Sözcü’ye sıra nasıl geldi?

Haber-Yorum: Erman Yalaz

[GAZETECİLER KİME DARBE YAPIYOR?]

AKP ve Erdoğan iktidarı ve güdümlü yargı, gazetecileri hedefe koymaktan hiç vazgeçmedi. Demokrasi ve cumhuriyet rejiminin adım adım yıkılışında gazeteci tutuklamaları ve basına yapılan baskılar adeta işaret taşı gibi. Dün Sözcü gazetesi sahibi Burak Akbay’ın da aralarında yer aldığı 4 isim için terör örgütü üyeliğinden soruşturma başlatıldı. İnternet sorumlu müdürü Mediha Olgun, Mali İşler Müdürü Yonca Kaleli ve muhabir Gökmen Ulu hakkında gözaltı kararı var. Doymak bilmeyen bir medya canavarı gibi habire yeni kurbanlar veriliyor muktedirlere. Gazeteciler darbecilikle suçlanıyor.

Aşağıda özetleyerek yazmaya çalıştığım listede sene başında uzatılan üçüncü OHAL döneminin basın açısından kısaltılmış tarihi var. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (Ankara) basın özgürlüğü raporuna yansıyan bilgiler bunlar. Bakın neler olmuş bu kısa sürede.

  • Reina’ya uzun namlulu silahıyla baskın yapan IŞİD saldırganı Abdülgadir Masharipov 39 kişiyi katletti. RTÜK anında yayın yasağı getirdi. (1 Ocak)
  • 15 Temmuz darbe girişiminden sonra yürürlüğe giren olağanüstü hal (OHAL) 20 Nisan’a kadar üçüncü kez uzatıldı. (3 Ocak)
  • Aydın Doğan, Erdoğan ailesinin de anlatıldığı Potus ve Beyfendi kitabının yazarı Hürriyet Washington Temsilcisi Tolga Tanış’ı görevden aldı. (10 Ocak)
  • Hürriyet eski genel yayın yönetmeni, gazeteci ve CHP milletvekili Enis Berberoğlu’na açılan davada savcı, ‘terör örgütüne yardım yataklıktan müebbet hapis istedi. (11 Ocak)
  • Taraf Gazetesi İmtiyaz Sahibi Başar Arslan hakkında ‘silahlı terör örgütü üyeliği’suçlamasıyla yakalama kararı çıkarıldı (15 Ocak)
  • Aydın’da bir spor müsabakasındaki arbedeyi görüntüleyen gazeteciler, görüntüleri sildirmek isteyen polisler tarafından darb edildi. (16 Ocak)
  • Silivri Cezaevi’ndeki gazetecileri ziyaret eden Eskişehir milletvekili Utku Çakırözer, Cumhuriyet GYY Murat Sabuncu’dan aldığı şu notları paylaştı: “Bir haftada iki saat dışında kimseyle görüştürülmüyoruz. Adeta ağırlaştırılmış tutukluluk hali içindeyiz’ (17 Ocak)
  • Diken eski editörü, DİHA’nın haber müdürünün de bulunduğu 6 gazeteciden üçü terör örgütü üyeliğinden tutuklandı. (20 Ocak)
  • Diyarbakır Silvan’da yerel yayın yapan Silvan Mücadele gazetesinin imtiyaz sahibi Ferhat Parlak hakkında hazırlanan iddianamede 25 yıla kadar hapis cezası istendi. (23 Ocak)
  • Yazar Yılmaz Odabaşı hakkında Cumhurbaşkanına hakaretten (Erdoğan) iki yıl hapis cezası istendi. Ceza 1 yıl 8 aya indirilerek ertelendi. (25 Ocak)
  • Gazeteci Arzu Demir’e yazdığı iki kitabı yüzünden ‘örgüt propagandasından’ 6 yıl hapis cezası verildi. (26 Ocak)
  • Cumhuriyet muhabiri Canan Coşkun’a ‘yargıda tartışılan konut satışı’ haberi nedeniyle para cezası verildi. Haber İstanbul’daki ‘yargıda birlik platformu’ üyesi hakim savcıların Başakşehir’de bedava denecek ödemelerle nasıl ev sahibi yapıldığını anlatıyordu. (26 Ocak)
  • Can Dündar’ın Özgürüz haber sitesine Türkiye’den erişim engeli getirildi. (26 Ocak)
  • DİHA Muhabiri Mehmet Güleş hakkında örgüt üyeliği ve propaganda suçlamasıyla 20 yıl hapis istendi. (1 Şubat)
  • Muğla Zaman ve Cihan Haber Ajansı, TRT muhabiri A.E. sosyal medyadan Zaman ve STV yöneticilerinin gözaltılarını protesto ettiği suçlamasıyla tutuklandı. (4 Şubat)
  • OHAL’de kapatılan Hayatın Sesi Televizyonu’na terör propagandasından dava açıldı. (6 Şubat)
  • Kanal D İrfan Değirmenci’nin işine, referandumda ‘hayır’ oyu kullanacağını açıkladığı için son verdi. Daha sonra evi kurşunlandı. (11 Şubat)
  • Kapatılan Özgür Gündem gazetesinde nöbetçi yayın yönetmenliği yaptıkları gerekçesiyle Necmiye Alpay’ın da aralarında yer aldığı 22 kişi hakkında 7.5 ila 10.5 yıl arasında hapis cezası istendi. (14 Şubat)
  • Diyarbakır’da gözaltına alınan Azadiya Welat muhabiri Hayati Yıldız polis aracında darb edildi, işkenceye maruz kaldı (19 Mart) tutuklandı.(1 Mart)
  • Sendika.org isimli internet sitesi 16. kez engellendi. (22 Şubat)
  • Cumhuriyet gazetesi kurşunlandı. (3 Mart)
  • Habertürk TV spor spikeri Fatma Karaağaç ile Star gazetesinden 6 çalışının telefonunda ‘bylock’ programı bulunduğu gerekçesiyle işlerine son verildi. (10 Mart)
  • Zaman, Meydan, Millet, Özgür Düşünce gazeteleri, Aktifhaber, Rotahaber gibi internet sitelerinin yöneticilerinin bulunduğu 29 gazeteci 8 ay sonra ilk kez hakim karşısına çıktı. Gazeteciler hakkında 10 yıldan müebbete kadar cezalar istendi. (27 Mart)
  • Anadolu Ajansı çalışanı 8 muhabir hakkında telefonlarında ‘bylock’ programı yüklü olduğu gerekçesiyle soruşturma başlatıldı. (29 Mart)
  • TRT arşivi internete yüklendi. Merhum gazeteci Mehmet Ali Birand’ın 32. Gün programı kayıtlarda yer almadı, silindiği ortaya çıktı. (3 Nisan)
  • 38 TRT çalışanı hakkında gözaltı kararı verildi. 18 Nisan’da 20 isim tutuklandı. (8 Nisan)
  • Zaman’ın eski yazarları ve gazeteciler Şahin Alpay, Ali Bulaç, Mümtazer Türköne, Ahmet T. Alkan, Nuriye Akman, Mustafa Ünal ve Lale Sarıibrahimoğlu’nun da aralarında bulunduğu 21’i tutuklu 30 kişi hakkında düzenlenen iddianamede “Darbeye teşebbüs” nedeniyle üçer kez ağırlaştırılmış müebbet cezası istendi. (11 Nisan)
  • Ahmet Altan, Mehmet Altan, Nazlı Ilıcak, Ekrem Dumanlı’nın da aralarında yer aldığı 17 gazeteci hakkında anayasal düzeni değiştirme, TBMM’yi ortadan kaldırma, hükümeti yıkma suçlamasıyla 3’er kez müebbet istenen iddianame hazırlandı. (14 Nisan) 5 Mayıs’ta iddianame kabul edildi.
  • Cumhuriyet gazetesi yöneticilerine yönelik iddianame tamamlandı. Can Dündar’ın bir numaralı sanık olarak yer aldığı iddianamede 19 sanık hakkında ‘terör örgütü üyesi olmamakla birlikte, yardım yataklık’ suçlamasıyla 7.5 yıldan 43 yıla kadar hapis cezası istendi. (18 Nisan)
  • OHAL (dördüncü kez) 19 Temmuz’a kadar tekrar uzatıldı. (18 Nisan)

