam ediyor. Yerli otomobil için ikinci tur görüşme yapacaklarmış. Sözleşme imzalamayı hedefliyorlarmış. Görüşme tamamlanınca firma veya firmalar açıklanacakmış…

Devlet televizyonu TRT’de ‘Bir Fikrin mi Var?’ yarışmasında organik hoşafı seçen jüri gibi Sanayi Bakanlığı da firmaları birinci turda mülakata almış. İkinci tura kalanlarla yarışma devam edecek. Güler misin, ağlar mısın?

KOÇ VE OYAK MESAFELİ DURDUĞUNA GÖRE…

Otomotiv gibi asırlık maziye sahip bir sektörde yatırım için eleme usûlü babayiğit aranıyor. Erdoğan’ın fantezisi uğruna milyonlarca lira çarçur ediliyor. Bursa’da 40 senedir otomobil imal eden iki tesis var. Sahipleri TOFAŞ (FIAT) ve Renault. Birinin ortağı Koç, diğerinin ortağı askerlerin kurduğu OYAK. Onlar bu işe girmiyorsa ‘yerli oto’ dediğiniz taşıtı kim imal edecek? Hadi bir şekilde imal ettiğinizi kabul edelim. O arabayı kim satın alacak?

Ölçek ekonomisinden faydalanmadan imal edilecek her parça ateş pahası olmayacak mı? 500 bin adet altında bir kapasite ile o fabrikanın batacağı bugünden belli. Türkiye’de ortalama 800 bin otomobil satılıyor. Her 100 otomobilden 77’si ithal. Erdoğan ve TBMM Başkanı İsmail Kahraman 5 milyon TL’lik Mercedes’e biniyorsa, bakanlıkların en küçük taşra teşkilatında ve belediyelerde bile Passat’tan aşağısı arabadan sayılmıyorsa Türkiye’de imal edilmiş yerli araba rekabetçi olacak, öyle mi?

RUSLARIN LADASI GİBİ OLMASIN

Bugünkü hesapla 50 bin liradan aşağıya mal edilemeyecek ve muadillerinin yanında Rusların Lada markasını andıracak bir arabayla senelik 500 bin adetlik satış mümkün değildir. İhracat için patent ve diğer haklarının alınması elzem ki bu safahat en az 2,5 milyar dolara bakar. Daha işin içinde yedek parça, bayi ve servis ağı yok.

Dikkat ederseniz tek model için atılacak adımlardan bahsediyorum. Bir modelle yola çıkan bir marka zevkleri, ihtiyaçları ve beklentileri farklı tüketicilere hitap edemez. O takdirde her model için ayrı ayrı bütçelere ihtiyaç duyulacak. Köprü ve otoyol, tünel, havalimanı, şehir hastaneleri ve elektrik santrallerinde olduğu gibi Hazine garantisini burada da işleteceklerini duyuyorum ki araba ile köprüyü birbirinden ayırt edemeyecek kadar cehl-i mürekkep bürokratlar farklı bir model çıkaramazdı zaten.

UCUZ OTO, ÇİN VE HİNDİSTAN’A PAHALIYA PATLADI

Çin ve Hindistan o modeli denedi. Bütçe açıklarını artırmaktan başka bir netice elde edemediler. Dünyada zaten başarılı olamadılar. O kadar bedel ödemelerine rağmen ucuz otomobilleri ancak kendi pazarlarında kerhen satın alındı. Enerji ve akaryakıt gibi pahalı girdileri ile meşhur Türkiye, Çin ve Hindistan’dan daha ucuza araba imal edemeyeceğine göre bu külfeti niye çekelim ki!

Yerli ve millî otoymuş… Kulağa hoş geliyor. Mars’ta kolonileşmeyi hedefleyen SpaceX ve elektrikli otomobil üretici Tesla’nın kurucu CEO’su Elon Mask, “Yapay zekâ güvenliğinden korkuyorsanız, korkmaya devam etmelisiniz. Çünkü Kuzey Kore’den daha riskli.” tweetini takipçileri ile paylaştığı şu günlerde Türkiye’de o kadar akıllı insan bir delinin kuyuya attığı taşı çıkarmaya çalışıyor.

Ezcümle rekabette zorlanan Alman Opel’in evvela ABD’li GM’e, akabinde Fransız PSA’ya satıldığı bir pazarda organik hoşaf usulû yerli otomobil mümkün olmaz. Milletin parasını çarçur etme pahasına yola çıkarılsa da o araba uzun ömürlü olmaz…


Originally published at www.tr724.com on August 15, 2017.

Like what you read? Give Semih Ardıç a round of applause.

From a quick cheer to a standing ovation, clap to show how much you enjoyed this story.