Liste o kadar uzun. Olaylar o kadar çok ki, bu sıraladıklarım özetin özeti. Ama yazıdan bold yapılan kurum isimlerine ve kişilere dikkatle bakınız lütfen. Hürriyet, Taraf, Zaman, Meydan, Özgür Düşünce, Millet, Cumhuriyet, AA, TRT, Kanal D, Azadiye Welat, Cihan Haber Ajansı, DİHA… Onlarca yayın kuruluşu, yüzlerce gazeteci terör örgütü üyeliğinden tutuklanmış, ağırlaştırılmış tutukluluk şartlarında, kitap okumaları, gazete okumaları, yazıp çizmeleri yasak. Kimilerine ağırlaştırılmış müebbet cezalar isteniyor. Çünkü gazeteciler darbeci, terörist. Kime darbe yapıyor gazeteciler?

Sözcü gazetesi ‘fetö’ suçlamasıyla hedef olunca kıyamet kopuyor. Medya mahallesi hala olayın farkında değil. Objektif ve gerçek anlamda gazetecilek yapılmıyor. Demokratik bir şekilde kendi meseleleriyle ilgilenmiyor gazeteler, gazeteciler. ‘Bana dokunmayan yılan bin yaşasın’ anlayışı bitti. O zulüm artık herkese dokunuyor.

Ama Sözcü’de, Hürriyet’te Cumhuriyet’te ideolojik kavgalara kurgulu kafalar hala, ‘biz fetö değiliz, operasyonu yapanlar fetöcü’ gibi bırakın operasyon yapan iktidar yanlısı hakim savcıları, ilkokul çocuklarını güldürecek basiretsizlik içinde. Biliyoruz. Siz fetö değilsiniz, terörist de, darbeci de. Yukarıdaki listeye bir bakın. Bu fetö listesi mi? Bu düpedüz, tek adam rejiminin susturma listesi. Hala anlamadınız mı gazeteciler, en büyük darbeyi gazeteciliğe yapıyorsunuz!

Görüntü çeken gazeteci, yazı yazan, kitap yazan, Zaman’da TRT’de çalışan, Erdoğan’ı eleştiren, iktidara yan bakan gazeteci, televizyoncu suçlu, hatalı, düşman… İki OHAL arasına sıkıştırılmış basına karşı işlenmiş suç listesine bakıp başka ne düşünülebilir ki?

Sessizliğiniz, ayrımcılığınız, insan hakları ve demokrasiden uzak olmanız bu ülkenin entellektüellerini bu hallere düşürdü. Hapistekiler kadar, yurtdışında hayata tutunmak zorunda kalan gazeteciler kadar cesur değilsiniz. Kötüler ondan kazanıyor.


Originally published at www.tr724.com on May 19, 2017.

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.